Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)

Haberiniz Olsun

4 tane "su" etiketli yazı bulundu "su" tagli diger ogeler resimler , videolar

3 (Üç) İle İlgili 3 3 3

 

İslam dininde, üç sayısının kutsallığına inanılır. Ekmek ve Kur'an-ı Kerim'i üç kez öperiz; "Allah'ın hakkı üçtür" deriz. Hayatımızda iyi şeyler olacaksa, hep üç adımda gerçekleşeceğine inanırız. Esquire dergisi, sayının sırrını araştırdı..

Zihinlerimize kazınan 'Allah'ın hakkı üçtür', 'Çekirge bir sıçrar, iki sıçrar, üçüncüsünde...' ya da 'Üç vakte kadar' gibi ifadeler, üçün sayılar alemindeki hakimiyetini kanıtlıyor. Esquire dergisinin eylül sayısında Togan Noyan tarafından kaleme alınan yazı da; 'üç'ün nelere kadir olduğunu gözler önüne seriyor... Togan Noyan'ın "Üçlemeler, içinden 'üç' geçen cümleler, öğretiler ve 'üç'ün gizemi... Etrafımıza dikkatlice baktığımızda, üç sayısının sistematik bir biçimde hayatın içine yerleştirilmiş ve yerleştirilmeye devam edildiğini görürsünüz. Ayrıca, bu sayının diğer sayılardan neden daha farklı ve güçlü olduğunu hafızanızı yoklamaya başladıkça keşfedersiniz" sözleriyle ifade ettiği 'üç' bakın neleri ifade ediyor:

 

'ÜÇ'ÜN ANLAMI: Üç; maddenin kapsadığı üçlü öğeleri temsil eder. Mesela üç boyut ya da ateş, su, hava gibi. Bu, hem erkekliği hem de bütün doğada tanrısal birliğin mutlak ve zorunlu olan varlığını (ruh, can ve bedeni) gösterir. Evreni temsil eden üçgen ise en çok kullanılan sembollerdendir.

 

ALLAH'IN HAKKI: Özellikle İslam dininde, üç sayısının uğruna ve kutsallığına çok fazla inanılır. Örneğin; ekmek ve Kur'an-ı Kerim'i üç kez öperiz. Bununla beraber, "Allah'ın hakkı üçtür" diye yerleşik bir düşüncemiz vardır. Hayatımızda iyi şeyler olacaksa, bunun genelde üç adımda gerçekleşeceğine inanırız. Ayrıca, tespihin boncukları üç adet 33'lük bölümden oluşur.

 

KUTSAL ÜÇLEME: Hıristiyan inancında ise 'Baba-Oğul-Kutsal Ruh' üçlemesine rastlarız. Bu üçleme Mısır mitolojisinde ise 'İsis-Osiris-Horus' şeklindedir. Eski veya semavi dinlerin çoğunda, 'üçün gücü'ne atıflar yapılmıştır.

 

İYİ, DOĞRU, GÜZEL: Ünlü filozof Platon'dan beri ideal; üç ana kavramla yani iyi, doğru ve güzelin bileşkesi olarak ele alınmıştır. Ayrıca, Platon'a göre insan vücudu üçe ayrılıyordu: Baş, göğüs, karın. Baş akıl, göğüs istem, karın haz veya arzuyu temsil ediyordu.

 

ÜÇ KEZ TEKRAR: "Para, para, para..." Napolyon, hayatta en değerli gördüğü şeyi tam üç kez tekrarlıyor. Kurtuluş Savaşı'mız esnasında dile gelen 'Vatan-Millet-Sakarya' söylemi de önemli konuların 'üç' ile sınırlandırıldığını gösteriyor. 'At-avrat-silah' üçlemesinin ise, Türk geleneklerine özgü değerli üç şey olduğunu unutmamak lazım.

 

ÜÇ DİLEK TUTMAK

'Alaaddin'in Sihirli Lambası' masalında da rastlayacağımız üzere, her daim üç dilek tutulması telkin edilir. Bir, iki ya da beş değil; her zaman üç şans verilir.

Su Olmak

 

Bir an için sen su olduğunu düşün.

 

Su denli özel, su denli yararlı ve su denli çok, tükenmez...

 

İnanıyorum ki gerçekten de öylesin.

 

Ama ister çeşmelerden dökül, ister göklerden yağ, ister nehirler dolusu ak; dibi olmayan bir kovayı dolduramazsın.

 

Yani seni dinlemeyenlere sesini duyuramazsın...

 

Unutma daha çok bağırdığında daha çok dinlenmezsin, gürültünün parçası olursun yalnızca!..

 

Suyun yanında olanlar suyu en az içenlerdir.

 

Çünkü; "Su nasılsa burada, gerek yok ki suyu kana kana içmeye" diye düşünürler...

 

Tıpkı, sesini sürekli duyanların seni dinlemedikleri gibi!

 

0rmandaki hiçbir hayvan, ırmağın gürültüler koparan yerinden su içmeye çalışmadı şimdiye dek.

 

Hepsi, hep sabahın en sakin anını bekledi; suyun durgun yerlerini bulabilmek için.

 

Gittiler ve sakin sakin gereksinimlerini giderdiler.

 

Onlar için en uygun olan kendi istedikleri zamanda.

 

Sen, hep bir su olduğunu düşün.

 

Su gibi güzel, su gibi yararlı, su gibi vazgeçilmez...

 

Ve su gibi yaşam kaynağı olduğunu düşün.

 

Ama su gibi yaşatıcı ol.

 

Su gibi yıkıcı, sürükleyici ve öldürücü değil!..

 

Suysan tarlalarını basma insanların, yuvalarını yıkma, ocaklarını söndürme; sana "felaket" denmesin!

 

Suysan bir bardağa sığabil ki damarlara girebilesin!..

 

Su gibi özel, su gibi güzel, su gibi yararlı, su gibi gerekli ve su gibi bitmez tükenmez olduğunu da unutma.

 

Ayrıca su gibi sakin olabileceğin gibi, su gibi de "kıyametler" koparıcı olabileceğini unutma...

 

Vadiler varken önünde ve ovalar varken, yayılabileceğin küçük ırmaklara ayırabiliyorsan kendini ve bardaklara bölebiliyorsan, yaşam verirsin çevrene.

 

Yoksa hep duyulmayan, dinlenmeyen, korkulan ve kaçılan olursun seller, afetler gibi.

 

Tercih elindeydi hep ve hep de "senin" ellerinde olacak...

 

Ya tutmayı öğreneceksin dilini ya da hiç durmadan konuştuğun için, yalnızca bomboş ve anlamsız sesler çıkartan birisi olduğunu zannettireceksin çevrendeki insanlara!

 

Ama yapman gereken şu değil mi?

 

Düşüneceksin ne zaman ne söyleyeceğini.

 

Düsüneceksin kimin dinleyip dinlemediğini, kimin anlayıp anlamadığını.

 

Düşüneceksin anlatmak istediklerinin ne kadarını anlatabildiğini...

 

Hatta anlayanların anladıklarının da senin anlattıklarının ne kadarı olduğunu düşüneceksin...

 

Konuşmak için en uygun zamanı bekleyecek, en az ama en uygun sözcükleri seçmeye çalışacaksın...

 

Yolcuların, önceden aldıkları biletleri ceplerinde olduğu halde, saatlerini kontrol ederek, zaman yaklaştığında, vapurun kalkacağı iskelede hazır olmaları gibi, sen de fikrini bildireceğin kişinin "kıyıya yanaşmasını" bekleyeceksin!..

 

Demeyeceksin "Ben canım isteyince giderim iskeleye, vapur da o saniyede gelmek zorunda!.."

 

Demeyeceksin "Ben aklıma geleni aklıma geldiği biçimde söylerim.

Karşımdaki de değil duymak, değil dinlemek, anlattığımdan bile fazlasını anlamak zorunda!.."

 

Keşke öyle olsaydı. Keşke haklı olsaydın, ama maalesef değil...

 

Ağzını açıp "Şelaleden dökülen suyu" içmeye çalışan bir tavşan gördün mü hiç?...

 

Ya da önüne çıkan ağaçları bile sürükleyen bir selden susuzluk gidermeye uğraşan bir ceylan gördün mü?

 

Kaplanlar bile içebilmek için suyun durulmasını bekler; beyni olan her canlı gibi!

 

Hadi... Sen şimdi "su olduğunu" düşün ve kendini "su gibi" hisset...

 

Su gibi özel, su gibi güzel, su gibi berrak, su gibi yararlı...

 

Su gibi yaşam kaynağı ve su gibi bitmez tükenmez olduğunu anımsa...

 

Ama yine su gibi "bir küçük bardağın içine" sığdır ki kendini girebilmeyi öğren insanların damarlarına.

 

Yaşam ver...

 

Vazgeçilmez ol!..

Cemre Düşmesi Nedir

cemre "Cemre Düşmesi"

Cemrenin sözcük anlamı "kor halindeki ateş"tir. İlkbahar başlamadan önce birer hafta aralıklarla havaya, suya ve toprağa düştüğüne ve bunların peşpeşe ısındığına inanılırdı. Eskiler 365 günlük yılı "Kasım" ve "Hızır" günleri olarak ikiye ayırmışlardı. Kasım 179, Hızır ise 186 gündü. 8 Kasım'da başlayıp  6 Mayıs'a kadar olan süreye "Kış devresi" denirdi. 6 Mayıs'ta ise "Hıdırellez" olarak adlandırılan yaz devresi, yani Hızır günleri başlardı.

Kasımın 46'sında, kırk gün anlamına gelen "Erbain", 86'sında da elli gün anlamına gelen "Hamsin" başlardı. Böylece yılın en soğuk zamanları olan doksan günlük süre geçmiş olurdu. Kasımın başından itibaren yüz gün geçtikten sonra, halk zorlu kış günlerinin atlatıldığına inanırdı. Bunu da şu özdeyişle dile getirirdi:

"Geldik yüze, çıktık düze".

Kasımın 105'inde (19-20 Şubat) birinci cemrenin havaya, 112'sinde (26-27 Şubat) ikincisinin suya, 119'unda da (5-6 Mart) üçüncüsünün toprağa düştüğü kabul edilir ve yedişer günlük aralıklarla da havanın, suyun, toprağın ısındığına inanılırdı.

Meteorolojik olarak ısınma; sırasıyla toprak, hava, su biçimindedir. Cemreler arasında sıcaklıkta düzenli artışlar yaşanmayabilir, bu doğal bir olaydır. Onun asıl önemi folklorik bir inanış olması ve kültürel bir değer taşımasıdır.

Nitekim cemre kavramı Türk dünyasının kültürel yaşamında önemli bir yer tutmuş ve edebiyatına da sıkça konu olmuştur. Örneğin, divan şairlerinin cemre zamanları, önemli kişiler için yazdıkları övgü şiirlerine "Cemreviye" denilmesi bunun bir göstergesidir.

Davud Yıldızı nedir, ne anlama gelir?

Heksagram (hexagram) Üst üste gelmiş iki üçgenle oluşturulmuş altı köşeli yıldız olarak bilinir Heksagram(hexagram). Dünyadaki birçok kültürde yer almış bir semboldür. Beş kollu yıldızdan daha çok tanınmıştır. Yahudi inancının ayrılmaz bir sembolü olan bu sembol, İsrail halkının dini ve tarihsel geçmişinde oynadığı rollerden ötürü Siyon yıldızı ya da Davut’un yıldızı olarak adlandırılmıştır.

Bugün de İsrail devletinin askeri ve sivil bütün organlarının simgesi olduğu gibi, İsrail devletinin bayrağının sembolüdür [1]. Ayrıca, Kızılay ve Kızılhaç gibi bir yardım kuruluşu olan Kızıl Siyon Yıldızı’nın da simgesi olarak göze çarpar.

Geleneksel olarak yapısı iki ana anlatımla açıklanmaktadır. İlki üst kısma ait köşedir ki dişi unsurdur ve “su” olarak simgelenir. Diğeri de alt kısma ait köşedir ve erkil unsurdur. Bu da “ateş” olarak tasvir edilir. Burada sunular su ve ateş, birlikte gizemli, uyumlu bir düalite düzenini gösteren kombinezon olarak yorumlanmıştır. ateş su Kozmolojik yorumunda ise ateş ve su düalitesinin karşısında yer alan “hava” ve “toprak” sembolleriyle birlikte dört elementi bir araya getiren sembol olarak düşünülmüştür. Simya ilminin sembolleri arasında bu dört unsurun hepsinin genellikle başlıca ana madde olarak tasvir edildiği düşünülürse eski çağlarda yapılan bazı büyü uygulamalarında kullanıldığı ve bu uygulamaların günümüze kadar geldiği ezoterizme ait bilgilerde yer almaktadır.

Yine Yahudi inancına göre Tetrakrammaton olarak bilinen YHWH(Yahveh) Tanrının isminin dörtlü kısa yazılımının hegzagramla ifade edildiği kesinlik kazanmaktadır [2]. Talmud’ta verilen bilgilere göre, kötü ruhları kontrol etmek amacıyla Kral Süleyman’a verilen sihirli yüzük üzerinde Tanrı’nın en kutsal ismi olan YHVH isminin (Tetrakrammaton) tek tek işlenmiş olduğu ifade edilir [3].

Yahudi Kutsal Kitabına göre, “Golyat” adlı bir devle ile savaşırken [4], küçük yaştaki Davud’u koruyan kalkanın üzerine onun ismi göstere bir altıgen motifi işlenmişti [5]. Aslında Megan, İbranice’de kalkan anlamına gelir. Megan David te Davut’un Kalkanı anlamını taşır. Bu yıldızın Kral Davud’un kalkanının üzerinde olmasından ötürü heksegrama daha sonradan Megan David ismi verilmiştir6]. Magen David

Magen David Yahudilik simgesi olarak ilk kez 1933’te Prag Yahudi Cemaati tarafından onaylanıp, kullanılmış ve bu cemaatin özel ve resmi sembolü olarak kabul edilmiştir. Bu sembolün diğer komşu Bohemya cemaatleri yoluyla Viyana’ya kadar ulaştığı varsayılmaktadır. Viyana’nın eski Yahudi mahallesiyle Hıristiyan Mahallesi arasındaki sınırı belirleyen yerin üzerine bir Davud yıldızı oyulmuştur. 1656 tarihli ünlü Dikilitaş bugün hala ayaktadır [7].

Siyon yıldızı ya da Magen David’in önemi Kabala ile ortaya çıkmıştır. Ünlü Kabalist(kabala yorumcusu) Gershon Sholem, bu sembolle ilgili şunları söyler:

Hıristiyan dünyasınca kabul edilen Haç’a karşılık Yahudilerin de özgün bir sembol benimsemeleri ihtiyacı doğmuştu. Haç’ın ifade ettiği anlama sahip olmasa da, Magen David yaygınlıkla tanınıp sevilmiş bir şekildi ve Yahudi dünyasına kendini kolaylıkla kabul ettirmişti.” 8]

altı köseli yıldız Yanda 1970’li yılların ortalarında İsrail’deki arkeolojik kazılarda, Bet-El yöresindeki M.Ö. 10 ila 20 yıllarına ait bir yapıda bulunan altı köseli yıldız, yüzyıllardan beri, Yahudi ve Masonların kullandıkları ortak simgelerdir. Bronz çağına (M.Ö. 3200 – 1200) dayanan bir geçmişi olduğu düşünülen bu motiflerin benzerleri Kineret Gölü kıyısında, 2. yüzyıldan kalan Kfar-Nahum Sinagogu’ndaki oyma kalıntılarda bulundu [9].

MASONLARIN VE TAPINAK ŞOVALYELERİNİN SİMGESİ 

Dünya masonları arasında kendi localarının sembollerinin ayrılmaz bir parçası olmuştur heksagram. 90° de açılmış gönye ve sıfırda kapanmış pergel, hareketsizliğin yansımasıdır. içinde gönye ve pergel, Siyon yıldızı’nı oluştururlar. siyon yıldızı

Bu da Yahudilik ve Masonluğun iç içe olmalarının belli başlı örneklerindendir 10].

Yanda, Mason localarının görevlileri Siyon Yıldızı’ nın altı uçlu kısımlarında gösterilir. Bu loca içindeki iş bölümünü de ifade eder.

Locayı idare eden Üstadı Muhterem ile iki Nazır çıkan üçgeni, Locayı organize eden Hatip, Katip ve Nazırlar inen üçgeni teşkil ederler [11].

Mason, Gül-Haç ve Kabala [12] öğretisinden aldığı esaslara dayanan Gizem Cemaati (Theosophical Society), Yahudi mistisizmine sıkı sıkıya bağlı bir örgüt olan Tapınakçı(Templaers) geleneği de beslemekte ve korumaktaydı. Bu birliktelik, sıraladığımız örgütlerin ve bunlara bağlı derneklerin ambleminde de ortaya çıkmaktadır. izem cemaati

Bunların amblemin ortasında kocaman bir Siyon yıldızı ‘nın olması da dikkat çekicidir [13].

Muharref Tevrat kaynaklı Yahudi sembolleri de amblemde yer alıyordu. Tüm bunların yanında, bir de ilginç bir sembol daha vardı derneğin ambleminde; sonradan Nazi partisinin sembolü haline gelecek gamalı haç da vardı. Oldukça eski bir okült sembol olan gamalı haç (swastika), Kabala mistisizmi çinde yer alan semboller arasındadır [14]. yahudi semboli

Yanda, İngiltere’de Londra’da 12.y.y. ait Lincoln Katedralin’den bir pencere süslemesi. Lincoln Katedralin pencere süslemesi

Görüldüğü kadarıyla Yahudi inancının ve masonların önemli sembollerinden olan siyon yıldızı, Hıristiyan süsleme sanatını da etkilemişe benziyor [15].

BÜYÜ VE HEKSAGRAM

Heksagram ya da Siyon Yıldızı, Yahudilikle kesinlikle ilişkilendirilmekle birlikte, bir tür büyüsel güç sembolü olarak yüksek dikili kayalara yapılan çizimlerde, büyülerde ya da egsorsizme [16] ait popüler kitaplarda ortaya çıkmaktadır [17].

Yahudi Kutsal Kitabına göre kral Davut’tan başlayıp ve oğlu Süleyman’ın Betşaba’da ölümüne kadar (M.Ö 930) Hegzegram ile efsunlu bir takım dualar söylenerek melekler çağırılmakta ve bu yolla cinler uzaklaştırılmaktaydı. Bazı Kabalistlere göre, Kral Davut ve Kral Süleyman, Kabalistik büyü sanatları ile harikalar yapabiliyorlardı.

arkana büyüsü Yanda görülen ve arkana büyüsü olarak da bilinen heksagramda İbranice tılsımların yazıldığı bir tarot görülmekte. Kartlara basılı bu tür simgelerin kehanet için kullanıldığı da ileri sürülmektedir. Fransız yazar Court de Gebelin (1773-1782) arkana büyü kartlarını Eski Mısır’ın büyülerinden kaynaklanan mistik semboller olarak kabul etmiştir. Okült bilimler her karta bir sayı, bir harf ve doğal bir nesne veya güç tahsis eder [18]

DOLAR VE HEKSAGRAM

Bir doların üzerinde sağ taraftaki 6 köşeli yıldız ise daha farklı bir biçimi bugün İsrail bayrağında bulunan ünlü Davud Yıldızı’dır.   Piramit şeklinin üzerindeki “Annuit Coeptis” yazısı latince “Bizim meselemiz, plan başarıyla tamamlanacaktır” anlamına geliyor. Hemen beraberindeki “E Pluribus Umum” ise “Birçoklarının içinde bir tane”  yani Eski Ahitte’ki “Seçilmiş Kavim” anlamına gelmektedir.

Altta yer alan “Novo Ordo Seclorum Çağların Yeni Düzeni” , İllimunati’nin temel sloganı olan “Ardo Ab Chao” yani “Kaostan Düzen çıkarmak-Kaos Bizim İçin İyidir” formülüyle birlikte değerlendirilmelidir. Kendileri tarafından yaratıldığı ve kontrol edilebildiği sürece “kaos” korkulacak bir şey değildir, hatta iyidir. Çünkü önce kaosla boşluk yaratır, sonra istedikleri gibi doldurur ve yenidünya düzenini kurarlar. ABD dolarının üzerinde bulunan simgeler nasıl bir küresel komployla karşı karşıya olduğumuzun simgesidir. 1dollar ve siyon yıldızı

UZAKDOĞU KÜLTÜRLERİNDE HEKSAGRAM

Bu simge, Buddizmde de bir tür yardımcı derin düşünme (meditasyon) olarak kullanılan ve çokça bilinen basit bir geometrik figür olan mandala gibi, bir daire içinde çizilmektedir. Heksagram, Hindistan kültüründe dokuz temel prensibi kompoze eden iç içe geçmiş çerçeveli üçgenler olarak bilinen Siri Yantra Mandala adıyla da karşımıza çıkar. Buddizmde bilinen yapısından çok daha ileride bir tür arınma olarak anlaşılmaktadır. Eski Çin’in birinci Çang hanedanlığı döneminde üç boyutlu, muhtemelen 64 adet üçgenin her bir çiftine ve kıvrımlı çizgilerine de hegzagram adı verilmekteydi [19]. Buddizmde siyon yıldızı

HİNT-YAHUDİ HEKSAGRAM İTTİFAKI

Hint yarımadası, II. Dünya Savaşı’nın sonuna kadar İngiliz egemenliği altındaydı. Sömürgeciler alt kıtayı terk ettiklerinde ise Hintli Müslümanlar Hindulardan ayrı bir devlete sahip olmayı istediler ve Pakistan’ı kurdular. Pakistan ve Hindistan arasında nüfus mübadelesi yapıldı; Hindistan sınırları içinde yaşayan çok sayıda Müslüman Pakistan’a göç etti. Ancak nüfusunun ezici çoğunluğu Müslümanlardan oluşan Jammu/Keşmir eyaleti, Hint yönetiminin oyunları ve İngilizlerin de desteğiyle Hindistan egemenliğinde kaldı. O tarihten bu yana Keşmir, İslam dünyasının kanayan yaralarından birisidir.

Keşmirli Müslümanlar Hint yönetimine direnmek ve bağımsızlıklarını kazanmak istedilerse de Hint güçleri tarafından, ülkede 1947, 1965, 1971 yıllarında üç büyük katliam gerçekleştirildi. On binlerce Keşmirli Müslüman öldürüldü, kadınlara tecavüz edildi, İslami eğitim veren okullar kapatıldı. Keşmir’de şimdiye dek 4.000′den fazla kadın işkenceye ve tecavüze uğradı. 1990’ların başından itibaren bu zulümler hem askeri ve hem de siyasi arenada daha da artırılmıştır.

Bütün dünya siyasetine soyunan küresel kovboy Amerika’da Keşmir aleyhtarı ve Hindistan yanlısı bir lobi olduğu söylenebilir. Ancak dikkat çekicidir, Amerika’da Hintlilerin kurduğu kayda değer bir Hint lobisi de yoktur. Ancak çok güçlü bir İsrail lobisi vardır. Ve bu lobi, Keşmir’e karşı sonuna kadar Hindistan’ın yanındadır. Hindularla İsrailliler arasında stratejik bir ittifakın yanı sıra, manevi bir ittifak da bulunmaktaydı. İsraillilerin Siyon yıldızı, Hindular tarafından da kutsal Siri Yantra Mandala olarak biliniyor. Bu ayrıntı, aralarındaki bağı daha da güçlendirmekteydi [20].

Yahudiliğin simgesi Siyon yıldızı, Hindu kutsal simgesi Siri Yantra Mandala’ya benzerliği ile dikkat çekmektedir

KAYNAKÇA :

 [1] İsrail bayrağının şekli ilk kez, Yahudi devletinin kurucularından Theodor Herzl’in halefi ve yakın arkadaşı Dr.David Wolfson, tarafından tasarlanmıştır. Bayrağın üst ve alt kısımlarında ibadet sırasında kullanılan dua atkısı “Tallit’teki gibi beyaz zemin üzerine iki paralel mavi çizgi arasına ortalanmış bir mavi Magen David(Siyon  Yıldızı) idi.  

[2] YHVH isminin okunuşu, Yahveh’ dir  Ancak orijinal yazım EHEYEH’tir. Orijinal yazımda ise altı harf vardır. Bu   harfler, E(alef- א ), H(het- ח), E(alef- א ), Y(yod-י ), E(alef- א ), ve yine H(het- ח) hekzagram’ın altı köşesinde    gösterilir.

 [3] The Soncino Talmud İngilizceden Çev: Rabbi Dr. İzador Epstein, London , 1915, Gittin böl. 68 a-b

4] Eski Ahit, I. Samuel 17. bölüm Bu olay Kur’an’da da kısmen anlatılır. Golyat isimli dev pehlivan Kur’an’da Calut   olarak geçer. Bkz. Bakara 2/249, 250 ve 251

 [5] Davud İbranice’de üç harfle: “Dalet( ד )-vav( ו ) – dalet( ד)” harfleriyle yazılır. Çok eski İbrani alfabesinde ise dalet harfi Yunan alfabesindeki “delta” Δ ya benzeyen küçük bir üçgen şekille yazılırdı. İki “Dalet”in  birleşmesi,   yani iki üçgenin altıgen bir yıldız şeklinde çizilmesi Kral Davud’un adını temsil ediyordu.

 [6] Eski Ahit, Mezmurlar 18. bölüm

 [7] Scholem, Gershon, The Star of David; History of a Symbol, in The Messianic Idea in Judaism, Jerussalem 1978,271

 [8] Magen David ile ilgili daha ayrıntılı bilgi için bkz. www.sevivon.com/show_symbol.asp?id=7 ve  ayrıca  www.en.wikipedia.org/wiki/Star_of_David

 [9] Frankel, Ellen – Platkin, Betsey Teutsch, The Encyclopedia of Jewish Symbols, Jason Aronson Inc., 1992, s.   161

 [10] Freemasons Book ,  tarihsiz, s. 96

 [11] Çırak Kalfa Usta, Mason Yayın Organı, İstanbul 1976 s. 68

 [12] Kabala, Yahudilerin kutsal kitabı Tevrat’ın herkes tarafından bilinen açık anlamından başka, gizemli(ezoterik) anlamı bulunduğu, sembollere gizlenen bu anlamların öğrenilmesi ve yorumlanması geleneği olarak tanımlanabilir.   Kabala kelimesi, kimilerine göre İbranice Kibbel kökünden türetilen ‘’gelenekle kabul edilmiş şey’’ , kimilerine göre ise gene İbranice KBLH harflerinden oluşmuş, ‘’vahiy olarak almak, kabul etmek’’ kimilerine göre de ‘’sözel gelenek’’ anlamındadır. Kabala gizlemli bir anlayış olduğundan dolayı hayata ve yaradılışa dair, çok çeşitli boyutlarda ve konularda yorumlar içerir. kaynağını ise Tevrat’tan alır:.Encyclopedia Religion and Ethics ,    H.Loewe, “Kabbala” maddesi. Editör:J.Hastings  New York 1981, Cilt VII, s. 622; Ayrıca bkz.Hançerlioğlu,   Orhan, İslam İnançları Sözlüğü,İstanbul 1984,s.218 ve ayrıca Bolay, Prof.Dr. S.Hayri, Felsefi DoktrinlerSözlüğü,    Ankara 1990,s.127

 [13] Baigent, Michael- Leigh, Richard- Lincoln, Henry, Kutsal Kan, Kutsal Kase, Çeviren; Mehmet Topdaş, İstanbul 1996; s.227, 339

 [14] Goodman, Frederick, Magic Symbols, London: Brian Trodd Publishing House, 1989, s. 97.

 [15] Oliver, George, Spencer, Richard, The Historical Landmarks and Other Evidences of Freemasonry Explained  in a Series of  Practical Lectures, London, Basım W. Wilcockson, Rolls Buildings, s. 356. 

 [16] Excorcism: Şeytan, ifrit, cin gibi varlıkları çıkarma ayini. Bu ayin Katolik papazların kayıtlı ayinleri arasında bulunur.  Ama egzorsizm,sadece Hıristiyanlığa has bir uygulama değildir ve diğer din ve inanç sistemlerinde de     pozesyon (daha çok Afrika menşeli parapisişik olaylarda) olarak isimlendirilen ifrit, ruh, cin musallatı, benzeri uygulamalar  vardır.  

 [17] Bu konuda en ayrıntılı bilgi için bkz. Lewıs I.M., The World’s Religions, Routledge, (Derleyenler:  .Sutherland, L. Houlden, P. Clarke, F. Hardy), Çeviren : Caner Işık, London, 1988.

 [18] Weiser , Samuel The Magic of Thelema: A Handbook of the Rituals of Aleister Crowley, York Beach, Maine. 1993.

 [19] Biedermann, Hans, Dictionary of Symbolism, İngilizceye Çeviren: James Hulbert, Copryght  in London 1982

 [20] Themes in World Religions, Editör: Dinah Hanlon, Cambridge Universty Pres 1988, Cilt II, s.24; İlginçtir, gamalı haç da Hindu kutsal simgeleri arasında yer alır. A.g.e. , aynı yer; Ayrıca bkz. Kaya, Korhan, Hinduizm,  Dost Yayınevi, Ankara 2001, s.58,61;92

Web Stats Free counter and web stats