Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)

Haberiniz Olsun

5 tane "almanya" etiketli yazı bulundu "almanya" tagli diger ogeler resimler , videolar

Yakın Çağ'da Avrupa Devletler

İngiltere 

 

1215'te Magna Cartaimzalandı.

 

1265'te parlamentersisteme geçildi.

 

Yüzyıl Savaşları'ndaFransa'ya yenildi ve karada üstünlüğünü kaybetti.

 

Çifte GülSavaşları'ndan sonra kuvvetli bir deniz devleti haline geldi.

 

XVII. yüzyılda KralCharles döneminde parlamento dağıtıldı ve halk Cromwel önderliğinde ayaklandı.Kral öldürüldü.

 

Cromwel Cumhuriyetilan ettiğini bildirdi.

 

Fakat bir süre sonraparlamentoyu dağıttı.

 

Kral, III. Williamdöneminde "İnsan Hakları Beyannamesi" yayınlanarak demokratik krallıkkuruldu.

 

 

Almanya

 

XIX. yüzyılsonlarına kadar siyasi birliğini tamamlayamadı.

 

Reform döneminde,Protestan prenslerle Kral II. Ferdinand arasında Otuz Yıl Savaşları çıktı.

 

Viyana Kongresi'ndeGermen Konfederasyonu kurulmasına ve komisyon başkanlığına Avusturya'nıngetirilmesine karar verildi.

 

Konfederasyondışında bırakılan Prusya Avusturya ile savaşa girdi.

 

Prusya başbakanıBismarck 1871'deki Sedan Savaşı'nda Fransa'yı yendi.

 

Almanya Prusyaöncülüğünde Kral III. Wilhelm başbakanlığında siyasi birliğini sağladı.

 

 

 

Fransa

 

Yüzyıl Savaşları'ndaİngiltere'yi yendi; fakat Reform döneminde mezhep çatışmaları yaşandı.

 

Kral IV. Henrydöneminde Fransa koyu bir mutlakiyetle yönetilmeye başlandı.

 

 

İspanya

 

XV. yüzyılınsonlarına doğru Coğrafi Keşifler'e başladı.

 

XVI. yüzyılda önemlibir sömürge devleti oldu.

 

XVII. yüzyıldaİngiltere ve Fransa'ya birtakım sömürgelerini kaptırdı.

 

Hollanda daİspanya'dan ayrılarak bağımsızlığını ilan etti.

 

 

İtalya 

 

Haçlı Seferleri'ndensonra Akdeniz'de ticari üstünlüğü ele geçirdi.

 

Venedik ve Cenevizgibi denizci devletler Yeni Çağ'da ticari üstünlüğünü kaybetti.

 

1815'te toplananViyana Kongresi'nde İtalya yedi hükümete ayrıldı.

 

Rusya

 

Lehistan, XVIII.yüzyıla kadar Osmanlı Devleti ile Avusturya ve Rusya arasında tampon devletdurumunda kalmıştı.

 

XVII. yüzyıldanitibaren Rusya'nın Lehistan iç işleine müdahale etmesi üzerine karışıklıklarçıktı.

 

XVII. yüzyılda ÇarPetro döneminde yapılan ıslahatlarla kendisini geliştirdi.

 

İsveç, OsmanlıDevleti ve Lehistan ile savaştı.

Türkiye, Amerikan gemilerine Boğazları açtı

hastanegemi Türkiye, ABD'nin Gürcistan'a insanî yardım için göndermeyi planladığı gemilere Boğazları açtı. ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Robert Wood, Türkiye'nin iki Amerikan donanma gemisi ve bir sahil güvenlik botunun Boğazlardan geçişine onay verdiğini belirtti.

Wood, gemilerin seyahat programlarının belli olmadığını; ancak gemilerin binlerce battaniye, hijyenik malzeme, bebek maması ve bebek bakımı malzemeleri taşıdığını kaydetti. Türk Dışişleri Bakanlığı, İspanya, Almanya ve Polonya'nın da gemilerini Boğazlardan geçirmek için başvurduğunu açıkladı.

Bunun Kafkasya'da gerginlik çıktığından beri Gürcistan'a deniz yoluyla gönderilecek ilk insani yardım olduğunu ifade eden Wood, "Türkiye ile beraber, Montrö Sözleşmesi kuralları çerçevesinde insani yardımın ulaştırılmasını sağlamak üzere çalışıyoruz." diye konuştu. Robert Wood, daha önce ABD kaynaklı haberlerde adı geçen hastane gemileri USN Mercy ve USN Comfort gemilerinin, insani yardımın ulaştırılmasında kullanılmayacağını söyledi. Wood, Ankara'nın askerî hastane gemilerinin geçişine sıcak bakmadığı yönündeki haberler hakkında ise yorum yapmadı. Söz konusu hastane gemilerinin tonajının, Montrö Sözleşmesi'nde belirtilen tonaj miktarını aştığı belirtiliyor. Wood, Gürcistan'da doğu ile batı arasındaki ulaşım koridorunun şimdi operasyonel hale geldiğini ve yardımın Gori'ye ulaşmasına imkan sağlandığını kaydetti.

PKK'nın Yabancı Ülkelerdeki Faaliyetleri ve PKK'nın Para Kaynakları Ülkeler

PKK'nın Yabancı Ülkelerdeki Faaliyetleri ve PKK'nın Para Kaynakları Ülkeler

Almanya

Almanya'da yaşayan Türk nüfusun yoğunluğu terör örgütü PKK için Avrupa alanındaki faaliyetlerinin organizesinde bu ülkeyi önemli bir merkez ve üslenme alanı olarak görmesine sebep olmaktadır. 1993 yılında PKK terör örgütünün Almanya'da resmen yasaklanmasına rağmen faaliyetler, paravan isimlerle kurulan 33 dernekle yürütülmeye çalışılmaktadır.

PKK'nın cephe faaliyetlerini yürütmek üzere bu ülkede kurulan ERNK ile bu paraleldeki diğer dernek ve kuruluşlarca Türk işçileri arasında PKK'ya eleman kazandırmak amacıyla propaganda faaliyetleri sürdürülmektedir. Terör örgütü PKK'nın son zamanlarda içine düştüğü eleman sıkıntısı sebebiyle bu ülkedeki sempatizan konumundaki kişileri legal görünümlü organizasyonlar bünyesinde seminer ve toplantılarla siyasi eğitime tabi tutarak önce Ortadoğu'ya sonra da Türkiye'ye göndermektedir.

Ayrıca yine aynı amaca yönelik olarak mülteci ve kaçak statüsünde bulunan oturma izni olmayan kişileri bu ülkede aktif örgütsel faaliyetlerde bulunmaya zorlamaktadır. Çeşitli vesilelerle organize edilen geceler, açılan yardım kampanyaları yayımlanan gazete ve dergilerin zorla satılması ile örgüt adına zorla para toplama faaliyetlerinden elde edilen gelirler örgütün finans kaynaklarını oluşturmaktadır. Bu yollarla elde edilen gelirin yıllık 150 milyon Euro civarında olduğu değerlendirilmektedir.

Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Kesimi

Yunanistan, Türkiye'de işlemiş oldukları terör suçları nedeniyle adli takip ve soruşturmadan kaçarak ülkelerine sığınan teröristlere siyasi sığınma, kamp ortamı sağlama, silahlı eğitim, sağlık hizmeti verme ve barınma imkanı gibi kolaylıklar sağlamaktadır.

PKK terör örgütü Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Kesiminde rahatça faaliyet gösterebilmektedir. Elde edilen bilgiler ve yakalanan PKK militanlarının ifadelerinden; özellikle 1994 yılından itibaren Ülkemizden ve Avrupa'dan çeşitli yollarla Yunanistan'a gönderilen PKK militanlarının, bu ülkede örgüte ait mevcut kamplarda patlayıcı madde eğitimine tabii tutuldukları ve bu eğitimi tamamlayan militanların görevlendirildikleri metropol iller ve turistik bölgelerde bombalı saldırılar yapmak üzere Türkiye'ye giriş yaptıkları anlaşılmaktadır.

PKK, Yunanistan'dan ülkemize dönük faaliyetlerin bir kısmını Atina ve İstanköy'de bulunan ERNK temsilciliği ve Kürdistan Komitesi gibi kuruluşlarca organize etmektedir.

Yunanistan'ın özellikle Avrupa kamuoyunu etkilemeye yönelik Türk turizmini baltalama amaçlı yoğun gayretleri ile ülkesindeki parlamenter, asker ve diğer resmi kişilerin himayelerinde oluşturulan kamplarda turistik yörelerimize yönelik bombalama ve sabotaj eğitimlerinin verilmesi yasadışı örgüt ile Yunanistan'ın hangi müştereklerde birleştiklerini göstermektedir.

Güney Kıbrıs Rum kesimi PKK terör örgütü mensuplarının Avrupa ülkelerinde Suriye, İran ve Irak'a geçişlerindeki uğrak yeri olup, örgüt mensuplarına her türlü kolaylığı göstermektedir. Bekaa vadisinde Abdullah ÖCALAN'la görüşen Rum milli muhafız ordusunun emekli komutanının "Kürdistanın kurtuluşu Kıbrıs'ın kurtuluşu demektir" şeklindeki ifadesi herşeyi açıkça ortaya koymaktadır.Yunanlı subaylar terör örgütü PKK kamplarında teröristlere eğitim vermişlerdir.

Sonuç olarak Yunanistan ve Kıbrıs Rum Kesiminin PKK terör örgütüne vermiş oldukları destek, devlet düzeyinde yürütülmektedir. Bu ülkelerin bakanları, milletvekilleri, çeşitli kademelerdeki askeri ve sivil bürokratları, gazetecileri ve diğer kesimlerince PKK terör örgütüne yoğun bir destek verilmektedir. Yani kısaca Yunanistan ülkemize karşı ilan edilmemiş bir savaş kampanyası sürdürmektedir.

Romanya

Terör örgütü PKK Romanya'yı ticari faaliyetleri için bir üs olarak kullanmakta ve bu ülkedeki faaliyetlerini Kürt iş adamları Derneği ile Mezopotamya'nın sesi ismiyle çıkardıkları dergi çevresinde sürdürmektedirler.

Türkiye'de metropollere ve turistik alanlara yönelik gerçekleştirilecek eylemlerin bu ülkede planlandığı, koordine edildiği ve patlayıcı maddelerin buradan temin edildiği bilinmektedir.

Bu ülkede PKK adına eğitim gören ve belirli seviyeye gelen örgüt mensupları, Yunanistan'a gönderilmekte, burada askeri ve siyasi eğitimlerini tamamladıktan sonra bombalı eylemlerde bulunmak üzere ülkemize giriş yapmaktadırlar.

Hollanda

PKK terör örgütü faaliyetlerini siyasi alanda sürdürmek amacıyla 12 Nisan 1995 günü Hollanda'nın Lahey şehrinde yaptığı toplantıda sözde sürgünde Kürt Parlamentosunu kurmuştur.

Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının yoğun olarak yaşadığı Amsterdam, Rotterdam, Lahey, Arnheim ve Deventer gibi şehirlerde örgüt mensuplarının bu insanlardan zorla para topladığı, bazı işyeri sahiplerini tehditle aylığa bağladığı, para vermeyenlere sürekli olarak baskı yaptığı bilinmektedir. PKK terör örgütü bu ülkedeki faaliyetlerini halen bir çok dernekle sürdürmektedir.

Suriye

Terör örgütü PKK'ya destek veren ülkelerin başında Suriye yer almaktadır. Suriye PKK terörünü su ve Hatay sorunu ile irtibatlandırmakta ve bunu bir koz olarak elinde tutmak istemektedir.

Kürt asıllı Suriye vatandaşları arasında PKK örgütlenmesinin bütün hızıyla devam ettiği, örgütün lider konumundaki militanlarının büyük bir kısmının bu ülke orijinli olduğu bilinmektedir.

15 yılı aşkın bir süreden beri Türkiye'ye yönelik acımasızca eylemler gerçekleştiren terör örgütünün lideri, bu süre zarfında Suriye'de bulunmaktaydı. Siyasi ve askeri makamların kararlı tutumlarıyla ve izlenilen baskı politikalarıyla, yasadışı örgütün lideri 09.10.1998 tarihinde Suriye'yi terk ederek Moskova'ya kaçmak zorunda bırakılmıştır.

Irak-Kuzey Irak

1990 yılında ortaya çıkan Körfez krizinden sonra oluşturulan 36. paralelin Kuzeyindeki tampon bölgede söz sahibi olan Irak Kürdistan Demokratik Partisi (IKDP) ve Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB)'nin yanısıra PKK da bu bölgede üs ve faaliyet alanları oluşturmuş, otorite boşluğunun ortaya çıkması ile birlikte PKK tamamen bu bölgeye yerleşmiştir.

Kuzey Irak'taki fiili durumun, PKK'nın faaliyetlerine önemli katkılar sunduğu bilinmektedir. Uzun bir süre Kuzey Irak'ı salt bir cephe gerisi olarak kullanmaya çalışan PKK, Körfez Krizi'nin akabinde, bölgenin kuzeyini bir hakimiyet sahası olarak kullanma yoluna gitmiştir. PKK bölgede etkili bir güç olmanın, uluslararası camia nezdinde Kürt sorununda taraf olmak gibi bir avantaj sağlayacağını hesap etmektedir.

PKK'nın yakın dönemde sözde Sürgünde Kürt Parlamentosunu Kuzey Irak'ta üslendirmeyi hedeflediği, daha ileri giderek KYB ve KDP ile birlikte kendisinin de içerisinde yer alacağı Ulusal Kongreyi toplamayı hedeflemektedir, bu amaçla da Ulusal Kongre faaliyetlerinde başarı sağlanması için mevcut örgüt ve aşiretler ile ilişkilere önem vermektedir.

İran

Güvenlik kuvvetlerince ele geçirilen veya kendiliğinden teslim olan örgüt mensuplarının ifadelerinden; örgüt mensuplarının İran topraklarını barınma ve eğitim alanı olarak kullandığı ve özellikle Türkiye-İran ortak sınırına mücavir alanlarda örgütün kamplarının bulunduğu anlaşılmaktadır.

Ayrıca terör örgütü mensuplarının İran resmi makamları ile ilişki arayışı içerisinde olduğu, ihtiyaç duyduğu silah ve mühimmatın bir kısmını bu alandan sağladığı ve Türkiye-İran-Irak'a illegal geçişler için İran sahasının kullanıldığı, sınıra yakın yerlerde kümeleşen örgüt militanlarının ortak sınırı illegal yollardan geçerek güvenlik kuvvetlerine ve bölge halkına yönelik eylemler gerçekleştirdikten sonra tekrar karşı tarafa geçtikleri bilinmektedir.

Bulgaristan

Bulgaristan'da, rejim değişikliğinden sonra bozulan genel denetim ve güvenlik koşulları ülkede uyuşturucu, silah kaçakçılığı, sahtekarlık gibi alanlarda şebeke faaliyetlerine müsait bir ortam yaratmış ve PKK'nın veya bu örgüte yardımcı kişilerin Bulgaristan'da uygun yerleşme ortamı bulmalarına fırsat sağlamıştır. Bu sayede örgüt Avrupa ile Türkiye arasındaki bu tür faaliyetlerinde Bulgaristan'ı transit geçiş için kullanmaktadır.

İtalya

İtalya'da son zamanlarda faaliyetlerini sıklaştıran PKK terör örgütüyle mücadelede İtalyan Dışişleri Bakanlığı yetkililerinin taviz verilmeyeceğini bildirmelerine rağmen, sözde SKP'nin 7. Toplantısını 29-30.09.1998 tarihleri arasında meclis salonunda düzenlenmesine izin vermesi büyük bir skandal olmuştur.İtalya, Ortadoğuda üretilen eroinin hem tüketicisi, hem de komşu ülkelere taşınmasında İtalya, transit yol konumundadır. Bu ülkede PKK'nın en verimli finansman kaynağının uyuşturucu kaçakçılığı olduğunu, arkasından da İşçi simsarlığının geldiği bilinmektedir. Sözde Sürgünde Kürt Parlamentosu üyeleri, terörist başı A. ÖCALAN'ın İtalya'da yakalanmasının ardından söz konusu terörist başına destek olmak amacıyla İtalya Parlamentosu önünde düzenledikleri destek gösterisinde.

PKK terör örgütünün İtalya'da, Kürdistan Kültür Derneği, Kürdistan Enformasyon Bürosu, ERNK Bürosu-Roma, Kürt Dostluk Derneği ve benzeri kuruluşlar adı altında faaliyetlerini yürüttüğü bilinmektedir.

Rusya

Rusya Federasyonunda faaliyet gösteren örgütlerin başında Kürdistan Ulusal kurtuluş Cephesi (ERNK), Uluslararası Kürt Kültür Merkezi, Kürt-Rus Dostluk Derneği ve BDT Kürtleri derneği gelmektedir.

PKK terör örgütü gerek Rusya'da gerekse diğer cumhuriyetlerde bulunan Kürt potansiyeli kendi tarafına çekmek, olaya uluslar arası boyut kazandırmak, bu ülke vatandaşı olan Kürtleri silahlı faaliyetlerde kullanmak ve silah, uyuşturucu kaçakçılığında işbirliği yapmak amacıyla buralara açılma hamlesi yapmış, bilahare Rusya'nın da katılımıyla uluslararası konferans düzenleme imkanı dahi bulmuştur.

Bunun bir örneği de, PKK terör örgütünün bir organı olan Sözde Sürgünde Kürt Parlamentosunun Moskova parlamento binasında 30 Ekim 1995'de başlayan ve (3) gün devam eden toplantıdır.

İngiltere

İngiltere PKK'yı bir terör örgütü olarak görmekte, ancak, bu ülkede terör örgütü PKK adına faaliyet göstere kuruluşlar rahatça örgütlenebilmektedir. Özellikle, Kürdistan İnsan Hakları Projesi, Kürdistan Enformasyon Merkezi ve Kürdistan Workers Association isimli kuruluşlar vasıtasıyla örgüt faaliyetlerini rahatlıkla yürütmektedir.

PKK terör örgütü İngiltere'de bir çok dernek ve kuruluşlarla kamuoyunu yanlış bilgilendirmekte, bu yanlış yönlendirme sonucu İngiltere kamuoyunda, Türkiye'de insan hakları uygulamasında Kürt kökenli vatandaşlara farklı davranıldığı düşünceleri hasıl olmaktadır.

Fransa

PKK için Fransa, Avrupa alanındaki faaliyetlerin organizesinde önemli bir merkez olarak görülmekte ve faaliyetler bu doğrultuda sürdürülmektedir.

Terör örgütü PKK'nın siyasi kanadı olarak faaliyet yürüten ERNK ile kendi paralelindeki diğer dernek ve kuruluşlarca PKK'ya, bu ülkede çalışan Türk işçileri arasından eleman kazanmak amaçlanmakta, düzenlenen çeşitli geceler ve açılan yardım kampanyaları ile örgütün dergi ve gazetelerinden elde edilen gelirler aktarılmaktadır.

Avusturya

Avusturya, PKK ve paravan kuruluşlarına karşı müsamahakar tutumuyla dikkati çeken bir ülkedir.

PKK doğrultusunda faaliyetlerde bulunan ERNK bürosu, Kürt Kızılayı gibi kuruluş ve dernekleri vasıtasıyla, bu ülkede bulunan Türk vatandaşlarından zorla para toplama, Türkiye aleyhinde kamuoyu oluşturma amacıyla çeşitli etkinlikler düzenleme ve bu ülkede bulunan Türk kuruluşlarına yönelik saldırı eylemlerinde bulunma faaliyetleri gerçekleştirmektedir. gerçekleştirmektedir.

İsviçre

Diğer Avrupa ülkelerinde olduğu gibi PKK'nın cephe örgütü ERNK başka isimler altında bu ülkede de faaliyet göstermektedir. Örgüt İsviçre'de yoğun bir şekilde propaganda faaliyetlerine ağırlık vermektedir. Bu amaçla çeşitli geceler, seminerler, konferanslar gibi faaliyetler düzenlemektedir.

İskandinav Ülkeleri

İsveç

İsveç hükümeti PKK'yı terör örgütü olarak tanımakla birlikte Avrupa'da pek çok ülke gibi Kürt dernekleri federasyonu şemsiyesi altında faaliyet gösteren paravan kuruluşlara müsamahakar davranmaktadır. Hükümet, PKK'yı açıkça kınamaktan çekinmekte, sadece başvurduğu şiddet eylemlerine karşı çıkmaktadır.

ERNK'nin İsveç'te Türk vatandaşlarından zorla para topladığı bilinmektedir. Aynı şekilde geçtiğimiz yıl Stockholm'un çeşitli bölgelerindeki Türk turizmini baltalamaya yönelik posterlerde de ERNK imzası yer almaktadır.

Örgüt doğrultusunda İsveç'te faaliyet gösteren yaklaşık 42 derneğin İsveç Kürt dernekleri federasyonu adı altında toplandığı bilinmektedir.

Danimarka

Danimarka kamuoyu, Kürt Konusuna bir azınlık ve insan hakları sorunu ve ülkesi olmayan bir toplumun bağımsızlık mücadelesi olarak anlayış ve sempati ile bakma eğilimindedir.

Halen PKK terör örgütünün geçmiş yıllarda olduğu gibi bu ülkede de çeşitli kültürel adlar altında açmış olduğu derneklerin faaliyetlerine devam etmelerinin, bunların yanında 1995 yılında faaliyete başlayan ERNK bürosunun Hükümet izniyle resmi olarak açılmasının ve Adalet Bakanının ERNK bürosunun herhangi bir suç işlemediği taktirde faaliyetlerine engelleme getiremeyeceklerini belirtmesinin dikkat çekici olduğu değerlendirilmektedir.

Norveç

Avrupa'da Türklerin yoğun olarak yaşadıkları merkezlerdeki kadar büyük boyutlarda olmasa bile, Norveç'te de PKK mensupları örgütleri adına açık veya örtülü tehdit yoluyla para toplamaktadır. Diğer Avrupa ülkelerinde olduğu gibi, PKK şiddet kullanımı, aşırı gösteriler, uyuşturucu ticareti, işçi simsarlığı türünden faaliyetlerini bu ülkede de sürdürmekte, PKK'nın paravan kuruluşları mevcudiyetlerini korumaktadırlar.

Tüm bu gelişmelere rağmen Norveç makamları maalesef 1999 yılı içinde bu ülkede ERNK'nin bir büro açmasına müsaade etmişlerdir.

Finlandiya

Özellikle Körfez savaşından sonra Finlandiya'nın gündemine "Kürt Meselesi" "Ezilmiş bir halkın mücadelesi" şeklinde girmiş bulunmaktadır. Bu görüş üzerinde diğer Nordik ülkeleri parlamentolarının benzer görüşlerinin de etkisi olmuştur. Helsinki'de halen Fin-Kürt dostluk derneği ve Kürt Enformasyon merkezi isimleri ile aynı çatı altındaki PKK uzantısı ve yandaşı kuruluşlar faaliyet göstermektedir.

Diğer Ülkeler (ABD-İspanya-İrlanda)

ABD'de bulunan Türkiye aleyhtarı Ermeni ve Yunan lobilerinin yanında, bizzat terör örgütü PKK tarafından ABD ile ilişkileri geliştirmek ve Türkiye aleyhtarı faaliyetlere ivme kazandırmak amacıyla 1995 yılında GANİ GULUM (Kod adı) Namet GÜNDÜZ başkanlığında American Kurdısh Informatıon Network-AKIN (Amerikan Kürt Enformasyon Şebekesi) isimli dernek açılmıştır.

Bunun yanında, 1996 yılında Kürt Milliyetçisi Dr. Necmettin KERİM liderliğinde Washington'da "Kürt Enstitüsünü" kurulmuştur.

Terör örgütü PKK'nın İspanya'da iktidar ve muhalefet millet vekillerinin yanısıra bazı kuruluşlarla da irtibat halinde olduğu, Kürt Enformasyon ve İşbirliği Merkezinin açılışı sırasında görülmüştür.

PKK terör örgütü İrlanda'da sosyalist çevrelerle işbirliği yaparak sözde Türklerin Kürtlere katliam yaptığı imajını sergileyerek, İrlanda'dan Türkiye'ye bazı sendika ve dernek yetkililerini göndermişlerdir.

PKK'nın İrlanda-Dublinde Kürdistan Enformasyon Merkezinin bulunduğu bilinmektedir.

PKK'nın Para Kaynakları Ülkeler

PKK yılda 150 milyon EURO para elde ediyor ve bu toplanan paralar Türkiye'ye karşı silah alımında ve örgüt ihtiyaçları için kullanılıyor. Paraların bulunduğu ülkeler ise.

Örgütün beş farklı ülkede banka hesabı var.

Para trafiğini ERNK düzenliyor

Örgütün para trafiğini ERNK (Kürt Demokratik Halk Birlikleri) düzenliyor. Bu birime bağlı Diplomasi ve Kurumsal Siyasi Çalışmalar Kurulu'nun altında, KNK-KUK isimli Kürt Ulusal Kongresi ve KON-KURD Avrupa Kürt Dernekleri Konfederasyonu var.

Bu iki kuruluş da örgüte gelir sağlayıcı çalışmalar yapıyor. KON-KURD, dokuz federasyonu da kontrol ediyor. Örgüte siyasi ve mali destek veren birimler içinde, ABD'de bulunan AKIN isimli bir kuruluş da var.

Örgütün yurtdışı yapılanması şöyle:

· İskandinavya Kürt Barış Konseyi

· Fransa Kürt Halkı ile Dayanışma Kurulu

· Belçika Kürt Halkına Yürütülen Savaşa Hayır Kurulu

· İngiltere Londra Kürt İlişkiler Grubu

· İngiltere Kürdistan İnsan Hakları Projesi

· ABD'de Kürt Enformasyon Ağı-AKIN

5 bine yakın PKK yanlısının giderlerinin karşılanması, yayın çalışmaları ve silah alımı için, Almanya'da faaliyet gösteren KARSAZ'a (Kürt İşverenleri Birliği) üye işletmeler önemli gelir sağlıyor.

PKK'nın Kürdistan İslam Hareketi adında bir kuruluşla da hac organizasyonları yapıyor.

Örgütün geliri yılda 150 milyon euro

Örgütün geliri, son yıllarda azalmakla birlikte yılda 150 milyon euroya yakın. PKK'nın uyuşturucu ve insan kaçakçılığı gibi yasadışı gelir kaynaklarından sağladığı desteğin tam mali boyutu TARAFIMIZDAN ARAŞTIRILIYOR.

Ancak terör örgütü bu yolla en az 50 milyon euro gelir sağlıyor, bağış olarak da 100 milyon euro topluyor.

Örgütün mali kaynaklarının takibi konusunda İngiltere Jersey Adası, İsveç Belçika, Danimarka ve Güney Kıbrıs Rum yönetimindeki banka hesapları araştırılıyor. kaynak:

Bu SMS'ler Kokulu

 

Teknoloji alanında artan rekabet firmaları ürün farklılaştırmasına yöneltiyor. Aynı faydanın sağlandığı ürünü farklı biçimlerde sunarak kendine pazar yaratmaya çalışan firmaların en sonuncusu Alman Convisual yeni ürünleri kokulu kısa mesaj için patent başvurusunda bulundu.

 

8 yıldır yapılan araştırmalar sonunda firma tarafından patent alımı için girişiminde bulunuldu ve yakın sürede piyasaya sürülecek. En yakın tarih ise 2010. Küçük çipler sayesinde kokulu mesajlar atılmasını sağlayan Convisual firması ilk olarak 100'e yakın kokunun çipler tarafından sağlanacağını belirtti. Kokulu SMS'ler için telefon şirketleri ile görüşmelere başlayan firma cep telefonu dünyasında çığır açmayı bekliyor.

Üç Çuval Yeniçeri Elbisesi İle Korkan Fransızlar

19.yüzyılda Almanya'nın Mülheim şehrindeki Ren Nehri'nin bir yakasında Almanlar, öbür yakasında da Fransızlar oturuyordu. Fransızlar, her sene nehrin Almanlardaki kısmına geçip mahsulün tümünü toplayıp götürüyorlardı.

O sıralar, birliğini temin edemeyen güçsüz Almanlar ise buna fazla ses çıkaramıyorlardı tabi. Her sene böyle olunca çareyi Osmanlı Sultanına durumu yazıp, imdat istemekte bulurlar. Mektupta şöyle demektedir: "Fransızlar her sene bize zulmediyor, mahsulümüzü elimizden alıyorlar. Siz ki, dünyaya adalet dağıtan bir imparatorluğun sultani, İslamiyet'in de halifesisiniz. Bizi bu zulümden kurtarın. Asker gönderin. Ürünlerimizi bu sene olsun toplama imkanı sağlayın."

Çöküş faslına girildiği bir zamana denk gelen yardim isteğini inceleyen padişah asker göndermeyi mümkün ve gerekli görmez; yalnızca asker elbisesi göndermeyi kafi bulur ve cevabını bir mektupla beraber içi askeri elbise dolu üç çuval yollatır. Şaşkına dönen Almanlar, çuvalı alıp mektubu okurlar: "Fransızlar korkak adamlardır. Onlara yeniçeri göndermemize gerek yoktur. Yeniçerimizin kıyafetini görmeleri kafidir. Çuval içindeki Osmanlı askerinin elbiselerini adamlarınıza giydirin. Mahsul zamanı, nehrin görülecek yerlerinde dolaştırın. Karşıdan gören Fransızlar için bu kafidir."

Bağ bahçe sahipleri hemen Osmanlı askerinin kıyafetini kapışırlar. Hasat vakti büyük bir heyecanla yeniçeri kıyafetinde, nehir kıyısında dolaşmaya başlarlar. Ertesi gün, karşıdan gelen haber, Almanların sevinç çığlıkları atmalarına sebep olur: "Osmanlılardan imdat geldiğini düşünen Fransızlar, korkudan köylerini de terk ederek iç kısımlara doğru kaçmaktalar. Mahsulünüzü rahatça toplayabilirsiniz. Zulüm sona ermiştir."

Bu olay, Mülheim' lıların gönüllerinde taht kurmuştur. Giydikleri yeniçeri kıyafetlerini, daha sonra Mülheim' a bağlı Karlsruhe Müzesine koyup ziyarete açarlar. Şehrin en yüksek binasına da Osmanlı bayrağı asarlar. Ayrıca, halen olayın yıldönümünde de şehirde bir karnaval düzenleyip hadiseyi temsilen kutlarlar. Bu olay Osmanlı'nın sadece bir yeniçeri kıyafetiyle Almanları Fransızların elinden ve talanından nasıl kurtardığını gösteren maziden elmas bir tablo olarak kalmaktadır.

Web Stats Free counter and web stats