Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)

Haberiniz Olsun

4 tane "hadis" etiketli yazı bulundu "hadis" tagli diger ogeler resimler , videolar

Gıybetin ne olduğunu biliyor musunuz?

Hz. EbûHüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)buyurdular ki:

 

"Gıybetinne olduğunu biliyor musunuz?"

"Allahve Resulü daha iyi bilir!" dediler. Bunun üzerine:

"Birinizin,kardeşini hoşlanmayacağı şeyle anmasıdır!" açıklamasını yaptı. Oradabulunan bir adam: 

"Yabenim söylediğim onda varsa, (Bu da mı gıybettir?)" dedi. Aleyhissalâtuvesselâm:

"Eğersöylediğin onda varsa gıybetini yapmış oldun. Eğer söylediğin onda yoksa bir debühtanda (iftirada) bulundun demektir." [Ebû Dâvud, Edeb 40, (4874);Tirmizi, Birr 23, (1935); Müslim, Birr 70 (2589).]

 

Âişe (radıyallahu anhâ) anlatıyor: "Ey Allah'ın Resûlü, sanaSafiyye'deki şu şu hal yeter!" demiştim. (Bundan memnun kalmadı ve):

"Öyle bir kelime sarf ettin ki, eğer o denize karıştırılsaydı (denizin suyuna galebe çalıp) ifsad edecekti" buyurdu. Hz.Âişe  ilaveten der ki: "Ben Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a birinsanın (tahkir  maksadıyla) taklidini yapmıştım. Bana hemen şunu söyledi:

"Ben bir başkasını (kusuru sebebiyle söz ve fiille) taklitetmem. Hatta (buna mukabil) bana, şu şu kadar (pek çok dünyalık) verilsebile!" 

[Ebû Dâvud, Edeb 40, (4875); Tirmizî, Sıatu'l-Kıyame 52, (2503,2504).][3]

• Yeni yazıları e-posta ile almak için mail adresinizi girin:

Hazret-i Âişe ağlıyor

Bir gece, Resûlullah Efendimiz "sallallahü aleyhi vesellem" mübarek başını, Hazret-i Âişe'nin "radıyallahüanha" kucağına koyup, "Yıldızları"seyrekoyuldu.

Hazret-i Âişe ise "Dolunayı" seyrediyordu. Fakat Resûlullah Efendimizin "nur cemali" "Dolunay"dandaha parlak ve nurlu göründü. Hazret-i Âişe'ye.

Duygulanıp ağladı.Ve iki damla gözyaşı, Efendimizin nur yüzüne damladı. 

Efendimiz "aleyhisselam" sordular:

- Niçin ağlıyorsunyâ Âişe?

- Senin cemalini,dolunay'dan daha parlak gördüm de onun için.

- Şaştın mı buna?

- Evet, şaştım yâResûlallah.

Hiç şaşma yâ Âişe.Çünkü "Ay" ve "Güneş"in nûrunu da benim nûrumdanyarattı. Hak teâlâ.

- Siz neyebakıyordunuz yâ Resûlallah?

- Yıldızlarabakıyordum. Eshâbımdan biri var ki, onun ibâdetleri "Yıldızlar" adedince gök yüzüne yükseliyor.Bunu düşünüyordum.

Hazret-i Âişe;

"Bu kişi, babamolabilir" diye geçirdi içinden.

Ve sordu:

- O kimdir yâResûlallah?

Buyurdular ki:

Ömer'dir. Ama onun  sevapları,babanın sevapları yanında "denizdedamla" bile değildir.

• Yeni yazıları e-posta ile almak için mail adresinizi girin:

İnandığı gibi yaşamayan, yaşadığı gibi inanmaya başlar!!!

Zuhruf Suresi, 36-37.Ayet Kim Rahmân'ı zikretmekten gafil olursa, yanından ayrılmayan bir şeytanı ona musallat ederiz. Şüphesiz bu şeytanlar onları doğru yoldan alıkoyarlar da onlar, kendilerinin doğru yolda olduklarını sanırlar.

Eğer Müslüman İslamiyet'i yaşamazsa, yaşanan batıl hayat tarzlarından birine tabi olurlar. (Zuhruf Suresi, 36-37.Ayet)

İnandığı gibi yaşamayan, yaşadığı gibi inanmaya başlar!!!

En güzel kulluk nedir?

İnsanin en temel sorusu "En güzel kulluk nedir?" sorusu olacak.

Zikir olacak! Allah'ın insana şah damarından daha yakın olduğunun idrakı olacak... Kalb yoğrulacak bu birliktelik idraki ile...

"Kalb, ancak Allah'ı zikrederek mutmain olur" buyruluyor Kuran'da... Kalbî açlığın gıdası Rahman'ı anmak... Eksiklik duygularının tedavisi... Yaraların sarılması O'nun la... "Ya şafi" diye diye kalb sağlığına kavuşacak insanoğlu...

Çağ iletişim çağı. İnsan, binlerce kablo ile bağlandı birbirine... Bu çağda iletişimsiz kalana şaşılır.

Aç kalbini ey insan!

Bağlan Rabbine!

Bir damlacık sudan, senin için gözler yaratan, gönüller yaratan Rabbine aç kalbini...

Bırak gururu, kurtul dağınıklıktan, topla zihnini, gönlüne yük olan şeyleri at, varoluşun sırrına er,

gel Rabbine!

Dön Rabbine!

Rıza ile yoğur gönlünü...

Rabbin rıza iklimine gir. Kullar arasına gir.

Bütün dünyalarda cennetlerin olsun.

Rahim olan, Kerim olan Rabbine karşı aldanmanın zamanı mı?

 Peygamber Efendimizde şöyle buyuruyor :

  

"ALLAH katında en sevimli kullar; ALLAH’I zikretmek için güneş, ay ve gölgeyi gözetenlerdir."

• Yeni yazıları e-posta ile almak için mail adresinizi girin:

En çok kullandığımız iki Salevat

ahzab suresi 56 ayet Allah ve melekleri, Peygamber'e çok salevât getirirler. Ey müminler! Siz de ona salevât getirin ve tam bir teslimiyetle selam verin. (Ahzâb Sûresi, 56. Ayet)

Tebrik, tezkiye, duâ, Peygamberimiz (s.a.s)'e yapılan duâ, istiğfar, rahmet gibi anlamlara gelen bir terim, salavât. "Belirli vakitlerde, Kur'an'da emredildiği tarzda ve Hz. Peygamberin tarif ettiği şekilde yapılan ibadettir. Salât'ın çoğulu salavât gelir. Türkçede daha çok Hz. Peygamber'e yapılan duâ mânâsında kullanılır.

En çok kullandığımız iki Salevat ve anlamları:

S.A.V (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Allah'ın selamı O'nun üzerine olsun demektir.

Allahumme salli ala Muhammedin ve ala ali Muhammed (a.s.m)

Manası: Allahım! (peygamberimiz) Hz.Muhammed'e ve aline (evladu iyaline) rahmet eyle.

Bir Kalpte Beş Sevgi

Peygamber Efendimiz (S.A.V) Hz. Ali (k.v.); ye bir gün şu suali sormuşlar:

- "Ya Ali! ALLAH’ı seviyor musun?"

- "Şüphesiz Ya Resulullah!"

- "Peki Beni seviyor musun?"

- "Evet Ya Resulullah!"

- "Peki Eşini seviyor musun?"

- "Evet Ya Resulullah!"

- " Peki Çocuklarını seviyor musun?"

- "Evet Ya Resulullah!"

- "Peki Kalp bir ; muhabbet beş... Bu beş muhabbeti bir kalbte nasıl sığdırıyorsun?"

Sorusuna karşı Hz. Ali cevap veremediler. Sonra bu meseleyi zevce-i muhteremeleri Hz. Fatımatu-z Zehra (r. anha)ya açtıklarında Fatıma Validemiz cevaben,

- "Ya Ali Babama git ve deki: Kişi;

ALLAHı aklı ve ruhu ile sever,

Peygamberizi sevmek imandan,

Evladı sevmek tabiattan (şefkatten),

Zevceyi (eşini) sevmek muhabbettendir."

Hz. Ali (k.v.) bu doğru cevabı Peygamber Efendimiz (S.A.V)e arz ettiklerinde Resul-u Ekrem Efendimiz (S.A.V) bu cevabın kendisinden olmadığını işareten,

"Bu meyve (cevap) ancak bir nübüvvet ağacındandır" buyurdular.

• Yeni yazıları e-posta ile almak için mail adresinizi girin:

Web Stats