Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)

Haberiniz Olsun

5 tane "iran" etiketli yazı bulundu "iran" tagli diger ogeler resimler , videolar

İran'ın bilinmeyen 41 özelliği

iran mozaği 1- Dünyanın en devrimci balığının yaşadığı yerdir. Samed Behrengi'nin doğduğu, 18 yaşında köy öğretmeni olduğu, "bir kaşık suda" boğulduğu, ama hâlâ köy çocuklarının kalplerinde yaşatıldığı ülkedir.

2- En güzel saraylarından biri "40 sütun" anlamına gelen "Çehel Sütun" adını taşır, ama gerçekte 20 sütunludur. Diğer 20 sütun için, sarayın hemen önünde uzanan dev havuza yansıyan aksine bakmanız gerekir!

3- "Çehel Sütun" sarayının hemen arkasında bir başka saray, "Heşt Beheşt" yani "Sekiz Cennet" Sarayı vardır. 400 yıllık bu botanik bahçesi, size yeryüzünde cennetin mümkün olduğunu düşündürür. Neden mi "Sekiz Cennet"? Çünkü tanrının sadece yedi cenneti vardır :)...

4- Basık suratlı ve uzun tüylü kedilerin anavatanıdır.

5- İsfahan... İranlılar'a göre burası "Nisf-ı Cihan"dır, bir başka deyişle bu kent o kadar güzeldir ki, evrenin yarısını görmüş gibi bir yumruk yersiniz. Siz siz olun, bir İranlıyla konuşurken "İsfahan nısf-ı cihan" demeyin, size "Ne, kulli cihan!" yani "Hayır, evrenin tamamı!" diyebilir...

6- Siesepol: İtalyan Rönesansı'nın en güzel köprülerini düşünün ve bu köprünün Toskana'dan 5.000 km uzakta, bir çölü bölen geniş bir nehrin üzerinde kurulduğunu düşünün. İranlılar bu köprüye "doğulu" dehşet bir özellik katmışlardır, köprünün 33 gözünün altındaki nehir yatağı teraslanmıştır, bu nedenle de dünyanın en güzel su sesini burada duyarsınız. Özellikle de uzaktaki karların eridiği Mayıs-Haziran aylarında...

7- Yüzünün tamamı gözden oluşan, ceylan yürüyüşlü güzel kızların diyarıdır İran. O güzel kızla saatlerce Hayyam'dan, Sadi'den, Italo Calvino'dan konuşabileceğiniz "gerçeküstü" bir memlekettir.

8- "Cennette huriler varmış kara gözlü, / içkinin de oradaymış en güzeli. / Desene biz tam cennetlik olmuşuz, / bak bir yanda şarap diğer yanda sevgili..." diyen adamın, Ömer Hayyam'ın ülkesidir İran.

9- Geniş bahçelerin ve şehir ortasında içinde yapay göllerin bulunduğu devasa parkların ülkesidir İran. Parklarını filozoflarının, şairlerinin ve matematikçilerinin büst ve heykelleri süsler.

10- Unutmayın, McDonalds'ın işgal etmediği dünyadaki son yerlerden biridir İran!

11- En yakası açılmamış tanrıtanımaz fıkralar burada anlatılır. Mollalar bunun önüne ne yazık ki geçemedi :)...

12- İran'daki bazı devasa camileri aydınlatmak için tek bir mum yeter! İran süsleme sanatlarından Aynakâri, en büyüğü serçe parmağınızın tırnağı büyüklüğünde milyonlarca renkli aynanın tüm kubbeyi hatta mukarnas süslemeli duvarları kaplamasına dayanır. İçeriyi aydınlatmak için tek bir mum yeter de artar, gözleriniz kamaşır...

13- Tavla'nın doğduğu yerdir.

14- Ali Gapu: Bir oda düşünün, duvarlarında ve kubbesinde değişik müzik çalgılarının şeklinde oyulmuş yüzlerce oyuk olsun. Safevi Şahı Abbas odaya girmeden önce bir müzik heyeti bir saat kadar müzik çalarmış odada, şah geldiğindeyse sessizce dışarı çıkarmış. Odanın mükemmel akustiği, dakikalarca müziğin odada yankılanmasını ve devam etmesini sağlarmış...

15- Amerikan yasalarınca Microsoft ürünlerinin satışının yasaklandığı bir ülkedir burası. İranlılar ters mühendislik yoluyla Windows işletim sistemini kırıp, üzerine 3-5 yazılım ve adam gibi çalışan Farsça/Arapça desteği ekleyerek Windows Parsa adıyla piyasaya sürer. Windows Parsa, Körfez ülkelerinde de Microsoft'u silkeler! :)

16- İran İslami bir devlet olmasına karşın, parlamentosunda Ortodoks (Ermeni), Musevi ve Zerdüşt azınlıklara koltuk ayrılmıştır! Ermeni azınlığın alkollü içki (şarap) üretme ve bunu azınlık üyelerine satma imtiyazı var!

17- Dünyanın en çok satan mizah dergileri İran'da çıkar. Toplumsal muhalefetin sığındığı kalelerden biri olan mizah, İran'da muhteşem bir inceliğe ve kıvraklığa sahiptir. Bazı fıkralar sizi sandalyenizden düşürebilir. İranlı karikatüristlerin her yıl uluslararası karikatür ödüllerini toplaması boşuna değildir. :)

18- İran'da Hz. Muhammed'in resmini yapmak serbesttir. Dini bayramlarda Hz. Muhammed'in dev resimleri şehrin geniş duvarlarını "Che Guevara" misali süsler... "Bizde günahtır" dediğinizde İranlılar şaşırır: "Peygamber bizim gibi bir insan. Onu neden putlaştıralım ki?"

19- Ünlü sinema yönetmeni Abbas Kiyarüstemi'nin ülkesidir İran. Bir diğer Abbas, Magnum'un ünlü fotoğrafçısı olan Abbas'tır. Onun fotoğraflarını tanımamak, en hafif tabiriyle "ayıptır".

20- Ortadoğu'nun İngilizler ve Fransızlar tarafından çizilmemiş tek sınırı, 1639′daki Kasr-ı Şirin Anlaşması'yla çizilen Türkiye-İran sınırıdır. O günden beri bu sınır değişmedi...

21- İranlıların Büyük İskender'e ülkelerini istila ettiği için değil ama Persepolis Kütüphanesi'ni yaktırdığı için öfke duyması, sizi derin düşüncelere sevkeder. Bir daha saygı duyarsınız karşınızdaki medeniyete...

22- Dünyanın en uzun caddesi Veli Esr, 17 kilometre uzunluğundadır. Tahran şehrinin tüm diğer sokaklarında olduğu gibi, bu caddenin de her iki yanından kuzeydeki dağlardan gelen serin sular, gürül gürül akar. 17 kilometre boyunca caddenin her iki yanında ulu kavak ve çınar ağaçlarının gölgesindesinizdir ve burası şehrin tam ortasıdır!

23- Resmi istatistiklere göre İran'ın en zengin kişisi Hz. Hüseyin'dir! İranlılar, vasiyetname ve miraslarında bir şeyleri hep Hz. Hüseyin'e "vakfederler". Hz. Hüseyin'in adına kurulan vakıflar, İran'da 1300 yıl boyunca bağışlanan sayısız gayrımülke ve gelir kaynaklarına sahiptir. Tapu kayıtlarında Hz. Hüseyin'in adı bolca geçer :)...

24- İran'ı sevmek, Sadi'yi ve Gülistan'ı bilmektir. Sadi'nin Şiraz'daki kabri muhteşem bir anıttır ve bu anıtın altından bir berrak pınar geçer. Merdivenlerle pınarın yanına iner, Gülistan'dan mısralar okursunuz.

25- İran'da her yıl Türkiye'den çok daha fazla Batı dillerinden kitap çevrilir. Bu çeviriler, Türkiye'dekinden çok daha kalitelidir.

26- 65 kadar yerel dilin konuşulduğu, 40 kadar farklı etnik grubun (bizdeki gibi sadece ismi kalan gruplar değildir bunlar) barış içinde yaşadığı, tüm çabalara rağmen Yugoslavyalılaştırılamayan bir ülkedir İran...

27- İran, Ortadoğu'nun en güçlü devlet geleneğine sahip ülkesidir. Selçuklu hükümdarlarına hizmet eden İranlı devlet adamı Nizamülmülk (M.S. 1018-1092) Machiavelli'den yaklaşık 3 asır önce tarihin ilk modern siyaset bilimi kitabını, Siyasetname'yi yazdı. Modern devlet yapılarının temelini atan Nizamülmülk, o kadar çok devlet kurumu ve resmi bina yaptırdı ki, bugün bile asker kışlalarının, bakanlıkların ve cezaevlerinin giriş kapısı onun adıyla yani "Nizamiye" olarak çağrılıyor!

28- İran'da sokakta elinde teberzinleriyle gezen dervişlerle karşılaşabilirsiniz. Dervişlerle oturup tanrının varlığı hakkında saatlerce konuşabilirsiniz. Derviş "tanrı yoktur" derse sakın şaşırmayın, sûfi inancı "böyle bir şey"dir, sizi her an şaşırtır ve tanrıya daha da yaklaştırır...

29- İran adı üstünde bir "İslam Cumhuriyeti"dir ama namaz vaktinde bangır bangır bağıran ezan sesi duyamazsınız. Ezan sesini duymak için radyoyu açarsınız. İran'da cami sayısı da çok azdır.

30- Yahya Kemal'in "Hâfız'ın kabri olan bahçede bir gül varmış; / yeniden her gün açarmış kanayan rengiyle. / Gece, bülbül ağaran vakte kadar ağlarmış, / Eski Şiraz'ı hayal ettiren ahengiyle." dediği yer gerçekten de vardır. Şiraz'da sabah 4′te kalkın, minibüsle 20 kilometre yol yaptıktan sonra Hâfız'ın kabrine varacaksınız. Eğer şanslıysanız, artık bir gül bahçesi olan Hâfız'ın kabrine günbatımına doğru bülbüllerin gelişini izler ve şafak vaktine dek şarkılarını dinlersiniz...

31- Tahran'da 1990′ların başından bu yana, tüm apartmanlarda "daire sayısı+1" araçlık garaj yeri ve daire sayısı kadar sığınağın yapımı zorunludur. Kişi başına düşen araç sayısı İstanbul'dan çok daha fazla olan Tahran'da park sorunu ile karşılaşmazsınız.

32- Kadınların üniversite mezunu olma ve kamu kurumlarında çalıştırılma oranları Türkiye'den daha yüksektir. Evet, şaka değil bu!

33- Hz. Zerdüşt'ün ve 1500 yıldır sönmeyen ateşin ülkesidir İran.

34- Emevilerle İspanya'ya kadar giden muhteşem su uygarlığının doğduğu yer İran'dır. Derin su kanallarının, su dağıtım şebekelerinin ve ganat sisteminin anavatanıdır İran.

35- İranlılar 2500 yıl önce çöl ortasında buz üretmenin yolunu bulmuştu. Bir mühendislik ve mimari harikası olan Yahçal'lar ve Ab Anbar 'lar bugün bile kullanılıyor.

nakşı cihan meydanı

36- İsfahan'daki Nakşı Cihan Meydanı, tarihi İpek Yolu'nun sergi ve fuar alanı olarak binlerce yıl kullanıldı. Bugün dünyanın en büyük ikinci meydanı olan bu alanı görmeden İran'ı anlayamazsınız!

37- İbni Sina ya da Batılıların ona verdiği isimle Avicenna, modern tıp biliminin babası kabul edilir. Paris Üniversitesi'nin Tıp Fakültesi'nin girişinde kimin dev bir portresi vardır, bir tahmin edin bakalım?

38- İran, Robocup 2006′ya altı tanesi tamamen bayanlardan oluşan 50 takımla katıldı. Öğrencileri özendirmek için, bu yarışmaya girenler üniversiteye giriş sınavından muaf tutulup diledikleri bölüme kafadan girme hakkına kavuşurken, uluslararası bilimsel yarışmalarda başarı gösterip madalya getiren öğrenciler zorunlu askerlik hizmetinden muaf tutulmaktadır. (Gürer Özen'e teşekkürler)

39- İran'da dilencilik yasaktır, vakıflar ve aşevleri çok etkin bir şekilde çalışır. Dilerseniz sokaktaki yardım kutularına para atabilirsiniz. Kimsenin aklına bu kutuları parçalamak gelmez...

40-  Şii imamlarının sekizincisi olan Hz. İmam Rıza'nın Meşhed'deki kutsal türbesi, tüm görkeminin yanında bir de "iyinin eninde sonunda kötüyü yeneceğine" dair bir doğu masalını içinde taşır. Rivayet bu ya, Hz. Ali'nin soyuna olmayacak kötülükler yapan Abbasi halifesi Harun Reşid'in cenazesi yıllar boyunca toprak tarafından kabul edilmez, kusulur. Ta ki, yıllar sonra İmam Rıza'nın ayak ucuna gömülünceye kadar... 1001 Gece Masalları'nın görkemli halifesi Harun Reşid'in küçük sandukası gerçekten de İmam Rıza'nın ayak ucundadır. :)

41- Doğunun onurudur İran... Muaviye karşısında Hz. Ali, Yezit karşısında Hz. Hasan ve Hüseyin, Abbasi halifesi Harun Reşid karşısında İmam Rıza, petrol tröstlerinin karşısında Musaddık, Şah'ın karşısında Behrengi, Molla'nın karşısında Şirin Ebadi, Teksaslı George Bush'un karşısında ise 7.000 yıllık bir kültürdür...

PKK'nın Yabancı Ülkelerdeki Faaliyetleri ve PKK'nın Para Kaynakları Ülkeler

PKK'nın Yabancı Ülkelerdeki Faaliyetleri ve PKK'nın Para Kaynakları Ülkeler

Almanya

Almanya'da yaşayan Türk nüfusun yoğunluğu terör örgütü PKK için Avrupa alanındaki faaliyetlerinin organizesinde bu ülkeyi önemli bir merkez ve üslenme alanı olarak görmesine sebep olmaktadır. 1993 yılında PKK terör örgütünün Almanya'da resmen yasaklanmasına rağmen faaliyetler, paravan isimlerle kurulan 33 dernekle yürütülmeye çalışılmaktadır.

PKK'nın cephe faaliyetlerini yürütmek üzere bu ülkede kurulan ERNK ile bu paraleldeki diğer dernek ve kuruluşlarca Türk işçileri arasında PKK'ya eleman kazandırmak amacıyla propaganda faaliyetleri sürdürülmektedir. Terör örgütü PKK'nın son zamanlarda içine düştüğü eleman sıkıntısı sebebiyle bu ülkedeki sempatizan konumundaki kişileri legal görünümlü organizasyonlar bünyesinde seminer ve toplantılarla siyasi eğitime tabi tutarak önce Ortadoğu'ya sonra da Türkiye'ye göndermektedir.

Ayrıca yine aynı amaca yönelik olarak mülteci ve kaçak statüsünde bulunan oturma izni olmayan kişileri bu ülkede aktif örgütsel faaliyetlerde bulunmaya zorlamaktadır. Çeşitli vesilelerle organize edilen geceler, açılan yardım kampanyaları yayımlanan gazete ve dergilerin zorla satılması ile örgüt adına zorla para toplama faaliyetlerinden elde edilen gelirler örgütün finans kaynaklarını oluşturmaktadır. Bu yollarla elde edilen gelirin yıllık 150 milyon Euro civarında olduğu değerlendirilmektedir.

Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Kesimi

Yunanistan, Türkiye'de işlemiş oldukları terör suçları nedeniyle adli takip ve soruşturmadan kaçarak ülkelerine sığınan teröristlere siyasi sığınma, kamp ortamı sağlama, silahlı eğitim, sağlık hizmeti verme ve barınma imkanı gibi kolaylıklar sağlamaktadır.

PKK terör örgütü Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Kesiminde rahatça faaliyet gösterebilmektedir. Elde edilen bilgiler ve yakalanan PKK militanlarının ifadelerinden; özellikle 1994 yılından itibaren Ülkemizden ve Avrupa'dan çeşitli yollarla Yunanistan'a gönderilen PKK militanlarının, bu ülkede örgüte ait mevcut kamplarda patlayıcı madde eğitimine tabii tutuldukları ve bu eğitimi tamamlayan militanların görevlendirildikleri metropol iller ve turistik bölgelerde bombalı saldırılar yapmak üzere Türkiye'ye giriş yaptıkları anlaşılmaktadır.

PKK, Yunanistan'dan ülkemize dönük faaliyetlerin bir kısmını Atina ve İstanköy'de bulunan ERNK temsilciliği ve Kürdistan Komitesi gibi kuruluşlarca organize etmektedir.

Yunanistan'ın özellikle Avrupa kamuoyunu etkilemeye yönelik Türk turizmini baltalama amaçlı yoğun gayretleri ile ülkesindeki parlamenter, asker ve diğer resmi kişilerin himayelerinde oluşturulan kamplarda turistik yörelerimize yönelik bombalama ve sabotaj eğitimlerinin verilmesi yasadışı örgüt ile Yunanistan'ın hangi müştereklerde birleştiklerini göstermektedir.

Güney Kıbrıs Rum kesimi PKK terör örgütü mensuplarının Avrupa ülkelerinde Suriye, İran ve Irak'a geçişlerindeki uğrak yeri olup, örgüt mensuplarına her türlü kolaylığı göstermektedir. Bekaa vadisinde Abdullah ÖCALAN'la görüşen Rum milli muhafız ordusunun emekli komutanının "Kürdistanın kurtuluşu Kıbrıs'ın kurtuluşu demektir" şeklindeki ifadesi herşeyi açıkça ortaya koymaktadır.Yunanlı subaylar terör örgütü PKK kamplarında teröristlere eğitim vermişlerdir.

Sonuç olarak Yunanistan ve Kıbrıs Rum Kesiminin PKK terör örgütüne vermiş oldukları destek, devlet düzeyinde yürütülmektedir. Bu ülkelerin bakanları, milletvekilleri, çeşitli kademelerdeki askeri ve sivil bürokratları, gazetecileri ve diğer kesimlerince PKK terör örgütüne yoğun bir destek verilmektedir. Yani kısaca Yunanistan ülkemize karşı ilan edilmemiş bir savaş kampanyası sürdürmektedir.

Romanya

Terör örgütü PKK Romanya'yı ticari faaliyetleri için bir üs olarak kullanmakta ve bu ülkedeki faaliyetlerini Kürt iş adamları Derneği ile Mezopotamya'nın sesi ismiyle çıkardıkları dergi çevresinde sürdürmektedirler.

Türkiye'de metropollere ve turistik alanlara yönelik gerçekleştirilecek eylemlerin bu ülkede planlandığı, koordine edildiği ve patlayıcı maddelerin buradan temin edildiği bilinmektedir.

Bu ülkede PKK adına eğitim gören ve belirli seviyeye gelen örgüt mensupları, Yunanistan'a gönderilmekte, burada askeri ve siyasi eğitimlerini tamamladıktan sonra bombalı eylemlerde bulunmak üzere ülkemize giriş yapmaktadırlar.

Hollanda

PKK terör örgütü faaliyetlerini siyasi alanda sürdürmek amacıyla 12 Nisan 1995 günü Hollanda'nın Lahey şehrinde yaptığı toplantıda sözde sürgünde Kürt Parlamentosunu kurmuştur.

Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının yoğun olarak yaşadığı Amsterdam, Rotterdam, Lahey, Arnheim ve Deventer gibi şehirlerde örgüt mensuplarının bu insanlardan zorla para topladığı, bazı işyeri sahiplerini tehditle aylığa bağladığı, para vermeyenlere sürekli olarak baskı yaptığı bilinmektedir. PKK terör örgütü bu ülkedeki faaliyetlerini halen bir çok dernekle sürdürmektedir.

Suriye

Terör örgütü PKK'ya destek veren ülkelerin başında Suriye yer almaktadır. Suriye PKK terörünü su ve Hatay sorunu ile irtibatlandırmakta ve bunu bir koz olarak elinde tutmak istemektedir.

Kürt asıllı Suriye vatandaşları arasında PKK örgütlenmesinin bütün hızıyla devam ettiği, örgütün lider konumundaki militanlarının büyük bir kısmının bu ülke orijinli olduğu bilinmektedir.

15 yılı aşkın bir süreden beri Türkiye'ye yönelik acımasızca eylemler gerçekleştiren terör örgütünün lideri, bu süre zarfında Suriye'de bulunmaktaydı. Siyasi ve askeri makamların kararlı tutumlarıyla ve izlenilen baskı politikalarıyla, yasadışı örgütün lideri 09.10.1998 tarihinde Suriye'yi terk ederek Moskova'ya kaçmak zorunda bırakılmıştır.

Irak-Kuzey Irak

1990 yılında ortaya çıkan Körfez krizinden sonra oluşturulan 36. paralelin Kuzeyindeki tampon bölgede söz sahibi olan Irak Kürdistan Demokratik Partisi (IKDP) ve Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB)'nin yanısıra PKK da bu bölgede üs ve faaliyet alanları oluşturmuş, otorite boşluğunun ortaya çıkması ile birlikte PKK tamamen bu bölgeye yerleşmiştir.

Kuzey Irak'taki fiili durumun, PKK'nın faaliyetlerine önemli katkılar sunduğu bilinmektedir. Uzun bir süre Kuzey Irak'ı salt bir cephe gerisi olarak kullanmaya çalışan PKK, Körfez Krizi'nin akabinde, bölgenin kuzeyini bir hakimiyet sahası olarak kullanma yoluna gitmiştir. PKK bölgede etkili bir güç olmanın, uluslararası camia nezdinde Kürt sorununda taraf olmak gibi bir avantaj sağlayacağını hesap etmektedir.

PKK'nın yakın dönemde sözde Sürgünde Kürt Parlamentosunu Kuzey Irak'ta üslendirmeyi hedeflediği, daha ileri giderek KYB ve KDP ile birlikte kendisinin de içerisinde yer alacağı Ulusal Kongreyi toplamayı hedeflemektedir, bu amaçla da Ulusal Kongre faaliyetlerinde başarı sağlanması için mevcut örgüt ve aşiretler ile ilişkilere önem vermektedir.

İran

Güvenlik kuvvetlerince ele geçirilen veya kendiliğinden teslim olan örgüt mensuplarının ifadelerinden; örgüt mensuplarının İran topraklarını barınma ve eğitim alanı olarak kullandığı ve özellikle Türkiye-İran ortak sınırına mücavir alanlarda örgütün kamplarının bulunduğu anlaşılmaktadır.

Ayrıca terör örgütü mensuplarının İran resmi makamları ile ilişki arayışı içerisinde olduğu, ihtiyaç duyduğu silah ve mühimmatın bir kısmını bu alandan sağladığı ve Türkiye-İran-Irak'a illegal geçişler için İran sahasının kullanıldığı, sınıra yakın yerlerde kümeleşen örgüt militanlarının ortak sınırı illegal yollardan geçerek güvenlik kuvvetlerine ve bölge halkına yönelik eylemler gerçekleştirdikten sonra tekrar karşı tarafa geçtikleri bilinmektedir.

Bulgaristan

Bulgaristan'da, rejim değişikliğinden sonra bozulan genel denetim ve güvenlik koşulları ülkede uyuşturucu, silah kaçakçılığı, sahtekarlık gibi alanlarda şebeke faaliyetlerine müsait bir ortam yaratmış ve PKK'nın veya bu örgüte yardımcı kişilerin Bulgaristan'da uygun yerleşme ortamı bulmalarına fırsat sağlamıştır. Bu sayede örgüt Avrupa ile Türkiye arasındaki bu tür faaliyetlerinde Bulgaristan'ı transit geçiş için kullanmaktadır.

İtalya

İtalya'da son zamanlarda faaliyetlerini sıklaştıran PKK terör örgütüyle mücadelede İtalyan Dışişleri Bakanlığı yetkililerinin taviz verilmeyeceğini bildirmelerine rağmen, sözde SKP'nin 7. Toplantısını 29-30.09.1998 tarihleri arasında meclis salonunda düzenlenmesine izin vermesi büyük bir skandal olmuştur.İtalya, Ortadoğuda üretilen eroinin hem tüketicisi, hem de komşu ülkelere taşınmasında İtalya, transit yol konumundadır. Bu ülkede PKK'nın en verimli finansman kaynağının uyuşturucu kaçakçılığı olduğunu, arkasından da İşçi simsarlığının geldiği bilinmektedir. Sözde Sürgünde Kürt Parlamentosu üyeleri, terörist başı A. ÖCALAN'ın İtalya'da yakalanmasının ardından söz konusu terörist başına destek olmak amacıyla İtalya Parlamentosu önünde düzenledikleri destek gösterisinde.

PKK terör örgütünün İtalya'da, Kürdistan Kültür Derneği, Kürdistan Enformasyon Bürosu, ERNK Bürosu-Roma, Kürt Dostluk Derneği ve benzeri kuruluşlar adı altında faaliyetlerini yürüttüğü bilinmektedir.

Rusya

Rusya Federasyonunda faaliyet gösteren örgütlerin başında Kürdistan Ulusal kurtuluş Cephesi (ERNK), Uluslararası Kürt Kültür Merkezi, Kürt-Rus Dostluk Derneği ve BDT Kürtleri derneği gelmektedir.

PKK terör örgütü gerek Rusya'da gerekse diğer cumhuriyetlerde bulunan Kürt potansiyeli kendi tarafına çekmek, olaya uluslar arası boyut kazandırmak, bu ülke vatandaşı olan Kürtleri silahlı faaliyetlerde kullanmak ve silah, uyuşturucu kaçakçılığında işbirliği yapmak amacıyla buralara açılma hamlesi yapmış, bilahare Rusya'nın da katılımıyla uluslararası konferans düzenleme imkanı dahi bulmuştur.

Bunun bir örneği de, PKK terör örgütünün bir organı olan Sözde Sürgünde Kürt Parlamentosunun Moskova parlamento binasında 30 Ekim 1995'de başlayan ve (3) gün devam eden toplantıdır.

İngiltere

İngiltere PKK'yı bir terör örgütü olarak görmekte, ancak, bu ülkede terör örgütü PKK adına faaliyet göstere kuruluşlar rahatça örgütlenebilmektedir. Özellikle, Kürdistan İnsan Hakları Projesi, Kürdistan Enformasyon Merkezi ve Kürdistan Workers Association isimli kuruluşlar vasıtasıyla örgüt faaliyetlerini rahatlıkla yürütmektedir.

PKK terör örgütü İngiltere'de bir çok dernek ve kuruluşlarla kamuoyunu yanlış bilgilendirmekte, bu yanlış yönlendirme sonucu İngiltere kamuoyunda, Türkiye'de insan hakları uygulamasında Kürt kökenli vatandaşlara farklı davranıldığı düşünceleri hasıl olmaktadır.

Fransa

PKK için Fransa, Avrupa alanındaki faaliyetlerin organizesinde önemli bir merkez olarak görülmekte ve faaliyetler bu doğrultuda sürdürülmektedir.

Terör örgütü PKK'nın siyasi kanadı olarak faaliyet yürüten ERNK ile kendi paralelindeki diğer dernek ve kuruluşlarca PKK'ya, bu ülkede çalışan Türk işçileri arasından eleman kazanmak amaçlanmakta, düzenlenen çeşitli geceler ve açılan yardım kampanyaları ile örgütün dergi ve gazetelerinden elde edilen gelirler aktarılmaktadır.

Avusturya

Avusturya, PKK ve paravan kuruluşlarına karşı müsamahakar tutumuyla dikkati çeken bir ülkedir.

PKK doğrultusunda faaliyetlerde bulunan ERNK bürosu, Kürt Kızılayı gibi kuruluş ve dernekleri vasıtasıyla, bu ülkede bulunan Türk vatandaşlarından zorla para toplama, Türkiye aleyhinde kamuoyu oluşturma amacıyla çeşitli etkinlikler düzenleme ve bu ülkede bulunan Türk kuruluşlarına yönelik saldırı eylemlerinde bulunma faaliyetleri gerçekleştirmektedir. gerçekleştirmektedir.

İsviçre

Diğer Avrupa ülkelerinde olduğu gibi PKK'nın cephe örgütü ERNK başka isimler altında bu ülkede de faaliyet göstermektedir. Örgüt İsviçre'de yoğun bir şekilde propaganda faaliyetlerine ağırlık vermektedir. Bu amaçla çeşitli geceler, seminerler, konferanslar gibi faaliyetler düzenlemektedir.

İskandinav Ülkeleri

İsveç

İsveç hükümeti PKK'yı terör örgütü olarak tanımakla birlikte Avrupa'da pek çok ülke gibi Kürt dernekleri federasyonu şemsiyesi altında faaliyet gösteren paravan kuruluşlara müsamahakar davranmaktadır. Hükümet, PKK'yı açıkça kınamaktan çekinmekte, sadece başvurduğu şiddet eylemlerine karşı çıkmaktadır.

ERNK'nin İsveç'te Türk vatandaşlarından zorla para topladığı bilinmektedir. Aynı şekilde geçtiğimiz yıl Stockholm'un çeşitli bölgelerindeki Türk turizmini baltalamaya yönelik posterlerde de ERNK imzası yer almaktadır.

Örgüt doğrultusunda İsveç'te faaliyet gösteren yaklaşık 42 derneğin İsveç Kürt dernekleri federasyonu adı altında toplandığı bilinmektedir.

Danimarka

Danimarka kamuoyu, Kürt Konusuna bir azınlık ve insan hakları sorunu ve ülkesi olmayan bir toplumun bağımsızlık mücadelesi olarak anlayış ve sempati ile bakma eğilimindedir.

Halen PKK terör örgütünün geçmiş yıllarda olduğu gibi bu ülkede de çeşitli kültürel adlar altında açmış olduğu derneklerin faaliyetlerine devam etmelerinin, bunların yanında 1995 yılında faaliyete başlayan ERNK bürosunun Hükümet izniyle resmi olarak açılmasının ve Adalet Bakanının ERNK bürosunun herhangi bir suç işlemediği taktirde faaliyetlerine engelleme getiremeyeceklerini belirtmesinin dikkat çekici olduğu değerlendirilmektedir.

Norveç

Avrupa'da Türklerin yoğun olarak yaşadıkları merkezlerdeki kadar büyük boyutlarda olmasa bile, Norveç'te de PKK mensupları örgütleri adına açık veya örtülü tehdit yoluyla para toplamaktadır. Diğer Avrupa ülkelerinde olduğu gibi, PKK şiddet kullanımı, aşırı gösteriler, uyuşturucu ticareti, işçi simsarlığı türünden faaliyetlerini bu ülkede de sürdürmekte, PKK'nın paravan kuruluşları mevcudiyetlerini korumaktadırlar.

Tüm bu gelişmelere rağmen Norveç makamları maalesef 1999 yılı içinde bu ülkede ERNK'nin bir büro açmasına müsaade etmişlerdir.

Finlandiya

Özellikle Körfez savaşından sonra Finlandiya'nın gündemine "Kürt Meselesi" "Ezilmiş bir halkın mücadelesi" şeklinde girmiş bulunmaktadır. Bu görüş üzerinde diğer Nordik ülkeleri parlamentolarının benzer görüşlerinin de etkisi olmuştur. Helsinki'de halen Fin-Kürt dostluk derneği ve Kürt Enformasyon merkezi isimleri ile aynı çatı altındaki PKK uzantısı ve yandaşı kuruluşlar faaliyet göstermektedir.

Diğer Ülkeler (ABD-İspanya-İrlanda)

ABD'de bulunan Türkiye aleyhtarı Ermeni ve Yunan lobilerinin yanında, bizzat terör örgütü PKK tarafından ABD ile ilişkileri geliştirmek ve Türkiye aleyhtarı faaliyetlere ivme kazandırmak amacıyla 1995 yılında GANİ GULUM (Kod adı) Namet GÜNDÜZ başkanlığında American Kurdısh Informatıon Network-AKIN (Amerikan Kürt Enformasyon Şebekesi) isimli dernek açılmıştır.

Bunun yanında, 1996 yılında Kürt Milliyetçisi Dr. Necmettin KERİM liderliğinde Washington'da "Kürt Enstitüsünü" kurulmuştur.

Terör örgütü PKK'nın İspanya'da iktidar ve muhalefet millet vekillerinin yanısıra bazı kuruluşlarla da irtibat halinde olduğu, Kürt Enformasyon ve İşbirliği Merkezinin açılışı sırasında görülmüştür.

PKK terör örgütü İrlanda'da sosyalist çevrelerle işbirliği yaparak sözde Türklerin Kürtlere katliam yaptığı imajını sergileyerek, İrlanda'dan Türkiye'ye bazı sendika ve dernek yetkililerini göndermişlerdir.

PKK'nın İrlanda-Dublinde Kürdistan Enformasyon Merkezinin bulunduğu bilinmektedir.

PKK'nın Para Kaynakları Ülkeler

PKK yılda 150 milyon EURO para elde ediyor ve bu toplanan paralar Türkiye'ye karşı silah alımında ve örgüt ihtiyaçları için kullanılıyor. Paraların bulunduğu ülkeler ise.

Örgütün beş farklı ülkede banka hesabı var.

Para trafiğini ERNK düzenliyor

Örgütün para trafiğini ERNK (Kürt Demokratik Halk Birlikleri) düzenliyor. Bu birime bağlı Diplomasi ve Kurumsal Siyasi Çalışmalar Kurulu'nun altında, KNK-KUK isimli Kürt Ulusal Kongresi ve KON-KURD Avrupa Kürt Dernekleri Konfederasyonu var.

Bu iki kuruluş da örgüte gelir sağlayıcı çalışmalar yapıyor. KON-KURD, dokuz federasyonu da kontrol ediyor. Örgüte siyasi ve mali destek veren birimler içinde, ABD'de bulunan AKIN isimli bir kuruluş da var.

Örgütün yurtdışı yapılanması şöyle:

· İskandinavya Kürt Barış Konseyi

· Fransa Kürt Halkı ile Dayanışma Kurulu

· Belçika Kürt Halkına Yürütülen Savaşa Hayır Kurulu

· İngiltere Londra Kürt İlişkiler Grubu

· İngiltere Kürdistan İnsan Hakları Projesi

· ABD'de Kürt Enformasyon Ağı-AKIN

5 bine yakın PKK yanlısının giderlerinin karşılanması, yayın çalışmaları ve silah alımı için, Almanya'da faaliyet gösteren KARSAZ'a (Kürt İşverenleri Birliği) üye işletmeler önemli gelir sağlıyor.

PKK'nın Kürdistan İslam Hareketi adında bir kuruluşla da hac organizasyonları yapıyor.

Örgütün geliri yılda 150 milyon euro

Örgütün geliri, son yıllarda azalmakla birlikte yılda 150 milyon euroya yakın. PKK'nın uyuşturucu ve insan kaçakçılığı gibi yasadışı gelir kaynaklarından sağladığı desteğin tam mali boyutu TARAFIMIZDAN ARAŞTIRILIYOR.

Ancak terör örgütü bu yolla en az 50 milyon euro gelir sağlıyor, bağış olarak da 100 milyon euro topluyor.

Örgütün mali kaynaklarının takibi konusunda İngiltere Jersey Adası, İsveç Belçika, Danimarka ve Güney Kıbrıs Rum yönetimindeki banka hesapları araştırılıyor. kaynak:

İran, Türkiye'ye Samand'dan sonra Soren marka otomobili de sürüyor

soren (1) soren
soren (11) soren (8)

Türk otomobil pazarına Samand modeliyle giren İran'ın Khodro şirketi, varlığını devam ettirmek için bu modelin dizel modelleriyle birlikte Soren adlı yeni modelini pazara sürüyor. İran'ın Khodro Otomotiv Sanayisi Şirketi Sorumlularından Muhammed Hasan Yezdi, şirketlerinin Türkiye pazarlarında varlığını devam ettirmesi ve pazarını geliştirmesi için yeni modellerini pazara süreceğini açıkladı.

IRNA ajansında yer alan habere göre Yezdi, Şanlıurfa'da Samand Temsilciliğinin açılış törenine yaptığı açıklamada, Khodro Şirketinin ihracat siyasetlerini geliştirdiğini ve özellikle Türkiye pazarına özel önem verdiğini belirtti. Şanlıurfa'da Samand Temsilciliğinin açılmasının Samand'ın Türkiye'de Pazar şansını daha da artıracağını kaydeden Yezdi, Khodro'nun üç yıldır Türkiye otomobil pazarına giriş yaptığını dile getirdi.

Hasan Yezdi, Türkiye'de Samand LX modelinin satışa sunulduğunu; ama Türkiye'de yakıt ve bakım fiyatlarının yüksek olması nedeniyle 1600 cc'lik motor kullanıldığını belirtti. Yezdi, ürettikleri araçlarda ABS fren sistemi ve hava yastığının bulunduğunu, araçların AB standartlarını kullanan Türkiye standartlarını karşıladığını ve Samand'ın MVS Ototomtiv tarafından Türkiye'ye ithaline izin verildiğini vurguladı.

Yezdi, Türkiye pazarlarına İran Khodro'nun yeni modellerinin de sunulacağını ve özellikle iç dizaynı yenilenmiş otomatik vites Soren marka İran otomobilinin de Türkiye'de satışını planladıklarını ve Türkiye'de dizel otomobillere olan ilgi nedeniyle Samand'ın dizel modellerinin de Türkiye'de satışa sunulmasının ele alındığını belirtti.

TurkBirDev 2017 nedir?

Ya kartal olup uçacaksın Yakalamak için güneşi,

Ya da tavşan gibi yaşayacaksın Olmak için bir kartal yemi. Ey Türk! Senin yerin yükseklerdedir. Uç! TurkBirDev;

1-Hiç bir partiye mensup değildir, ama her partiden insan içerir.

2-Hiç bir gruba veya cemiyete bağlı değildir ama her gruba ve cemiyete acıktır.

3- Bir dernek değildir; vatan ve millet için çalışan her kişi, kuruluş ve derneklerin daha da basarili olabilmeleri için katkıda bulunmayı amaçlayan bir topluluktur…

    Amerika Birleşik Devletleri oluyor da

    Avrupa Birliği oluyor da

    Arap Birliği oluyor da

    Sovyet Sos. Cum. Birliği (Rusya) oluyor da

    Türk Devletleri Birliği neden olmasın ki ?

    Olmaz demeyin olduğu kadar olsa bile çok iyi olur ........

    Almanya Fransa İtalya yüzyıllardır savaşıyorlar ama Avrupa birliğini gene de kurdular ..

    Hiç düşündünüz mü?

    George Washington komutası altında, İngiliz imparatorluğuna karsı verilen ve kazanılan bağımsızlık savasından 13 yıl sonra, 1789'da, 13 "İngiliz sömürge eyaleti" aralarında anlaşarak Amerikan Birleşik Devletlerinin temelini attılar.

    http://en.wikipedia.org/wiki/Image:US_states_by_date_of_statehood.gif

    1945 yılında 7 ülke ile kurulan Arap Birliği’nin buğun 23 üye ülkesi vardır.

    http://en.wikipedia.org/wiki/Arab_League

    Irki ayrı, dilleri ayrı, kültürleri birbirinden değişik ve hatta birbirleri ile yıllarca çatışan mezheplerin oluşturduğu 6 kurucu üye ülkeler (Almanya, Fransa, İtalya, Belçika, Hollanda ve Lüksemburg) 1957 yılında Avrupa Birliği’ni gerçekleştirdiler.

    http://www.abgs.gov.tr/ab_dosyalar/ab_tarihce.htm

    Afrika ülkeleri 2002'de 53 üye ülkenin katilimi ile kendi birliklerini kurdular.

    http://www.africa-union.org/

    Ya bizler; tarihi, kültürü, dili ve özü bir olan Türkler?

    Günümüz dünyasında "güçlü" olmanın "birlik" kurabilme ile mümkün olduğunu idrak eden ve birliklerini kurabilen bir-çok dünya ülkesi, birliklerini kuraMayan diğer ülkeleri daha da küçülterek yönetmek ve kendi imparatorluklarına dâhil etmek yolunda giderken, bizlere iki seçenek gözükmektedir;

    Ya parçalanacağız ve bu birliklerin birer parçaları ve/ya nüfuzları altında olacağız,

    Ya da kendi birliğimizi kurup, "güçlü" ülkeler ve birlikleri arasında yerimizi alacağız..

    Sonuç itibari ile, 250 Milyon'dan fazla Türkün yasadığı dünyamızda, AB seklinde ama kendimize özgü bir Türk Birliğinin kurulması, 7 bağımsız Türk Devletinin TürkBirdev olarak ekonomik ve askeri güçlerini bir birlik altında toplama gereği artik kaçınılmaz hale gelmiştir.

    Neden TürkBirDev?

    Çünkü;

1- Gereklidir

2- Gerçekleştirilebilirdir.

TürkBirDev'i Oluşturan Ülkeler

1- Türkiye Cumhuriyeti

2- K.K.T.C (Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti)

3- Azerbaycan

4- Türkmenistan Cumhuriyeti

5- Özbekistan Cumhuriyeti

6- Kazakistan Cumhuriyeti

7- Kırgızistan Cumhuriyeti

Gereklidir

    Türkiye ve diğer Türk Devletleri su an kritik bir geçiş süreci içindedirler. Yedi bağımsız Türk devleti, diş ve iç güçler tarafından, bir-çok yöne çekilmeye çalışılırken, "en doğru olan" bir kurtuluş yolu aramaktadırlar. Bizler inanıyoruz ki, "en doğru yol" Türk Birliği yoludur.

    TB, sadece Türk milleti için değil, ayni zamanda kalıcı bir dünya barısı için de gereklidir. Oyleki, Türk Dünyası dört büyük imparatorluk haline gelmiş veya gelmekte olan, ekonomik güçler tarafından sarılmıştır; batımızda AB imparatorluğu, kuzeyimizde Rusya imparatorluğu, doğumuzda Cin İmparatorluğu ve güneyimizde (bizim bir kısmımızın da içinde olduğu) Amerikan imparatorluğudur.

    Bu tabloyu göz önünde bulundurarak, su an başlamak koşulu ile gelecek on yıl içinde;

  • - Ya, önümüzdeki fırsatları iyi değerlendirebileceğiz ve AB modeline yakın, kendimize özgü bir Türk Birliğini gerçekleştirebileceğiz;
  • - Ya da, bazı sınırlarımız fiziken ve diğerleri nufuzen yeniden çizilecek ve Türk Dünyası değişik güçlerin etkisi ve yönetimi altına girecektir ki, bu Türk dünyası için hazin bir kayıp olduğu kadar, dünya barısı içinde büyük bir tehlike oluşturacaktır. Öyleki, TB’nin gerçekleşemediği bir coğrafyada, bu dört ekonomik gücün, sınırları ve milli çıkarları karşı-karşıya gelmiş olması ile ikili bir kutuplaşma ortaya çıkacaktır ki bunun işaretlerini şimdiden Sanghi anlaşması ve AB –ABD işbirliği ile görmek mümkündür.
  • Engeller Nelerdir?

    TürkBirDev üyelerinin katıldığı aşağıda bir aynısının görüldüğü ankete göre; http://groups.yahoo.com/group/TurkBirDev/polls

     

    Seçenekler

    Oylar

    %

    1

    Hiç bir engel yoktur

    39

    13

    2

    Türk cumhuriyetlerinde demokrasinin oturmamış olmasıdır

    7

    2

    3

    Dilde birlik olmaması

    10

    3

    4

    Her Türk Cumhuriyetinin ekonomileri ayni düzeyde olmamaları

    3

    1

    5

    Rusya

    9

    3

    6

    Amerika

    23

    8

    7

    Cin

    3

    1

    8

    Iran

    2

    0

    9

    Türkiye ve diğer Türk devletleri arasındaki Ermenistan toprağı

    6

    2

    10

    Diş güçlerin bir "Kürdistan" yaratma çabaları

    3

    1

    11

    Avrupa Birliği

    9

    3

    12

    Türk Devlet başkanlarının isteksizliği

    37

    12

    13

    Türkler arasındaki gönül bağının olmaması

    24

    8

    14

    Kişisel çıkarların çatışması

    17

    5

    15

    TB için ciddi bir atilim yapılmamış olması

    95

    33

    Üç en büyük engel

  • 1- Türkler arasında gönül bağının olmaması 37 üye %12
  • 2- Hiçbir engel yoktur 39 üye %13
  • 3- TB için ciddi bir atilim yapılmamış olması 95 üye %33
  • Neden Gerçekleştirilmelidir?

    Türk Birliği, AB için en iyi ve geçerli bir seçenektir. Türk Birliği, Türk milletinin “milli” meselesi olan Kıbrıs, ege adaları, Bati Trakya, sözde ermeni soykırımı, Karabağ, Güney Azerbaycan, Doğu Türkistan, Kerkük ve Kürt sorunları gibi birçok meseleyi, Türk Ulusunun lehinde çözüme kavuşturacak bir formüldür.

    Ekonomik ve Askeri güçlerimizin birleşmesi ile oluşacak kaynak ve tasarruflardan elde edilen imkânlarla ortak iç sorunlarımız olan yüksek issizlik, eğitimsizlik oranları kısa bir sure içinde aşağı rakamlara çekilebilecektir; hammaddelerimiz TB içinde islenebilecek ve üretici durumuna gelinebilecektir; diş borçlar ödenebilecek ve IMF ve diş ülkelerin baskı ve yönlendirmelerinden kurtulunabilecektir.

    Orta Asya’dan Avrupa’ya kadar uzanan toprakları ile TB, gerçekleşme aşamasında olan 4 imparatorluk(!) arasında güç dengelerini sağlayacak ve kalıcı bir dünya barışına katkıda bulunacaktır.

    Gerçekleştirilebilir-dir!

    TürkBirDev Topluluğu, Avrupa Birliği seklinde fakat Türk milletine özgü bir birliğin önümüzdeki 10 yıl içinde, 2017'ye kadar 7 Türk devleti arasında gerçekleştirilebileceğinin gayet olasılıklı olduğu inancındadır.

    7 Türk Devleti kendi hür iradeleri ile bir araya gelebilecek, bir Ortaklık Belgesi oluşturabilecek ve müzakere edebilecek bağımsızlığa sahiptirler. Bu hür iradenin ortaya çıkabilmesi ve eyleme dönüşebilmesi için,

- Hâlihazırda halkı temsil eden milletvekillerinin ve ülkeyi yöneten devlet adamlarının kararlılığı,

- Ve/ya tabandan, halktan gelen bir istek ve bu isteğin oylara dönüşmesi gerekmektedir.

    MÜZAKERE MADDELERİ

1- Vize zorunluluğunun ortadan kaldırılarak kişi, mal, hizmet ve sermayenin serbest dolaşımı;

2- Ortak eğitim, kültür, tarım, balıkçılık ve taşımacılık siyaseti;

3- Ortak su, enerji ve uzay araştırma siyaseti;

4- İktisadi ve parasal birlik ve vergilendirme;

5- Ortak diş siyaset ve güvenlik;

6- Ortak savunma sanayi ve ordusu;

7- Bir “Merkez Bankası”nın oluşturulması

Müzakere edilebilecek belli başlı bu 7 maddeden ilki bugün dahi kararlaştırılıp 7 Bağımsız Türk Devleti tarafından kanunlaştırılarak yürürlüğe konulmasında hiç bir en