Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)

Haberiniz Olsun

2 tane "nasıl yapılır" etiketli yazı bulundu "nasıl yapılır" tagli diger ogeler resimler , videolar

İnovasyon Nedir?

Kızarmış tostlara not yazın inovasyon_ iç içe koltuk Fotoselli musluk

İnovasyon Sözcüğü

İnovasyon, Latince bir sözcük olan "innovatus"tan türemiştir. "Toplumsal, kültürel ve idari ortamda yeni yöntemlerin kullanılmaya başlanması" anlamındadır. Webster, inovasyonu "yeni ve farklı bir sonuç" olarak tanımlar. Türkçe'de "yenilik", "yenileme" gibi sözcüklerle karşılanmaya çalışılsa da, anlamı tek bir sözcükle ifade edilemeyecek kadar geniştir. Diğer yandan "yenilik" ve "yenileme" "inovasyon" sözcüğü ile ifade edilemeye çalışılan kavramın dışında da çağrışımlara yolaçmaktadır. Bu nedenle, "inovasyon"un teknik bir sözcük olarak kabul edilip, tıpkı "teknoloji" sözcüğünde olduğu gibi dilimize oturtulmasında yarar var.

Günümüzün hızla değişen rekabet ortamında ayakta kalabilmek için şirketlerimizin ürünlerini, hizmetlerini ve üretim yöntemlerini sürekli olarak değiştirmeleri ve yenilemeleri gerekmektedir. Bu değiştirme ve yenileme işlemi "inovasyon" olarak adlandırılır.

İnovasyon, yeni veya iyileştirilmiş ürün, hizmet veya üretim yöntemi geliştirmek ve bunu ticari gelir elde edecek hale getirmek için yürütülen tüm süreçleri kapsar. Yeni veya iyileştirilmiş ürün, hizmet veya üretim yöntemi geliştirme, yeni düşüncelerden doğar. İnovasyon sürekliliği olan bir faaliyettir. Bu nedenle, ortaya atılan, geliştirilerek işler hale getirilen ve sonuçta firmaya rekabet gücü kazandıracak şekilde pazarlanan bu fikirlerin ve sonuçlarının tekrar tekrar değerlendirilmesi ve yeni getiriler için yaygınlaştırılarak kulanılması gerekir. Bu sayede doğacak yeni fikirlerse yeni inovasyon faaliyetlerini doğurur.

İnovasyon, ya radikal fikirler sonucu daha önce denenmemiş ve geliştirilmiş ürün veya üretim yöntemlerinin ortaya çıkarıldığı büyük atılımlarla oluşur (radikal inovasyon), ya da adım adım yapılan, bir dizi geliştirme ve iyileştirme faaliyetini içeren çalışmalarının bir sonucu olarak ortaya çıkar (artımsal inovasyon).

Araştırma-geliştirme (Ar-Ge), inovasyon için gereken en önemli faaliyetlerden biridir. Ancak girişimsel inovasyon yoksa, diğer bir deyişle Ar-Ge'yi yapanların girişimcilik niteliği yoksa, değer yaratılamaz; Ar-Ge sonuçları inovasyona dönüştürülemez. Dolayısıyla, teknoloji-tabanlı firmalar dışında kalan tüm firmalarda yürütülen inovasyon çalışmaları sadece "teknolojik inovasyon"u değil, "organizasyonel inovasyon" ve "sunumsal inovasyon"u da kapsar. Kaldı ki, teknoloji tabanlı firmalarda her ne kadar ağırlık teknolojik inovasyona veriliyorsa da, organizasyonel ve sunumsal inovasyona yeterli kaynak ayrılmadan başarılı olunması beklenemez.

Teknolojik İnovasyon: Teknolojik inovasyon, teknolojik ürün ve süreç inovasyonunu kapsar. Burada ürün, hem fiziksel bir ürünü hem de hizmeti ifade etmektedir. Teknolojik olarak yeni bir ürünün veya sürecin geliştirilmesinin yanısıra, mevcut ürün ve süreçlerde önemli teknolojik değişikliklerin yapılması da bu kapsamda değerlendirilir. Ürünün pazara sunulması ve sürecin üretimde kullanılması ile inovasyon gerçekleştirilmiş olur. Teknolojik ürün inovasyonu, tüketiciye yeni veya iyileştirilmiş hizmetler sunmak amacıyla performans özellikleri artırılmış bir ürünün geliştirmesini/ticarileştirilmesini ifade eder. Teknolojik süreç inovasyonunda ise, yeni veya önemli ölçüde gelişmiş bir üretim ya da dağıtım yönteminin uygulanması söz konusudur.

Organizasyonel inovasyon: Yeni çalışma ve iş yapış yöntemlerinin geliştirilmesi ve/veya uyarlanarak kullanılması ile bir firmanın rekabet gücünün yükseltilmesini ifade eder.

Sunumsal inovasyon: Yeni tasarımların ve pazarlama yöntemlerinin geliştirilmesi ve/veya uyarlanarak kullanılması ile bir firmanın rekabet gücünün yükseltilmesidir.

İnovasyon icat değildir. İcatların sonuçlarından yararlanabilir ancak asıl önemli olan ekonomik getirisi olan, henüz yapılmamış, bilinmeyen birşeyleri yapmaktır. Bu nedenle de fikirler ve kavramlar önem kazanır. Elektrikli süpürge J. Murray Spengler tarafından icat edilmiş olsa da ticarileştirilmesini ve satışını W. H. Hoover adlı bir deri imalatçısı gerçekleştirdi. Bunun için de Spengler adı değil, Hoover adı dünya çapında bilindi ve yayıldı.

İnovasyonun büyüklüğü yaratacağı etkinin büyük olacağı anlamına gelmez. Mevcut ürünlerde, hizmetlerde ve süreçlerde tamamlanmayı bekleyen küçük parçalar, büyük inovasyonları doğurur. Sony'ye milyarlarca dolar kazandıran küçültülmüş kulaklıklı kasetçalar (Walkman) gibi. İnovasyon için fırsatları ararken bir firmanın "Şu anda mümkün olanı daha çok değer elde eder hale nasıl getirebiliriz?", "Ne tür bir adım atarsak ekonomik sonuçlarımızda olumlu yönde değişir?", "Tüm kaynaklarımızın kapasitesini ne tür bir değişiklik artırır?" sorularına yanıt araması gerekir. Başarılı bir inovasyon, farklı düşünmek ve farkı yapmakla gerçekleşir. Einstein'ın dediği gibi "Bugün yarattığımız dünyanın problemleri, bu problemleri yaratırken düşündüğümüz şekilde düşünürsek çözülemezler."

Ayakta kalmak ve rekabet etmek için alıcıların ürünlerimizi tercih etmelerini sağlamalıyız. Tercih edilmek için ürünlerimize eklediğimiz özellikler inovasyondur. İnovasyon, bir şirketin daha yüksek kâr marjı kazanmasına neden olsa da bunun ne kadar süreceğini tahmin etmek imkansızdır. Günümüzde gelişen teknolojinin, değişen müşteri isteklerinin, bilgiye ve teknolojiye kolaylıkla erişen rakiplerin inovasyonu taklit etme becerilerinin hızlarını düşünürseniz, tek bir inovasyonla elde edilen rekabet avantajının ne kadar kısa sürebileceğini tahmin edebilirsiniz. Bu nedenle, sürekli olarak inovasyon yapmak gerekir.

Suya hasret Ankara'da 'suda doğum' rekoru kırılıyor-Video

waterbrt suda doğum

water birth Türkiye'nin suda doğum ünitesine sahip tek devlet hastanesi olan Dr. Zekai Tahir Burak Kadın Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde, 2 yılda 150'yi aşkın suda doğum gerçekleşti. Türkiye'nin suda doğum rekoru kırıldığı kongrede açıklandı..

Ankara'da bulunan Dr. Zekai Tahir Burak Kadın Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde Türkiye'nin ilk suda doğum ünitesi kuruldu. Ankara'nın çeşitli semtlerinden hastaneye gelen anne adayları, yüzme bilmeseler bile özel havuzun içinde doğum yapıyor. Sezaryene alternatif olarak gösterilen yöntemi uygulayan doktora, doğum başına yüzde 20 pirim veriliyor.

İKİ YILDA 150 DOĞUM

Hastanede iki yılda 150'yi aşkın suda doğum gerçekleştirildi. Hastane tarafından Antalya'da düzenlenen 8. Geleneksel Eğitim Günleri'nde konuşan Başhekim Op. Dr. Leyla Mollamahmutoğlu; suda doğumu normal doğum yapmak isteyen ve ağrı kesici ilaç almadan doğum süresini kısaltma arzusunda olan anne adaylarına önerdiklerini söyledi. Türkiye'deki doğumların yüzde 40'ının sezaryenle yapıldığını belirten Mollamahmutoğlu, suda doğum ünitesini normal doğumu teşvik etmek amacıyla açtıklarını dile getirdi. Mollamahmutoğlu ile, suda doğumun detaylarını konuştuk...

ÖZEL KIYAFETLERİ VAR

* Suda doğum ne şekilde gerçekleşiyor? Nasıl uygulanıyor?

Suda doğum, doğum eyleminin 35-37 derecede sıcak suyla dolu bir havuzda gerçekleştiği alternatif bir doğum şeklidir. Doğum sırasında sıcak suyun gevşetici etkisinden yararlanılır. Anne adaylarına suda doğum yapmak için özel olarak hazırlanmış bir kıyafet giydirilir. Sıcak su, doğal sancılanma sürecini başlatmaya yardımcı olur. Doğum büyük ölçüde anne tarafından gerçekleştirilir ve anneye herhangi bir ilaç, ağrı kesici veya suni sancı verilmez. Doğum başladıktan sonra bebeğin kalp atışları ve annenin tansiyon ölçümleri yapılır. Anne adayı doğum gerçekleştikten sonra kanama kontrolü için sudan çıkarılarak normal doğum masasına alınır. Doğumdan sonra anne ve bebek küvetten alınıp tahliller yapılıyor. Bu tahlillerin amacı, su yoluyla ortaya çıkabilecek mikrobik faktörleri ortadan kaldırmak.

* Suda doğumun yüzme bilip bilmemekle ilgisi yok, değil mi?

Evinin küvetine giren herkes, suda doğum yapabilir. Yüzme bilmeyen anne adayları da bu yöntemi tercih ediyor çünkü suyun seviyesi ayağa kalktıklarında bacaklarının altında kalıyor.

* Taşradaki hastalar suda doğumu tercih ediyorlar mı?

Rahatlıkla tercih ediyorlar. Çünkü onlara yeterince eğitim veriyoruz. Bize geldikleri zaman suda doğum hakkında bilgi sahibi olmasalar bile, eğitimden sonra suda doğumu tercih ediyorlar. İnternet kullanmasını bilen kişiler bu yöntemi daha çok tercih ediyor çünkü konuyla ilgili bilgileri var. Taşradan gelen hastalarımızı ise suda doğum ekibimizde yer alan arkadaşlarımız bilgilendiriyor.

İLK SEFERDE ÖNERMEM!

* Siz de suda doğum yaptırıyor musunuz?

Evet. Zaman açısından doğum süresi uzun çünkü hastanın başından ayrılamıyorsunuz. Ancak en baştan en sona kadar doğumu siz takip ettiğiniz için daha sağlıklı bir yöntem.

* Kimler suda doğum yapamaz?

İlk kez anne olacaklarla, riskli gebelik grubundakilere önermiyoruz. İlk doğumlarda yırtıkların düzgün açılması için kontrollü kesiler açılır. Bunun su içindeyken yapılması mümkün olmadığından, suda doğumu 2. veya 3. doğumda öneriyoruz. HIV, hepatit ve aktif genital enfeksiyonu olanlar da suda doğum yapamazlar. Bebeğin ters gelmesi, çoğul gebelik, daha önce sezaryenle doğum yapılması, bebeğin 4 kilogramın üstünde olması, erken doğum, annenin astım, kalp, şeker, yüksek tansiyon gibi hastalıklarının olması, su kesesinde sorun, annenin suyunun erken gelmesi, aşırı kanamasının olması ve çok kilolu olması hallerinde de suda doğum yapılamıyor.

* Bu yöntemin avantajları neler?

Su, vücudu rahatlatan endorfin hormonunun salgılanmasını kolaylaştırarak doğum gerilimini azaltır. Bebek, anne karnında da suda olduğu için bir su ortamından başka bir su ortamına geçiyor ve şoka uğramıyor. Doğumhanelerin gürültülü ortamının olumsuz etkileri en aza iniyor. Doğum odasına baba adayı ya da akrabalardan biri girebiliyor.

 

Sezaryen mi Normal Doğum mu?

Web Stats Free counter and web stats