Gıybetin ne olduğunu biliyor musunuz?
Hz. EbûHüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)buyurdular ki:
"Gıybetinne olduğunu biliyor musunuz?"
"Allahve Resulü daha iyi bilir!" dediler. Bunun üzerine:
"Birinizin,kardeşini hoşlanmayacağı şeyle anmasıdır!" açıklamasını yaptı. Oradabulunan bir adam:
"Yabenim söylediğim onda varsa, (Bu da mı gıybettir?)" dedi. Aleyhissalâtuvesselâm:
"Eğersöylediğin onda varsa gıybetini yapmış oldun. Eğer söylediğin onda yoksa bir debühtanda (iftirada) bulundun demektir." [Ebû Dâvud, Edeb 40, (4874);Tirmizi, Birr 23, (1935); Müslim, Birr 70 (2589).]
Âişe (radıyallahu anhâ) anlatıyor: "Ey Allah'ın Resûlü, sanaSafiyye'deki şu şu hal yeter!" demiştim. (Bundan memnun kalmadı ve):
"Öyle bir kelime sarf ettin ki, eğer o denize karıştırılsaydı (denizin suyuna galebe çalıp) ifsad edecekti" buyurdu. Hz.Âişe ilaveten der ki: "Ben Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a birinsanın (tahkir maksadıyla) taklidini yapmıştım. Bana hemen şunu söyledi:
"Ben bir başkasını (kusuru sebebiyle söz ve fiille) taklitetmem. Hatta (buna mukabil) bana, şu şu kadar (pek çok dünyalık) verilsebile!"
[Ebû Dâvud, Edeb 40, (4875); Tirmizî, Sıatu'l-Kıyame 52, (2503,2504).][3]



