Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)

Haberiniz Olsun

25 tane "teknoloji" etiketli yazı bulundu (sayfa 2)"teknoloji" tagli diger ogeler resimler , videolar

Nokia'dan Uygulama,Müzik ve Oyun Merkezi:MOSH

mosh Nokia'nın reklam servisine online ürün olan MOSH katıldı.Bu sayede yaratılan zil sesi,uygulama,oyun gibi telefon içerikleri 100 milyon müşteriye ulaşabilecek.Nokia tarafından gerçekleştirilen MOSH projesi uygulama yaratıcılarını oldukça memnun ediyor.

Müşterinin arattığı kelimeye göre çıkan uygulamalar ve reklamlar hem reklam israfından kaçındırıyor hem de ulaşımını kolaylaştırıyor. Ayrıca bu siteden istediğiniz uygulamaları ücretsiz olarak indirebileceksiniz. Web ve Wap ile uyumlu olan MOSH bu sayede hem kullanıcıyı hemde yaratıcıyı memnun ediyor.

Yarattığınız uygulamaları MOSH'ta yayınlamanız için 2 tip üyelik var. Premium Spotlight Partner ve Spotlight Partner. Premium üyelikte reklamınız ana sayfada da yayınlanıyor. Normal üyelik ise sadece aratılan kelimelerde uygulamanıza ulaşılmasını sağlıyor.

Sony de mini dizüstü işinde

sony mini dizüstüKüçük dizüstü bilgisayar geçmişi oldukça parlak olan Japon teknoloji devi Sony, ultra taşınabilir bilgisayar pazarında Asus'un canını sıkacak gibi görünüyor.

Sony'nin VIA OpenBook'un referans tasarımı üzerine geliştirdiği mini-dizüstü bilgisayarı önümüzdeki günlerin Asus Eee PC için pek mutlu bir dönem olmayacağını gösteriyor. 2008'in üçüncü çeyreğinde piyasaya sürülecek olan yeni dizüstünün VIA platformu üzerine geliştireceğini söylemeye gerek yok.

Computex bilgisayar fuarında WiMax Expo etkinliğinde tanıtılan modelin detayları ise şu şekilde:

1.67 GHz VIA C7-M işlemci, 

VIA VX800 yonga seti, 

1024x600 piksel çözünürlüklü 8.9 inç ekran

60GB sabit disk

1GB bellek

Wi-Fi ve Bluetooth

Windows Vista Home Basic işletim sistemi

WiMax desteği

Kaynak: Yahoyt.com / Aklı fikri teknoloji olanların sitesi

Görüntülü telefonla haberleşme başlıyor

görüntülü telefon Türk Telekom, abonelerine sesli ve görüntü haberleşme olanağı sunan ve "görüntülü telefon" olarak adlandırılan Videofon uygulamasını yarın başlatıyor.

Görüntülü telefonla konuşmak için Türk Telekom ile iki yıllık sözleşme imzalayan aboneler ayda tüm vergiler dahil 29 YTL ödeyerek 3 bin dakika da ücretsiz konuşma hakkını elde edebilecekler. Türk Telekom görüntülü telefonu teşvik etmek üzere ilk 100 bin müşterisine videofon cihazını da ücretsiz sunacak.

-Türk Telekom yetkilileri Türkiye’de 5.2 milyon geniş bant ADSL kullanıcısı olduğunu belirterek, öncelikle bu kitleye ulaşmayı hedeflediklerini belirttiler. Üniversiteler, öğrenci yurtları ve askeri birlikleri ilk etapta hedefleyen Türk Telekom, görüntülü telefon uygulamasını yaygınlaştırmak ve teşvik etmek amacıyla bu bölgelere videofonun içinde yer aldığı 1.000 adet kiosk yerleştirmeyi planlıyor.

Görüntülü telefon sistemine geçmek için Türk Telekom abonesi sabit ev ve işyeri telefonu kullanıcılarının geniş bant ADSL bağlantısına sahip olmaları gerekiyor.

Videfon ile görüntülü konuşma uygulamasına geçişi duyurmak üzere İstanbul’da düzenlenen basın toplantısında sistemin işleyişi ile ilgili bilgi verildi. Verilen bilgiye göre, görüntülü telefonla konuşmak için Türk Telekom ile iki yıllık sözleşme imzalayan aboneler ayda tüm vergiler dahil 29 YTL ödeyerek 3 bin dakika da ücretsiz konuşma hakkını elde edebilecekler. Türk Telekom görüntülü telefonu teşvik etmek üzere ilk 100 bin müşterisine videofon cihazını da ücretsiz sunacak. Videofon ile kullanıcılar sesli ve görüntülü haberleşme yanı sıra anlık mesajlaşma yapabilecekler e-mail gönderebilecekler,internet ortamında gezinti yapabilecekler,TV seyredebilecekler ve web kameralarına bağlanarak görüntü alabilecekler. Bir başka uygulama ile de GSM sistemine bağlı SIM kartı içindeki bilgileri Videofona aktarabilecekler.

HEDEF 5.2 MİLYON ADSL KULLANICISI

Basın toplantısında soruları yanıtlayan Türk Telekom Operasyon Başkanı Celalettin Dinçer, tümüyle Türk mühendisler tarafından geliştirilen projenin 1.5 yıllık bir çalışmanın ürünü olduğunu belirterek, projenin videofonun da içinde yer aldığı geniş bir platform olduğunu söyledi. Dinçer, görüntülü telefonda hedefin öncelikle 5.2 milyon geniş bant ADSL kullanıcısı kitle olduğunu, Türkiye’de ADSL abonesi artışına paralel olarak görüntülü telefon için hedeflenen pazarın da büyüyeceğini kaydetti. Dinçer “ Pazardaki talebin hızla büyüyeceğini tahmin ediyoruz. Şimdiye kadar çok pozitif bir tepki aldık. Görüntülü telefon sayesinde kuşaklar arası iletişimi çok daha etkin hale geleceğini düşünüyoruz. Özelikle uzakta yaşayan aile bireyleri arasında hasret giderme aracı olacak. Anneler çocuklarıyla,dedeler torunlarıyla rahatlıkla görüntülü olarak konuşup hasret giderebilecekler. Asker ailelerinin özlemleri azalacak” dedi.

TÜRKİYE DÜNYA PAZARINDA DA İLKLER ARASINDA

Toplantıda projeyle ilgili değerlendirmelerde bulunan Türk Telekom Pazarlama ve İletişim Başkanı Erem Demircan ise, videofonun çevreci bir ürün olduğunu, insanların gerek özel gerekse iş hayatında zorunlu seyahat ihtiyacını en aza indireceğini ve karbon salınımını azaltacak yenilikçi bir ürün olduğunu savunarak “ Dünyada 1950’li yıllarda ilk başlayan görüntülü telefon, şimdi günümüz teknolojisi ile artık en ileri teknolojinin sunduğu yüksek görüntü kalitesiyle hizmet verecek. Türk Telekom için bu önemli bir kilometre taşı olacak. Abonelerimizin gözünde Türk Telekom’un yenilikçi imajının çok daha güçleneceğini inanıyoruz. İngiltere, Almanya ve Brezilya da daha birkaç ay öncesinde görüntülü telefona geçti. Türkiye de Türk Telekom ile 31 Mayıs 2008 itibariyle görüntülü telefon ailesine katılarak bu alanda çok önemli bir adım atmış oldu” diye konuştu.

Görüntülü telefon uygulamasını yaygınlaştırma amacıyla çok uygun fiyatlarla ve ücretsiz cihaz uygulamasıyla kampanya başlatıldığını belirten Demircan, “ Aylık 29 YTL’lik fiyatların çok optimum olduğunu düşünüyoruz. Her ay için verdiğimiz 3 bin dakikalık görüşme ücreti de çok cazip bir hediye. Pazardaki gelişmeleri sürekli değerlendirerek abone sayımızı hızla artırmayı ve yüksek bir penetrasyon sağlamayı hedefliyoruz” dedi.

Verilen bilgiye göre görüntülü telefon başvurusu Türk Telekom’un 444 1 444 numaralı çağrı merkezinin yanı sıra,Türk Telekom bayileri ve ofislerinden de yapılabilecek. Kurulum da üç işgünü içinde gerçekleştirilecek.

Asus EEE PC 900 20G İntel Mobile 1 Taşınabilir Bilgisayar

ee pc 900 (5) ee pc 900 (4) ee pc 900 (3) ee pc 900 (2) ee pc 900 (1) ee pc 900

Eve dönmeyi beklemeden gezi fotoğraflarınızı hemen paylaşın. Kablosuz özgürlükle webde gezinmenin keyfini çıkarın. En yeni teknolojiyi kullanım kılavuzuna gerek kalmadan kolayca öğrenin. Darbeye dayanıklı özel tasarım sayesinde hareket halinde oynayın ve eğlenin. Sadece birkaç tıklama ile arkadaşlarınıza ve ailenize ulaşın.

Mobilite ve Sağlamlık

1kg'dan daha az ağırlığıyla standart dizüstü bilgisayarlara oranla yarı yarıya daha hafif olan EeePC'yi yanınızda heryere taşıyabilirsiniz.

Darbelere karşı artık endişelenmenize gerek yok. Yarı iletken flaş disk sayesinde darbe ve sarsılmalara karşı daha yüksek korumaya sahip olursunuz.

Güç tasarruflu tasarımı sayesinde hareket halindeyken uzun çalışma süresine sahip olursunuz.

Kolaylık ve Teknoloji

Hızlı açılma süresi ile EeePC her zaman çalışmaya hazır!

Kullanıcı dostu grafikli arayüz, herhangi bir kullanım klavuzuna gerek kalmadan kolay kullanım sunuyor.

Çalışma ve Bağlantı

Bütünleşik WiFi 802.11 b/g ile bulunduğunuz yerdeki mevcut sinyaller otomatik olarak algılanır ve internete kolayca bağlanırsınız.

EeePC ile birlikte gelen doküman, eposta ve diğer yazılımlar ile ihtiyacınız olan tüm çalışma uygulamaları elinizin altında.

Eve ulaşmayı beklemeden fotoğraf ve videolarınızı Flickr ya da YouTube'a yükleyerek anında paylaşırsınız.

Eğlence Seçenekleri

Geniş format desteği ile müzik ve görüntü dosyalarının keyfini çıkarın.

Skype veya diğer ağlara bağlanarak istediğiniz her yerden arkadaşlarınızla iletişim kurun.

Bütünleşik kart okuyucu, web kamera ve mikrofon ile kablo karmaşasına son verin.

Teknik Özellikler

  • Monitör 8.9" Ekran, 1024 x 600 çözünürlük
  • İşlemci Intel Mobile Cpu
  • Chipset Intel Mobile Chipset
  • Ram DDR2 1GB
  • Hard Disk Toplam 20GB (4GB built-in +16GB flash) SSD
  • Ekran Kartı Intel Uma Onboard
  • Ses Hi-Definition Audio CODEC, Tümleşik 2 adet 1W Speaker
  • Optik Okuyucu / Yazıcı Yok
  • Ethernet 10/100 mbps
  • Kablosuz ağ 802.11b/g
  • Vga Port 1 adet (Harici Monitör Çıkışı)
  • Usb 2.0 3 adet
  • Modem Yok
  • Audio jack 2 Head phone / Mic-in
  • Kart okuyucu MMC/ SD(SDHC)
  • Web kamera 1.3 Mega Pixel webcam
  • Klavye 7'''' Standard
  • İşletim Sistemi lİNUX
  • Aksesuarlar Pil, Adaptör, Destek DVD, Kullanım klavuzu, Çanta
  • Ölçüler 22.5cm(W) x 17.0cm(D) x 2cm~3.38cm(H)
  • Ağırlık (pille beraber) 999g
  • Pil 4-Cell 4400 mAH
  • Adaptör Output: 12V, 36W; Input: 100-240V AC, 50/60Hz universal

CD ve DVD hakkında bilmediklerimiz

cd2 Biliyor Muydunuz?

İlk CD prototipinin boyutu, kayıt süresini 74 dakikaya çıkarmak üzere 4,6 inçten (11,5 cm) 4,8 inçe (12 cm) çıkarılmıştı; çünkü Sony'nin yönetim kurulu başkanı Akio Morita'ya göre bir CD, Beethoven'ın Dokuzuncu Senfonisi'nin sığacağı boyutta olmalıydı. Morita, Berlin Filarmoni Orkestırası'nın şefi Herbert von Karajan'ın dostuydu; Karajan'ın yönetiminde seslendirilen bu senfoninin en iyi performans olduğu genel kabul görür. Karajan'a göre CD'lerle karşılaştırıldığında "diğer herşey havacıca" gibi kalmıştı.

Arabalardaki ve portatif CD çalarlardaki sarsıntı önleme sistemi, diskçalar sarsıldığında lazer okuyucunun müziği atlamasını fiziksel olarak önlemez. Bunun yerine, çalan müzik ile lazerin okuması arasında bir gecikme olur, yani makine sarsıldığında en son nereyi okuduğunu hatırlayarak oradan okumaya devam eder. Philips, CD aygıttan çıkarıldığında bile belirli bir süre müziği çalmayı sürdüren bid diskçalarla bu özelliğin tanıtımını yaptı.

Bir milyon satış rakamına ulaşan ilk CD, Dire Straits'in Brother's in Arms adlı albümüdür. (1986)

CD 25 yaşında

Başta hayli pahalı olan CD'lerin okuyucuları bugünün parasıyla 2 bin 800 YTL'ydi.

Philips'in 17 Ağustos 1982'de ürettiği ilk CD, müzik endüstrisinde kimsenin tahmin etmediği bir devrim yarattı. Plağı, kasedi silip bilgi işleme de sızan 'teker'den 25 yılda 200 milyar satıldı

Müzik endüstrisinde devrim yaratan ve daha sonra diğer alanlarda da kullanılmaya başlanan CD (compact disc) 25 yaşında. Merkezi Hollanda'da bulunan Philips'in Almanya'nın Hannover kentindeki fabrikasında 17 Ağustos 1982'de ürettiği ilk CD'nin geliştirilmesine katkıda bulunan mühendislerden Piet Kramer, "70'lerin sonu ve 80'lerin başında, bir gün eğlence ve bilgi işlem teknolojisinin, film ve program depolamak için dijital diskleri tercih edeceğini hiçbirimiz düşünmemiştik" diye anlatıyor.

CD, 90'lardan itibaren müzik endüstrisinde plak ve kasedin yerini aldı, bilgi işlem alanına girdi. CD-ROM ve DVD üretildi. 25 yılda yaklaşık 200 milyar CD satıldı.

CD olarak piyasaya çıkan ilk albüm, İsveçli grup ABBA'nın 'The Visitors'ı oldu. 1985'te İngiliz rock grubu Dire Straits'in, dijital kaydedilen ilk albüm olan 'Brothers In Arms'ı, 1 milyondan fazla sattı ve CD'nin müziğin geleceğindeki yeri de sağlamlaşmış oldu.

Önce klasik müzikçiler

İlk günlerde Philips fabrikalarında saatte 200 CD üretiliyordu ve bunların çok büyük kısmı klasik müzik CD'siydi. Philips'e göre ses kalitesi çok üst seviyede olan CD'lere klasik müzik dinleyicileri, başlarda pop ve rock sevenlere oranla çok daha fazla ilgi gösterdi.

İlk zamanlar plağa göre çok daha pahalı olan CD'lerin okuyucularının da fiyatı hayli yüksekti. İlk CD çalarlar bugünün parasıyla 1500 avroydu (2 bin 800 YTL).

Polygram şirketinin CD geliştirme ekibinde yer alan Frank van den Berg de, CD'lerdeki ses kalitesinin, plakların ses kalitesiyle kıyaslanamayacağını tekrar hatırlatıyor. Van den Berg, "Polygram için yapılan ilk kayıtlardan biri Şilili piyanist Claudio Arrau'nunkiydi. CD'de Arrau'nun çalarken nefes nefese kaldığı ve arada homurdandığı ortaya çıktı. Plaklarda bu sesleri duymazsınız. CD'lerdeyse ses çok temiz" diyor.

CD ve DVD’nin Tarihi  

Televizyonun mucidi aynı zamanda ilk video kaydedicinin de mucididir: 1826′da John Logie Baird gramafonla aynı ilkeyi kullanarak 25 cm. çapındaki balmumu bir diskin üzerine görüntü kaydedebilen bir aygıtın patentini aldı… Philips Electronics firması Philips Lazervision ile diskin üzerine görüntü kaydetme fikrini 46 yıl sonra yeniden icat etti; 1972′de tanıtımını yaptıkları bu aygıt ABD'de 1980′de, Avrupa'da 1982′de piyasaya sürüldü. Ayrıca Philips ile Sony firmalarının ortak olarak CD'yi piyasaya sürdükleri tarihtir. (1982)

Lazer okuyuculu videodisk ve CD, James T. Russell'ın icadı olan optik diskten türemiştir. Russell, vinil plakların pikap iğnesi yüzünden aşınıp yıpranmasından bıkmış ve 1965′te bilgiyi lazerle okunacak şekilde bir disk üzerine kaydetme fikrinin patentini almıştı. Philips firması, Russell'ın fikrini video görüntülerini kaydedecek şekilde genişletti ve 1969′da Klaas Compaan ve Piet Kramer, video uzunçalarını geliştirdi: 30 cm'lik video diskin ilk tanıtımı 1972′de yapıldı ve 1980′de Lazervision adıyla piyasaya sürüldü. Bu arada, 1975′te Philips'in ses üzerine sürdürülen AR-GE çalışmalarını yürüten mühendislerden Lou Ottens, sesi küçük bir optik disk üzerine kaydetmek için çalışmalar yapıyordu: Sony ile ortak geliştirme çalışmasından sonra, 1982′de yaygın olarak kullanılan 4,8 inçlik (12 cm) kompakt diskler piyasaya çıktı; bu buluş daha sonra da CD-ROM olarak bilgisayarlara uyarlandı.

Baird'in diski ile Philips'in Lazervision'ı zamanlarının ötesindeydi. Doğru düşünülmüş icatlardı ama kullanılmaları pek mümkün değildi. Bununla birlikte, disklerdeki ve lazer teknolojilerindeki ilerlemeler 1990′larda Philips, Sony, Matsushita ve Toshiba'nın "sayısal çok yönlü disk" (DVD) i geliştirmesine öncülük etti. CD ile aynı boyuttaki DVD daha fazla bilgiyi depolayabiliyordu. Bir filmi kaliteli olarak görüntüleyebilecek kadar bilgiyi depolayabilmesi sayesinde görüntü kaydında video kasetlerin yerini aldı.

Dünyada Kullanılan Enerji Kaynakları

    enerji kaynakları Günümüzde dünya enerji üretiminde öncelikli kaynaklar petrol, doğlagaz ve kömür gibi yenilenemeyen enerji kaynaklarıdır. Özellikle doğalgazın çevreyi daha az kirletmesinden dolayı enerji üretimindeki payı gün geçtikçe artmaktadır. Yukarıdaki grafikte görüldüğü üzere, dünyanın en çok kullanılan enerji kaynağı petroldür. İkinci sırada kullanımı gittikçe azalan maden kömürü ve üçündü sırada üretim ve tüketimi hızla artan doğalgaz bulunmaktadır. Her dönem belirli bir enerji kaynağı önem kazanmıştır. Kömürün yerini zamanla petrol almış ve sonraki yıllarda doğalgaz önem kazanmıştır. Önümüzdeki yıllarda ise alternatif enerji kaynakları değer kazanacaktır.

    Günümüzde dünya üzerinde kullanılmakta olan alternatif enerji kaynakları ve kullanım oranları şöyledir;

    Nükleer Enerji ülkelere göre üretilen enerji

    Nükleer enerji nükleer reaktörlerde atom çekirdeğinin parçalanması veya çekirdek kaynaşması esnasında açığa çıkan enerjidir. Nükleer yakıtlar ise uranyum ve toryumdur. Bu maddelerden çok yüksek oranlarda elektrik enerjisi üretilmektedir. Örnejin bir gram uranyumdan elde edilen enerji dört ton maden kömüründen elde edilen enerjiye denktir. Nükleer enerjide en büyük sorun radyasyon tehlikesidir. Günümüzde dünyada 31 ülkede 437 ünite ile elektrik üretimi nükleer santrallerden sağlanmaktadır. Nükleer enerji ilk olarak II. Dünya Savaşı’ndan sonra İngiltere’de kullanılmıştır. 80 milyon nüfusa sahip olan Fransa’da 59 tane nükleer reaktör bulunmakta ve tüketilen elektriğin %73′ü nükleer enerjiden sağlanmaktadır. Nükleer enerji elektrik elde etmenin yanında tıpta ve sanayide kullanılan izotopların üretilmesinde, gemi ve denizaltının hareket ettirilmesinde kullanılmaktadır.

    Güneş Enerjisi Güneş Enerjisi

    Temiz ve masrafsız bir enerji kaynağı olan güneşin en önemli özelliği bol ve sınırsız olmasıdır. Kullanımı giderek artan güneş enerjisinden önceleri ısı enerjisi olarak son yıllarda ise gelişen teknoloji ile beraber elektrik enerjisi olarak yararlanılmaktadır. Güneş panelleri ve fotovoltaik pillerle giderek azalan maliyetlerle elektrik enerjisi elde edilmektedir. Güneş enerjisiyle çalışan otomobiller yapılmıştır. Fakat bunlar genellikle tek kişilik ve çok sınırlı güce sahip araçlardır. Yapabildikleri hız 5km/h’i geçemediğinden günlük kullanımda yer edinemeyecek kadar verimsizdirler. Güneş enerjisiyle çalışan bir diğer şey de güneş ocağıdır. Yemek pişirme amaçlı olarak kullanılan güneş ocakları son derece kullanışlı araçlardır. Kırsal bölgelerin sosyoekonomik kalkınmasına destek olan, orman tahribatını önlemeye yardımcı olan güneş ocaklarıdır. Güneş enerjisinden sıcak su da elde edilmektedir. Örneğin Fransa ile İspanya arasındaki Pirene dağları üzerinde kurulu olan güneş kollektörlerinden 320 derece sıcaklık sağlanmaktadır. Aynı şekilde evlerin çatısına monte edilen güneş panellerinden sıcak suelde etmek de mümkündür ve yaygın olarak kullanılmaktadır. Avustralya, Japonya, İsrail ve ABD güneş enerjisinden yararlanan ülkelerin başında gelmektedir. İsrail’de güneş enerjisiyle her yıl 300 bin ton petrole eşdeğer enerji sağlanmaktadır. Keşke bütün ülkeler güneş enerjisine bu kadar önem verse, yılda çok büyük miktarlarda fosil yakıt tasarrufu yapılabilmesi mümkün olur.

    Biyoenerji Biyoenerji

    Doğal ürünlerden elde edilen enerjidir. Biyokütle enerjisi olarak adlandırılan bu enerji türü organik maddelerden elde edilen enerjidir. Bitki ve hayvan atıklarından yararlanma yöntemidir.

    Başlıca biyokütle kaynakları şunlardır;

  1. Odun (çeşitli ağaçlar)
  2. Bazı yağlı tohumlu bitkiler (ayçiçeği, kolza, soya fasulyesi)
  3. Elyaf bitkileri (keten, kenevir, sorgum v.b)
  4. Karbonhidratlı bitkiler (patates, buğday, mısır, pancar v.b)
  5. Bitkisel artıklar (dal, sap, saman, kök, kabuk v.b)
  6. Sanayi atıkları
  7. Hayvansal atıklar
  8. elde edilmektedir.Bazı organik bazlı atıkların oksiyensiz ortamdaki fermantasyonu (mayalanma) sonucu ortaya çıkan renksiz, kokusuz, mavi bir alevle yanan gazdır. Çin ve Hindistan’da biyogaz üretimi çok önemlidir. Çin’de hayvan ve insan atıklarının kullanıldığı yedi milyon biyogaz üretim ünitesi bulunmaktadır. Biyogaz enerjisi için bitkiler de kullanılmaktadır. Bitki atıkları arasında şeker kamışı, mısır, kauçuk ve kavak vardır. Bu bitkilerin atıklarındaki çürüme bazı yakıtların meydana gelmesine yol açar. Brezilya’ya mısır ve şeker kamışından alkol elde edilmekte, bu alkol da motor yakıtı olarak kullanılmakta ve %20 oranında da petrole katılabilmektedir. Almanya’nın Münih kentinde kurulan çöp santralinde saatte 70 ton çöp yakılarak büyük enerji. Bazı yağlı tohum bitkilerinden(kolza, aspir, ayçiçeği gibi) elde edilen yağların bir katalizör eşliğinde alkol ile reaksiyonu sonucu ortaya çıkan yakıt biyodizeldir. Kızartma yapları ve hayvansal yağlar da biyodizel hammaddesi olarak kullanılır.

    Hidrojen Enerjisi Hidrojen Enerjisi

    Hidrojen kolay ve güvenli olarak taşınabilen, her yerde kullanılabilen, tükenmeyen, temiz ve ekonomik bir yakıttır. Bu yüzden 21. yüzyıla damgasını vuracak en önemli enerji kaynağıdır. Atmosferde saf olarak bulunan hidrojen, oksijenle beraber reaksiyona girdiğinde su oluşmaktadır. Artan çevre sorunları ve fosil yakıtların tükenmeye başlaması gibi nedenler hidrojen yakıtını çok önemli bir duruma getirmiştir. Motor yakıtı olarak, sanayide, elektrik üretiminde ve konutları ısıtmada hidrojen enerjisi kullanılabilir. Gaz ve sıvı olarak depolanarak uzun mesafelere taşınabilmektedir.

    Rüzgar Enerjisi Rüzgar Enerjisi

    Temiz ve yenilenebilen bir enerji kaynağı olan rüzgardan eskiden yel değirmenleri sayesinde günümüzde ise modern türbinler yardımıyla elektrik elde edilmektedir. Yel değirmenleriyle elektrik elde etme ilk olarak 1890 yılında Danimarkalılar tarafından bulunmuştur. Rüzgar gücünden elektrik elde eden ülkelerin başında Almanya gelmektedir. Almanya dünya rüzgar enerjisi üretiminin %27’sine tek başına sahiptir. %25.5 ile ABD ikinci sırada, %14,7 ile Danimarka üçüncü sırada yer alır. Danimarka’da 4000′e yakın rüzgar türbini çalışmaktadır. Bir yılda elde edilen rüzgar enerjisinin iki milyar yüz milyon ton petrole eşdeğer olduğu hesaplanmıştır.

    Jeotermal Enerji jeotermal-enerji-izlanda-wince

    Yerkabuğunun derinliklerindeki ısının fay hatlarından sıcak su veya buhar olarak kendiliğinden ya da sondajlarla çıkartılmasıyla elde edilen enerjiye jeotermal enerji denir. Sıcak su kullanımı çok eskilere kadar gitmektedir. Fakat modern anlamda ilk olarak İtalyanlar jeotermal enerjiyi elde etmişlerdir. Dünya üzerindeki jeotermal enerji kapasitesinin 7000 Megawatt dolayında olduğu tahmin edilmektedir. 1790-1980 yılları arasında jeotermal enerji kullanımı 10 kat artmıştır. Fakat potansiyel daha fazladır. Japonya 270 MW’lık kapasiteye sahip olmasına rağmen bunun 69 MW’lık kısmını ancak kullanabilmektedir. Jeotermal enerjiden ısıtmada, endüstride, tarımda ve elektrik elde etmedeyararlanılmaktadır. İzlanda’da 1943 yılından beri konutlar jeotermal enerji ile ısıtılmaktadır. Ayrıca yollar ve kaldırımların ısıtılmasında da kullanılmaktadır. Yeni Zelanda’da kağıt ve kereste işletmelerinde, ABD’de sebze kurutma tesislerinde jeotermal enerji kullanılmaktadır.

    Dalga Enerjisi Dalga Enerjisi

    Denizlerde rüzgarların etkisiyle oluşan dalgalardan enerji elde edilmektedir. Dalga enerjisi suya yerleştirilen tribünlerle veya dalgaların kıyıya çarptıkları yerlerde kullanılan merceklerle elde edilir. Bütün dünyada dalgalardan 200 milyon ton taşkömürünün vereceği enerjiyi karşılayacak enerji elde edilebilir. Okyanusların kıyı şeridi yaklaşık 100.000km’dir. Bu kıyı şeridinin ortalama potansiyel gücü 4 milyar kWh’yi bulmaktadır. Bu da dünyadaki bütün su gücünden 7 kat fazladır.

    Hidroelektrik Enerjisi

    Hidroelektrik enerjinin kaynağı sudur. Akan suyun kinetik enerjisi türbinler ve jeneratörler sayesinde elektrik enerjisine dönüştürülür. Dünya elektrik üretiminin %17’si hidroelektrik enerjisi tarafından karşılanmaktadır.Hisroelektrik santraller termik santraller gibi çevreyi fazla kirletmezler. Fakat baraj yapılacak alanın sular altında kalmasıyla çevrede değişiklikler meydana gelmektedir.

    Gel-Git Enerjisi Gel-Git Enerjisi

    Okyanuslardaki suyun alçak ve yüksek olduğu zamanlar arasındaki farktan doğan enerjidir. Gel-git enerjisi tesisi ilk olarak 1966 yılında Fransa’nın kuzeybatısında Rance Nehri’nin ağız kısmındaki haliçte inşa edilmiştir. Bu tesisten 240MWh elektrik üretilmektedir. Rusya’da 400, Çin’de 10, Kanada’da 18 MWh enerji üreten tesisler kurulmuştur. Hindistan’da ise proje aşamasında olan tesisler vardır.

İnovasyon Nedir?

Kızarmış tostlara not yazın inovasyon_ iç içe koltuk Fotoselli musluk

İnovasyon Sözcüğü

İnovasyon, Latince bir sözcük olan "innovatus"tan türemiştir. "Toplumsal, kültürel ve idari ortamda yeni yöntemlerin kullanılmaya başlanması" anlamındadır. Webster, inovasyonu "yeni ve farklı bir sonuç" olarak tanımlar. Türkçe'de "yenilik", "yenileme" gibi sözcüklerle karşılanmaya çalışılsa da, anlamı tek bir sözcükle ifade edilemeyecek kadar geniştir. Diğer yandan "yenilik" ve "yenileme" "inovasyon" sözcüğü ile ifade edilemeye çalışılan kavramın dışında da çağrışımlara yolaçmaktadır. Bu nedenle, "inovasyon"un teknik bir sözcük olarak kabul edilip, tıpkı "teknoloji" sözcüğünde olduğu gibi dilimize oturtulmasında yarar var.

Günümüzün hızla değişen rekabet ortamında ayakta kalabilmek için şirketlerimizin ürünlerini, hizmetlerini ve üretim yöntemlerini sürekli olarak değiştirmeleri ve yenilemeleri gerekmektedir. Bu değiştirme ve yenileme işlemi "inovasyon" olarak adlandırılır.

İnovasyon, yeni veya iyileştirilmiş ürün, hizmet veya üretim yöntemi geliştirmek ve bunu ticari gelir elde edecek hale getirmek için yürütülen tüm süreçleri kapsar. Yeni veya iyileştirilmiş ürün, hizmet veya üretim yöntemi geliştirme, yeni düşüncelerden doğar. İnovasyon sürekliliği olan bir faaliyettir. Bu nedenle, ortaya atılan, geliştirilerek işler hale getirilen ve sonuçta firmaya rekabet gücü kazandıracak şekilde pazarlanan bu fikirlerin ve sonuçlarının tekrar tekrar değerlendirilmesi ve yeni getiriler için yaygınlaştırılarak kulanılması gerekir. Bu sayede doğacak yeni fikirlerse yeni inovasyon faaliyetlerini doğurur.

İnovasyon, ya radikal fikirler sonucu daha önce denenmemiş ve geliştirilmiş ürün veya üretim yöntemlerinin ortaya çıkarıldığı büyük atılımlarla oluşur (radikal inovasyon), ya da adım adım yapılan, bir dizi geliştirme ve iyileştirme faaliyetini içeren çalışmalarının bir sonucu olarak ortaya çıkar (artımsal inovasyon).

Araştırma-geliştirme (Ar-Ge), inovasyon için gereken en önemli faaliyetlerden biridir. Ancak girişimsel inovasyon yoksa, diğer bir deyişle Ar-Ge'yi yapanların girişimcilik niteliği yoksa, değer yaratılamaz; Ar-Ge sonuçları inovasyona dönüştürülemez. Dolayısıyla, teknoloji-tabanlı firmalar dışında kalan tüm firmalarda yürütülen inovasyon çalışmaları sadece "teknolojik inovasyon"u değil, "organizasyonel inovasyon" ve "sunumsal inovasyon"u da kapsar. Kaldı ki, teknoloji tabanlı firmalarda her ne kadar ağırlık teknolojik inovasyona veriliyorsa da, organizasyonel ve sunumsal inovasyona yeterli kaynak ayrılmadan başarılı olunması beklenemez.

Teknolojik İnovasyon: Teknolojik inovasyon, teknolojik ürün ve süreç inovasyonunu kapsar. Burada ürün, hem fiziksel bir ürünü hem de hizmeti ifade etmektedir. Teknolojik olarak yeni bir ürünün veya sürecin geliştirilmesinin yanısıra, mevcut ürün ve süreçlerde önemli teknolojik değişikliklerin yapılması da bu kapsamda değerlendirilir. Ürünün pazara sunulması ve sürecin üretimde kullanılması ile inovasyon gerçekleştirilmiş olur. Teknolojik ürün inovasyonu, tüketiciye yeni veya iyileştirilmiş hizmetler sunmak amacıyla performans özellikleri artırılmış bir ürünün geliştirmesini/ticarileştirilmesini ifade eder. Teknolojik süreç inovasyonunda ise, yeni veya önemli ölçüde gelişmiş bir üretim ya da dağıtım yönteminin uygulanması söz konusudur.

Organizasyonel inovasyon: Yeni çalışma ve iş yapış yöntemlerinin geliştirilmesi ve/veya uyarlanarak kullanılması ile bir firmanın rekabet gücünün yükseltilmesini ifade eder.

Sunumsal inovasyon: Yeni tasarımların ve pazarlama yöntemlerinin geliştirilmesi ve/veya uyarlanarak kullanılması ile bir firmanın rekabet gücünün yükseltilmesidir.

İnovasyon icat değildir. İcatların sonuçlarından yararlanabilir ancak asıl önemli olan ekonomik getirisi olan, henüz yapılmamış, bilinmeyen birşeyleri yapmaktır. Bu nedenle de fikirler ve kavramlar önem kazanır. Elektrikli süpürge J. Murray Spengler tarafından icat edilmiş olsa da ticarileştirilmesini ve satışını W. H. Hoover adlı bir deri imalatçısı gerçekleştirdi. Bunun için de Spengler adı değil, Hoover adı dünya çapında bilindi ve yayıldı.

İnovasyonun büyüklüğü yaratacağı etkinin büyük olacağı anlamına gelmez. Mevcut ürünlerde, hizmetlerde ve süreçlerde tamamlanmayı bekleyen küçük parçalar, büyük inovasyonları doğurur. Sony'ye milyarlarca dolar kazandıran küçültülmüş kulaklıklı kasetçalar (Walkman) gibi. İnovasyon için fırsatları ararken bir firmanın "Şu anda mümkün olanı daha çok değer elde eder hale nasıl getirebiliriz?", "Ne tür bir adım atarsak ekonomik sonuçlarımızda olumlu yönde değişir?", "Tüm kaynaklarımızın kapasitesini ne tür bir değişiklik artırır?" sorularına yanıt araması gerekir. Başarılı bir inovasyon, farklı düşünmek ve farkı yapmakla gerçekleşir. Einstein'ın dediği gibi "Bugün yarattığımız dünyanın problemleri, bu problemleri yaratırken düşündüğümüz şekilde düşünürsek çözülemezler."

Ayakta kalmak ve rekabet etmek için alıcıların ürünlerimizi tercih etmelerini sağlamalıyız. Tercih edilmek için ürünlerimize eklediğimiz özellikler inovasyondur. İnovasyon, bir şirketin daha yüksek kâr marjı kazanmasına neden olsa da bunun ne kadar süreceğini tahmin etmek imkansızdır. Günümüzde gelişen teknolojinin, değişen müşteri isteklerinin, bilgiye ve teknolojiye kolaylıkla erişen rakiplerin inovasyonu taklit etme becerilerinin hızlarını düşünürseniz, tek bir inovasyonla elde edilen rekabet avantajının ne kadar kısa sürebileceğini tahmin edebilirsiniz. Bu nedenle, sürekli olarak inovasyon yapmak gerekir.

Akıl almaz icatlar

 

comfort why cry why cry comfort

Teknoloji, sadece sokakların değil evlerin de çocuklar için tehlikeli olduğunu düşünen aileler için, birbirinden ilginç buluşlarla, akıllara durgunluk veren önlemler alıyor.

Bebeğin neden ağladığını gösteren yüzyılın buluşu "why cry?" (bebeğim neden ağlıyor?) aleti, görüntülü telsiz, çocuğun merdivenlerden düşmesini engelleyen demir parmaklıklar, pimpirikli ailelerin gönüllerine su serpiyor.

Araştırmalara göre, günümüzde birçok çocuk ev kazaları yüzünden ciddi ya da hafif yaralanmalar yaşıyor. Ocakta kaynayan çay çocukların üzerine dökülebiliyor, klozet içindeki suyu içen çocuk zehirlenebiliyor. Hatta araştırmalara göre çamaşır makinasında kilitli kalan çocuk sayısı da az değil. Makyaj malzemeleri, tıraş bıçakları, geniş çekmeceler de çocukların evdeki düşmanlarından sadece birkaçı... Durum böyle olunca, bilim adamları ve bazı tasarım şirketleri de ev içi kazalara karşı çeşitli aletler üretti.

Bebeğim neden ağlıyor?

İspanyol bir babanın "Why Cry" isimli aleti icat etmesiyle, "bebeğim neden ağlıyor" sorusu tarih oldu. Bu alet, bebeklerin ağlamasına neden olan beş temel sorunu gösteriyor: Acıkma, sıkılma, rahatsızlık ve ağrı, uyku, gerginlik veya korku. Üzerinde farklı ışık ve uyarı sistemleri bulunan ve bebek hangi nedenle ağlıyorsa onu gösteren ışıkla uyarıda bulunan aletin fiyatı 100 YTL.

Çocukların kapıya sıkışma tehlikesi de kapı stoperi ile önleniyor. Fiyatı 3.75 YTL olan stoperi kapı üzerine yapıştırıyorsunuz, kapı kapanmıyor ve çocuğunuz sıkışmıyor. Ev kazalarına karşı bir diğer alet ise 5.5 YTL değerindeki çekmece kilidi... Çekmece düğmelerini birbirine bağlayan kilit, hem çocukların çekmecelerin içindeki eşyalara ulaşmasını hem de çocukların çekmeceleri bir basamak gibi kullanmasını engelliyor.

Bebeği gözetleyen telsiz

Bebek güvenliğinde gelinen son nokta ise görüntülü telsizler... Web cam gibi küçük monitörü bebeğinizin ya da çocuğunuzun bulunduğu odaya bırakıyorsunuz, elinizdeki telsiz ekranından hareketini kolayca takip edebiliyorsunuz. 364 YTL değerindeki bu aletle çocuğunuzun uyuyor numarası yapıp yapmadığını kontrol edebiliyorsunuz.

Uzmanların geliştirdiği solunum monitörüyle ise endişeli aileler, istedikleri her an bebeklerinin kalp atışlarını dinleyebiliyor. 400 YTL değerindeki bu alet, normalin dışında ritm bozukluğu olduğunda sinyal veriyor ve sizi uyarıyor.

Demir barikat!

Demir barikat, çocuklar için "yarı açık cezaevi" şeklinde evde güvenli şekilde dolaşmasını sağlıyor. Seperasyon kapısı denen bu parmaklıklarla özellikle evin tehlikeli bölümlerinde çocukların önüne set çekiliyor ve merdivenden düşmeleri engelleniyor. Bu aletin fiyatı ise 90 YTL.

Aileler çocuklarının evdeki mobilyaların köşelerine çarparak yaralanmalarını önlemek için de köşe koruyucularını tercih ediyorlar. Mobilyaların sivri köşelerine yapıştırılan köşe koruyucuları 6.90 YTL’ye, ocak bariyeri 6.99 YTL’ye, klozet kilidi 5.50 YTL’ye, emekleme dizliği 4.50 YTL’ye, araba sürerken arkada oturan bebeği gözetlemek için bebek dikiz aynası 17 YTL’ye satın alınabiliyor. Böylece çocukların kaza riski sıfıra indiriliyor.

Bu SMS'ler Kokulu

 

Teknoloji alanında artan rekabet firmaları ürün farklılaştırmasına yöneltiyor. Aynı faydanın sağlandığı ürünü farklı biçimlerde sunarak kendine pazar yaratmaya çalışan firmaların en sonuncusu Alman Convisual yeni ürünleri kokulu kısa mesaj için patent başvurusunda bulundu.

 

8 yıldır yapılan araştırmalar sonunda firma tarafından patent alımı için girişiminde bulunuldu ve yakın sürede piyasaya sürülecek. En yakın tarih ise 2010. Küçük çipler sayesinde kokulu mesajlar atılmasını sağlayan Convisual firması ilk olarak 100'e yakın kokunun çipler tarafından sağlanacağını belirtti. Kokulu SMS'ler için telefon şirketleri ile görüşmelere başlayan firma cep telefonu dünyasında çığır açmayı bekliyor.

Görüntülü Telefon Ücretsiz

görüntülü telefon Türk Telekom görüntülü telefonu ücretsiz verecek. Ama kampanyanın şartları var. İşte bu cihazla yapılabilecek hizmetler.

Türk Telekom'un görüntülü telefon hizmeti "Videofon" bu ay hizmete girecek. Türk Telekom, ev ve iş yeri telefonları gibi sabit hatlardan kullanılacak olan ve görüntülü konuşma imkanı sunan "Videofon"u Mayıs ayının ikinci yarısında hizmete sunmayı planlıyor.

İKİ ŞARTI VAR

Telekomünikasyon Kurumu'nun, Türk Telekom'un "Videofon" için yaptığı hizmet, tarife ve kampanya başvurularını onayladığı öğrenildi. İnternet üzerinden çalışacak olan görüntülü telefon için abonelerin öncelikle geniş bant internet (ADSL) kullanıcısı ve Türk Telekom abonesi olması şartı aranıyor. Bu hizmetten faydalanabilmek için, internet hızının en az 1024/256 KBit/s olması gerekiyor.

AYDA 50 SAAT GÖRÜNTÜ İMKANI

Türk Telekom, kampanya için başvuran abonelerine görüntülü telefon cihazını ücretsiz olarak bağlayacak ve tüm vergiler dahil ayda 29 YTL'ye 3 bin kontör yani 50 saat görüntülü konuşma imkanı sağlayacak. Görüntülü telefondan şimdilik sadece görüntülü telefonları arayabilecek olan aboneler, bu uygulama için yeni bir numara almayacak. Cihazın kurulumunu Türk Telekom müşterilerinden randevu alarak yapacak. Türk Telekom "Videofon" konuşma bedelleri ev ya da iş yeri telefonu faturasında ayrıca belirtilecek.

İNTERNET KOTALARINI ETKİLEYECEK