En hızlı Türk milliyetçilerinin Yahudi asıllı MoizKohen ve Kürt kökenli Ziya Gökalp olduğu ülkemizde en büyük 'Türk ulusalcı'Doğu Perinçek de Ermeni asıllı çıktı.
Perinçek, yıllardıryaptığı provakatif eylemlerle bu ülkede yalnız Türklerin değil, Türk halkıylaayrısı gayrısı olmayan ve barış içinde yaşayan Ermenilerin de yüz karası oldu.Son sayısında kapsamlı bir Perinçek dosyasıyla okurlarının karşısına çıkan ChronicleDergisi, "fabrikatör" lakaplı provokatörün 65 yıllık karanlıkmacerasını kapağına da taşıdı.
Görelim"ermeni" asıllı Doğu beyimiz ulusalcılık damarlarımızı nasılkabartmış? Derginin sayfalarını hep birlikte çeviriyoruz;
PERİNÇEK'İN65 YILLIK MACERASI
"Siyasettehiçbir zaman varlık gösterecek kadar oy alamadı. TBMM'ne girmeyi başaramadı.Ama her daim etkili oldu ve bir şekilde gündeme oturmayı bildi. Hatta çoğuzaman gündem belirledi. Açıkladığı MİT raporlarıyla, 28 Şubat Dönemi'ndekiaktif tutumuyla yakın tarihimizde silinmez izler bıraktı. Dev-Genç'in genelbaşkanlığını yapacak kadar iyi sosyalistti. Şimdi ise hafızalarımızda Ulusalcıyani Nasyonal sosyalist olarak yer etti. AKP iktidarının ardından ortaya çıkanKızılelma Koalisyonu'nun en önemli isimlerindendi. Adı şimdi Ergenekon TerörÖrgütü Davası iddianamesinde, örgüt kurucuları arasında geçiyor.
Doğu Perinçek,Erzincan-Eğin'den. Eğin'in de Apçağa köyünden. İddiasına göre soyu Kafkaslaradayanıyor. Eğin ve özellikle Apçağa üzerine yapılan araştırmalarda, burayaKafkaslardan gelenlere rastlanmıyor. Ermeni, Rum ve Anadolu'da yaşamış diğerhalklardan geriye kalanlar yani "yerli sekene" ve biraz da Türkleroluşturuyor Eğin ve Apçağa'nın nüfusunu. Biz isterseniz önce ansiklopedikbiyografisinden başlayalım ve sözü daha sonra Apçağa ve dede Mehmet SadıkEfendi'ye getirelim...
DEV-GENÇ'İN BAŞKANIYDI
Doğu Perinçek, 17Haziran 1942'de babasının askerliği sırasında doğdu. Baba Sadık Perinçekyedeksubaydı ve Gaziantep'te görev yapıyordu. İşte küçük Perinçek gözleriniGaziantep'te dünyaya açtı. İlk çocukluk yıllarını babasının yedeksubaylık veyargıçlık görevleri nedeniyle sırasıyla Gaziantep, Antakya ve Diyarbakır'dageçirdi. Beş yaşından sonra Ankara'da büyüdü. Ankara Sarar İlkokulu, AtatürkLisesi ve Bahçelievler Deneme Lisesi'nde ilk ve orta öğrenim gördü.
Üniversiteyıllarında, 1962 ve 1963'te toplam on ay Almanya'da işçilik yaptı ve Almancaöğrendi. Haziran 1964'te Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni bitirdi. KamuHukuku (Devlet Teorisi ve Kamu Hürriyetleri) kürsüsüne asistan olarak girdi.1967 yılında Dönüşüm dergisi yazı kurulu üyesi ve başyazarı idi. Almanya'daTürk Toplumcular Ocağı kurucusu ve ilk genel başkanı olmuştu. Türkiye İşçiPartisi (TİP) üyesiydi. TİP'in Bilim Kurulu'nda görev aldı ve Güvenlik Komitesibaşkanlığı görevlerini yürüttü. TİP içindeki "Devrimci Muhalefet"hareketinin önderlerindendi.
Perinçek 1968'dehukuk doktoru oldu. Doktora tezinin konusu ve ilk kitabı, Türkiye'de SiyasiPartilerin İç Düzeni ve Yasaklanması Rejimi'ydi. Aynı yıl daha sonra Dev-Gençadını alacak olan Fikir Kulüpleri Federasyonu (FKF) genel başkanı olmuştu. Yineaynı yılın Kasım ayında, arkadaşlarıyla birlikte Aydınlık dergisini yayınlamayabaşladı. Aydınlık'ın başlangıçtaki kurucuları Şahin Alpay, Cengiz Çandar, GünZileli, Erdoğan Güçbilmez, Vahap Erdoğdu, Atıl Ant, Münir Ramazan Aktolga veDoğu Perinçek'ti.
1969 Temmuz'undaİşçi Köylü gazetesini kurdu ve başyazarı oldu. 12 Mart Muhtırası'nın ardındanbaşlayan tutuklama dalgasından Doğu Perinçek de nasibini almıştı. Tutuklanmışve yapılan yargılama sonucunda yirmi yıl hapis cezasına çarptırılmıştı.Cezasını çekerken 1974 Affı imdadına yetişti ve Doğu Perinçek serbestbırakıldı. Siyasi hayatına kaldığı yerden başlayacaktı. Bu arada hayatına birkadın, Sırma Ersanlı girecekti. 1974 yılında evlenen Doğu Perinçek'in evliliğiancak iki yıl sürebilmişti. Bu evlilikten Zeynep Perinçek doğmuştu.
28 Ocak 1978'deAydınlık Davası'nın aklanmayla sonuçlanması üzerine Türkiye İşçi KöylüPartisi'nin kuruluşuna önderlik etti ve ilk genel başkanı oldu. Türkiye buyıllarda sağ-sol çatışmaları içinde kıvranıyordu. Terör şehirleri teslimalmıştı. Silahlı çatışmalar alınan tüm önlemlere rağmen engellenemiyordu. İştetam bu ortamda 12 Eylül 1980'de Türkiye'de askeri darbe oldu. Bu Perinçek'inkişisel tarihi için de çok önemliydi. Perinçek tutuklandı ve 1985 yılına kadar,tam beş sene tutuklu kaldı. Serbest bırakıldıktan iki yıl sonra, Ocak 1987'dehaftalık "2000'e Doğru" dergisini yayınlamaya başladı. Bu dergide degenel yayın yönetmeni ve başyazarlık görevlerinde bulundu.
Bu defa da neredeyseiç savaş görüntüsü veren etnik çatışma yüzünden başı derde girdi. GüneydoğuAnadolu bölgesinde muhalif aydınları "te'dib" etmeye yönelikçıkartılan "Sansür Sürgün Kararnamesi"nin kurbanı oldu. 1990 yılında,Diyarbakır Cezaevi'nde üç ay tutuklu kaldı. 1991 yılında Türk Ceza Kanunu'nun141. maddesinin kaldırılmasıyla, yeniden siyasi haklarına kavuştu ve aynı yılınTemmuz ayında Sosyalist Parti'nin İkinci Büyük Kongresi'nde genel başkanlığaseçildi. Bir yıl sonra Sosyalist Parti'nin Anayasa Mahkemesi'nce kapatılmasıüzerine kurulan İşçi Partisi'nin genel başkanı oldu. Ancak Perinçek hakkında1991 seçimlerinde TRT'de yapılan Liderler Açık Oturumu'nda yaptığı konuşmanedeniyle kendisine Terörle Mücadele Yasası'nın sekizinci maddesine dayanılarakon dört ay hapis cezası verildi. Bu ceza bittiğinde tarihler 8 Ağustos 1999'ugösteriyordu. On ay, on gün Haymana Cezaevi'nde kalmıştı. Basın suçlarınıerteleyen yasayla yeniden siyasal haklarına kavuştu. 19 Ekim 1999'da toplananİşçi Partisi Olağanüstü Kongresi'nde yeniden genel başkan seçildi. Halen ŞulePerinçek'le evli olan Doğu Perinçek'in bu evlilikten üç çocuğu oldu: Kiraz,Mehmet ve Can Perinçek.
ERMENİ NÜFUS TÜRKLERE YAKLAŞMIŞTI
Türk siyasihayatının belki de en tartışmalı isminin hayatından satır başları böyle. Amabiz biraz geriye, Erzincan-Eğin'e, oradan da Apçağa köyüne uzanmak istiyoruz.Dedesinin babası Mehmet Sadık Efendi, 1850 tarihinde Apçağa köyünde doğdu.Apçağa, o tarihlerde Abuçeh diye anılıyordu. Özellikle yöredeki Ermeniler,Abuçeh adını kullanıyordu. Babasının adı Hacı Mehmet, anne adı ise Ayşe'ydi.Mehmet Sadık Efendi, Eğin'de (Kemaliye) belediye katipliği yaptı. Dahasonraları muhtelif yerlerde posta müdürlüğü görevlerinde bulundu. En son 1915yılında Mekke'nin posta müdürlüğü görevini yürütmüştü. Aynı tarihte ailenin birbaşka yakın akrabası da Cidde posta müdürü idi. Bu akraba, Cumhuriyet'in ilanıve sonrasında yaşanan devrimlerin ardından "Çitlioğlu" soyadınıalmıştı. Yani ailenin bir kısmı bugün Çitlioğlu soyadını kullanmakta.
Doğu Perinçek'indedesi Mehmet Cemal Perinçek de, 1887'de Apçağa'da doğdu. Önce Sıbyanmektebine, ardından da Eğin Rüştiyesi'ne gitti. Buradan şehadetname (diploma)alan Mehmet Cemal Efendi, Türkçe ve Fransızca okuyup yazabilmekteydi. 1906senesinde Ankara'da Telgraf ve Posta Müdürlüğü'nde muhabere memuru olarak işebaşlamıştı. Bir süre sonra Yozgat Posta ve Telgraf Müdürlüğü'nde muhaberegörevine tayin edildi. İlerleyen yıllarda ise Refahiye'de Telgraf Müdürlüğüyaptı.
Burada hem MehmetSadık Efendi, hem de Apçağa üzerinde durmakta fayda var. Bölgeyi anlamak,demografik yapısı hakkında bilgi almak için bakılacak en iyi yer ŞeriyyeSicilleri yani Mahkeme Kayıtları'dır. Osmanlı mahkeme kayıtları olan ŞeriyyeSicilleri, bize bir bölgenin sosyal, iktisadi, dini vb. hakkında ortaya çıkansorunları ve çözüm yollarını sunmaktadır. Daha doğru bir ifadeyle oradaki halkarasında meydana gelen anlaşmazlıklar hakkında mahkeme üyelerinin, şahitlerinve iddia sahiplerinin ifadeleri, görülen davada kayda geçirilir. Daha sonra bukayıtlar mahkeme tarafından saklanır. Mahkeme kayıtlarında davacının da,davalının da davaya geçmeden önce adres tespitleri yapılır. Daha sonra her ikitarafın isimleri, baba ve dede isimleri, varsa aile-sülale ünvanları kayıtaltına alınırdı. Bu bilgiler bütün mahkeme kayıtlarında mevcuttu.
Bu kayıtlarabakıldığında Ondokuzuncu yüzyılın sonu ile yirminci yüzyılın başlangıcındabölgede ciddi bir Ermeni nüfus vardı. Bunların önemli bir kısmı zanaatkar veesnaftı. Ermeniler, daha çok Eğin kasabasında yerleşmişlerdi. Özellikle kasabaiçerisindeki mahallelerde pek çok Ermeni'nin ikamet ettiği, bugüne kadar gelenbelgelerden anlaşılmaktadır. Kasabada Dörtyol Ağzı Mahallesi ile SüfelaMahallesi, Ermenilerin yoğun bulunduğu mahalleler arasındaydı. Eğin'e bağlıköylerde de Ermenilerin yoğun bir surette yaşadıkları çok rahatlıklaanlaşılabilmektedir. Özellikle Gemer-gab (Kemer-gab), Apçağa ve İliç buköylerin en iyi örnekleridir. Şeriyye Sicilleri'ne göre Eğin de az da olsaRumlar da yaşamaktadır. Rumlar özellikle Vanik köyü ve çevresinde bulunmaktaydı.
Apçağa, içinde çokaz Müslüman'ın yaşadığı bir Ermeni köyüydü. Şeriyye Sicillerin'de Apçağa ileilgili on mahkeme kaydından sadece bir tanesi Müslümanlara aitti. Mahkemekayıtlarının onda dokuzu Ermenilere aitti. Kısaca köyün önemli bir kısmıErmeni'ydi; ancak az da olsa Müslüman nüfusun yaşadığı kaynaklardananlaşılmaktadır. Aynı zamanda Apçağa köyü muhtarlarının ve köy ihtiyarheyetinin tamamı Ermenilerden meydana geliyordu. Nitekim Apçağa'dan mahkemeyebaşvuran bir Ermeni'nin davasına köyün "muhtar-ı evveli Kozmoz veledTebimbek" ile muhtar-ı sanisi "Hamtor veled Aleksan; ihtiyarheyetinden ise Kirkor veled Agop, Kirkor veled Artin, Karabet veledNihayet" katılmışlardı.
Eğin'in bir başkaköyü, İliç de Şeriyye Sicili'ne göre Ermeni köyü olarak gözükmektedir. İliç'tenmahkemeye başvuran tek bir Müslüman'a rastlamak mümkün değildir. Köydeyaşayanların tamamı Ermeni'dir. Mahkeme kayıtlarına göre köy muhtarının adıKirkor veled Relham'dı. Bölgede az da olsa bir Rum nüfusu yaşamaktaydı. Eğin'insadece Vanik köyünde yaşayan Rumların arasında başka millet ve dinden insanyoktu. Köyden mahkemeye Rumlar dışında tek bir başvuru olmamıştı.
MUHTESİP MEHMET SADIK
Eğin'de yaşayanErmenilerin ortak özelliklerinden birisi de aile/sülale ünvanlarına sahipolmalarıydı. Daha şaşırtıcı olan ise bu ünvanların büyük kısmınınTürkçeisimlerden oluşmasıydı. Muratoğlu, Değirmencioğlu, Tokatlıoğlu, Keçioğlu,Bayındıroğlu, Gülümoğlu, Reisoğlu, Çilingiroğlu, Külükçüoğlu, Narlıoğlu,Sarıoğlu, Dürümoğlu, Ekreklioğlu, Dedeoğlu, Yalancıoğlu, Kasaboğlu, Çobanoğlu,Ayvazoğlu, Eskicioğlu, Hozatoğlu, Çirkinoğlu, Karagözoğlu, Şahenkoğlu,Şahinoğlu, Eskihanoğlu, Canikoğlu bu aile ya da sülale ünvanlarındanbazılarıydı. Ayrıca aidiyet olarak hangi milletten olduğu anlaşılamayan isimlerde vardı; Perinçoğlu, Kalbetoğlu, Ladifoğlu vb. Ayrıca mahkeme kayıtlarına görebazı Ermeni kadınlarının Türkçe isimler taşıdığı anlaşılmaktaydı; Sultan, Nazlı,Dudu, Zümrüt, Elmas, Meryem gibi. Ancak bunlar istisnadır. Ermeni kadınlarınınbüyük çoğunluğu kendi dillerinde, Ermenice isimler taşımaktaydı. Ermenierkeklerinin ise tamamı kendi milletlerine ait isimleri kullanmaktaydı.
Perinçoğlu ünvanınınkökenini anlamak için yine Şeriyye Sicilleri'ne bakmakta fayda var. Burada adıgeçen Perinçoğullarının hepsi Ermeni kökenlidir. Örneğin, "Eğin kazasınınnefs-i kasaba mahallelerinden Arpeki sakinlerinden ve teb'a-yı devlet-i aliyyeninErmeni milletinden Parinçoğlu (Perinçoğulları) Estepan ve Haçador veled Kiforknam kimesneler erkarındaşları Ohannes veled Perinç muvacehesinde görülendava" bunlardan birisidir. Bir başka kayıtta ise Perinçoğlu Estepan'ınkaydı görülmekte; "Mamüretü'l-aziz Vilayeti'nde Eğin kazasının merkezkasabası mahallelerinden Eriği Çori Kaldırımı Mahallesi ahalisinden ve OsmanlıDevleti teb'asından ve Ermeni milletinden Perinçoğlu Estepan'ın hanesine varıpvesikada da isimleri yazılı olan kimselerin huzurunda ve meclis-i şer'-işerifte görülen davaya dair."
ŞeriyyeSicilleri'nde bulunan bir başka belge ise Doğu Perinçek'in büyük dedesi MehmetSadık Efendi ile ilgili soru işaretleri oluşturdu. Çünkü Eğin doğumlu MehmetSadık, Şeriyye Sicilleri'ne göre "mühtedi" idi. Yani sonradan İslamdinini kabul etmiş, "hidayete ermiş" bir isimdi. Eğinli MühtediMehmet Sadık'ın görevi muhtesiplikti.
Doğu Perinçek'inuzak geçmişinden biraz daha yakına gelelim. Burada karşımıza çıkan isim babaMehmet Sadık Perinçek olacak. Sadık Perinçek, Mehmet Cemal Perinçek'in yediçocuğundan birisiydi. Annesi de aynı köyden Rahime Behiye Hanımdı. Erzincan'ınEğin (Kemaliye) ilçesinde, 1915 yılında dünyaya geldi. İlkokulu Erzincan'ınRefahiye ilçesinde, ortaokulun iki yılını ise Giresun'da okudu. Üçüncü ve sonsınıfı Malatya'da tamamladı. 1933 yılında Sivas Lisesi'ni bitirdi. 1939-1940eğitim-öğretim yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni bitirdi.
DARBEYİ GEREKLİ GÖRDÜ
Yedeksubay olarakaskerlik yaptı. Hatay'da hakimlik stajına başladı. 1943 yılında iseDiyarbakır'a hakim olarak gönderildi. 1945-1954 yılları arasında Ankara'daYargıtay Cumhuriyet Başsavcı Yardımcısı görevinde bulundu. 1954'te görevindenayrılarak Erzincan'dan Demokrat Parti milletvekili seçildi. 1957'den 1961'ekadar avukatlık yaptı. 1961'de genel başkanlığını Ekrem Alican'ın yaptığı YeniTürkiye Partisi'nden Erzincan milletvekili seçilerek Kurucu Meclis'e girdi.Daha sonra Adalet Partisi'ne katıldı. Aynı yıl yapılan seçimde tekrar Erzincanmilletvekili seçildi. 1965 ve 1969 seçimlerinde de milletvekili oldu. MehmetSadık Perinçek, 1965 yılında Adalet Partisi genel başkan yardımcılığı görevineseçildi. Oğlu Doğu Perinçek'in adının şiddet olaylarına karışması siyasikariyerini etkiledi. Bu yüzden parti genel başkan yardımcılığı görevindenayrılmak zorunda kaldı.
M. Sadık Perinçek,siyasete Demokrat Parti'den milletvekili seçilerek girse de, parti ile herkonuda aynı çizgide durmamıştı. O yüzden 1957'de ikinci defa milletvekiliolamamıştı. 27 Mayıs Darbesi'ni ise son derece olumlu karşılamış, "Çok iyioldu, başka çaresi yoktu" demişti. DP'de Adnan Menderes'ten daha çokSavunma Bakanı Ethem Menderes çizgisine yakındı. Yassıada'da yargılanan devrikbaşbakan Adnan Menderes'in avukatlığını yapması istendiğinde, bu isteği hiçdüşünmeden geri çevirmişti. Sonradan AP'ye girmişti ama Deniz Gezmiş, Hüseyinİnan ve Yusuf Aslan'ın idam kararının oylamasına katılmayarak, parti grubudışında hareket etmişti. M. Sadık Perinçek, milletvekilliğinden sonra uzunyıllar avukatlık yaptı.
Türk Ceza Kanunu veBuna Ait Seçilmiş Temyiz Mahkemesi Kararları, Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu veİlgili Temyiz Mahkemesi Kararları, Hususi Kanun ve Nizamnameler (arkadaşlarıylabirlikte) hazırlayıp yayınlanan, hukuk alandaki yapıtlarıdır. Ayrıca, Atatürk'ün'Eskişehir-İzmit Konuşmaları', Yusuf Akçura'nın 'Türkçülüğün Tarihi, TürkTarihinin Ana Hatları', Erzincan Valisi Ali Kemalî'nin 'Erzincan Tarihi',Ruşenî'nin 'Din Yok Milliyet Var', Jean Meslier'in 'Sağduyu', Caetano'nun'İslam Tarihi-I', İbrahim Olcaytu'nun 'Hayatım ve Şiirlerim, FolklorDefterleri-I ve II' adlı kitaplarını bugünkü dile çevirdi. Bunlar Kaynak veKalan Yayınları'nca yayımlandı. 'Atatürk'ün Bütün Eserleri'nin Danışma KuruluÜyeliği'nde bulundu. 13 Eylül 2000'de öldü. Ankara'da Cebeci'deki AsrîMezarlık'ta toprağa verildi. Doğu Perinçek'in annesi ise Malatya,Darende'dendi. Balaban (Gerimter) köyünden, Hacıoğulları ailesinden öğretmenİbrahim Olcaytu'nun kızı Lebibe Perinçek'ti. Dayısı ise daha sonratümgeneralliğe yükselecek olan Turhan Olcaytu'ydu.
Doğu Perinçek'inhayatında birbirinden ilginç bağlantılar vardı. Dayısı Em. Tümg. TurhanOlcaytu, 12 Mart Muhtırası öncesinde etkin isimlerden birisiydi. Adı kurulmuşolan cuntaya verilen Em. Tümg. Cemal Madanoğlu, Perinçek'in ilk eşi SırmaErsanlı'nın eniştesiydi. Yine Doğu Perinçek'in teyze oğlu, yani kuzeni GürbüzTüfekçi'nin arası TSK mensuplarıyla çok iyiydi. Çevresi Tüfekçi'yi MİT mensubuolarak biliyordu.
Doğu Perinçek'insınıf arkadaşları da oldukça önemli isimlerden oluşuyordu. 1964'te mezun olduğuAnkara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden dönem arkadaşları Mikdat Alpay ve UğurMumcu'ydu. Alpay daha sonraki yıllarda MİT Müsteşar Yardımcılığı görevine kadaryükseldi. 28 Şubat Dönemi'nde adından en fazla bahsedilen MİT görevlisiherhalde Mikdat Alpay'dı. Hukuk Fakültesi, Siyasal Bilgiler Fakültesi (SBF) ileyanyana olduğundan, Perinçek'in etkinlik alanı bu okula da sıçramıştı. SBF, ogünlerde siyasi çalkantıların tam odağındaydı. Şahin Alpay, Cengiz Çandar, NuriÇolakoğlu, Ömer Madra, Cüneyt Akalın, Halil Berktay gibi o dönemin geleceğiparlak SBF ve Ortadoğu Teknik Üniversitesi asistanları, Perinçek'in etrafındatoplandı. Perinçek, 1968'de devrimci gençliğin en üst kuruluşu olan FikirKulüpleri Federasyonu (Dev-Genç) başkanlığına seçildiğinde Ankara HukukFakültesi'nde asistandı.
Sosyalistliktenulusalcılığa, ateizmden Müslümanlığa savrulan bir hayatın ortasında DoğuPerinçek, Ergenekon Davası'nın en önemli zanlıları arasında... kaynak