Blog nedir? . . . Kendine blog oluştur ;)

Haberiniz Olsun

1 "şaka" etiketi kullanan gönderi "şaka" etiketi kullanan diğer içerikler resimler , videolar

Hz. Muhammedin bilmece ve şakaları

Soru sormak, kişiyimuhakeme yapmaya, olaylar arasında neden-sonuç ilişkisi kurmaya ve araştırmayayönlendirir. Diğer bir deyişle mantıksal düşünmeye zorlar. Hz. Muhammed´inöğretimde bu yönteme çok önem verdiğini görmekteyiz.

Bilmecesorması

Hz. Muhammed(s.a.v.) çevresindekilere şöyle bir soru sorar: Ağaçlardan bir ağaç vardır ki,bunun bereketi Müslüman´ın bereketi gibidir. Yaprakları düşmez, dökülüpyayılmaz. Rabbinin izniyle her mevsim meyve verir. Müslüman gibidir. Şimdi banasöyleyin bu ağaç nedir? Hz. Peygamber´in Müslümanların çok iyi tanıdıkları veözelliklerini iyi bildikleri hurma ağacını Müslümanlara benzetmesi,karşılaştırma yapması insanları mantıksal düşünmeye ve muhakeme yapmayazorlamaktadır. (Buhari)

KarşılaştırmaYapması

Hz. Muhammed(s.a.v.) bir gün ashabına sorar: Ne dersiniz, birisinin kapısının önünde birırmak bulunsa ve burada her gün beş kere yıkansa, üzerinde kir ve pislik kalırmı? Ashab: Kirden ve pislikten hiçbir şey kalmaz. Hz. Muhammed (s.a.v.): İştesuyun kiri temizlemesi gibi günde beş kez kılınan namaz da sizin günahlarınızıtemizler."

Buraya kadarverdiğimiz tüm örneklerde Hz. Peygamber´in (s.a.v.) kitabi ifade kullanmaktankaçındığını görmekteyiz. Mesela; Hz. Muhammed, namazın Allah´ın emri olduğunumutlaka kılınması gerektiğini söylemek yerine muhatabının anlayacağı dildenkonuşmuş onlara yaşadığı çevreden örnekler vermeyi tercih etmiştir. Buyaklaşımı O´nun toplumda daha etkili olmasını sağlamıştır. (Kütüb-i Site)

Zekatürleri

*Sözel - Dilsel Zekâ

*Mantıksal -Matematiksel Zekâ

*Görsel - MekânsalZekâ

*Bedensel -Kinestetik Zekâ

*Müziksel -Ritmik 

*Kişisel - İçselZekâ 

*Kişiler arası -Sosyal Zekâ

*Doğa - VaroluşcuZekâ

Soru- Cevap Yöntemi

Mekke´deki ilk ve ensıkıntılı yıllardır. Kendisine iman edenler, henüz bir avuçtur. Bu bir avuçtanbir tanesi de İmran´dır ki, babası Hüseyin Mekke´nin en akıllı, en iyi konuşaninsanlarından biri kabul edilir. Oğlunun da Müslüman olduğunu duyunca onu bukötülükten geri çevirmek ve Hz. Muhammed´i, tartışıp mat ederek başlattığıbölücülüğü (!) bitirmek için O´nun yanına gider ve sorar.

Hüseyin: Nedir buduyduklarımız! Bizim tanrılarımızı reddediyormuşsun. Oysa senin baban, deden veataların herkesle beraber bu tanrılara inanıyordu. Ve onlar akıllı, şerefliinsanlardı.

Hz Muhammed:Şimdilik senin atalarını da, benim atalarımı da bir kenara bırak, der ve devameder 

-Senkaç tanrıya inanıyorsun?

-Sekiz.

-Bunların kaçı yerdekaçı gökte?

-Yedisi yerde birigökte ( Allah).

-Sana bir musibetgelirse kime dua edip, yardım dilersin?

-Göktekine.

-Malın helak olursa,kime dua edersin?

-Göktekine.

-Rızkı kimdenistersin?

-Göktekinden.

-Hastalanınca şifayıkimden beklersin?

-Göktekinden.

-Yalnız o seninduanı kabul ettiği halde diğerlerini ne diye ona ortak ediyorsun? Hüseyin,şaşırmıştır. Şimdiye kadar böyle bir kimse ile hiç konuşmamıştım, der.

Hz. Muhammed(s.a.v.) son hamleyi yapar:

- Hüseyin, Müslümanol ki kurtulasın.

Hz. Peygamber,sorduğu sorular ile Allah´ın birliğini ve putların ne kadar gereksiz olduğunuyine kişinin kendi verdiği cevaplarla bulmasını sağlamıştır. O, karşısındakinisoruları ile yönlendirmiş ve mantıksal bir çıkarım yapmasını sağlamıştır.(Kütüb-i Site)

Sözel- Dilsel Zekâ

Kelimelerle düşünme,ifade etme, kelimelerdeki anlamları ve düzeni kavrayabilme gücüne sahip olma,ayrıca mizah, hikâye anlatma, mecazi anlatım ve benzetme yaparak dili etkin birşekilde kullanma becerisidir.

Efendimiz(s.a.v.) ve sözel zekası

*Hz. Peygamber(s.a.v.) çok düzgün, açık ve net konuşurdu. Hitabet yeteneği kuvvetliydi ve buözelliği ile karşısındaki insanları etkileme gücüne sahipti.

Kıssaanlatarak insanları uyarması

Öğretilecek birkonuyu doğrudan anlatmak yerine kıssa ile örneklendirilerek anlatmak öğrencininkonuyu anlamasını kolaylaştırır. Sözel zekâya hitap eden bu yöntem Hz.Peygamber´in (s.a.v.) eğitim metodunda önemli bir yere sahiptir.

Hz. Muhammed(s.a.v.) şöyle buyurdu: 

"Bir gün biradam yolda yürürken şiddetle susamıştı, nihayet bir kuyu buldu oraya indi, suiçip çıktı. O sırada bir köpek dilini çıkarıp soluyor ve susuzluktan nemlitoprağı yalıyordu. Bunun üzerine o adam; "Bu köpek tıpkı benim gibisusamış" dedi ve hemen kuyuya indi. (Su kabı olmadığından) ayakkabısına sudoldurdu ve onu ağzı ile tutarak kuyudan çıktı. Köpeğe su içirdi. Bundan dolayıAllah ondan razı oldu ve onun günahlarını bağışladı.

Sahabeler: YaResulullah; hayvanlarda da bizim için sevap var mı? diye sordular. 

Peygamberimiz: Hercanlı yüzünden sevap vardır." buyurdu. (Buhari)

Şakaile öğretmesi

Hz Peygamber(s.a.v.), öğretmek istediği bir konuyu mizah yolu ile de anlatmıştır. Şakayaparken bir taraftan düşündürmeyi ve ders vermeyi de ihmal etmemiştir. 

Bir gün yaşlı birkadın Peygamberimize gelerek: "Ya Resulullah! Cennete girmem için bana duaeder misiniz?" dedi. Peygamber (s.a.v.) Efendimiz: "Sen bilmiyormusun, ihtiyarlar cennete giremez."deyince, kadın üzüntüsünden ağlamaklıhale geldi. 

Hz. Peygambergülerek) "üzülme, sen yaşlı olarak değil bir genç kız olarak cennetegireceksin" der. (Buhari)

Benzetmeyapması

Hz. Muhammed(s.a.v.), anlattığı konunun önemini vurgulamak ve daha iyi anlaşılabilmesinisağlamak için dikkat çekici benzetmeler yapardı. 

Hz. Peygamber şöylebuyurdu: "Herhangi birinizin tövbe etmesinden dolayı Allah Teâlâ´nınduyduğu hoşnutluk, ıssız çölde giderken üzerindeki yiyecek ve içeceğiylebirlikte devesini elinden kaçıran, arayıp taramaları sonuç vermeyince deveyibulma ümidini büsbütün kaybederek bir ağacın gölgesine uzanıp yatan, derkenyanına devesinin geldiğini görerek yularına yapışan ve aşırı derecedesevincinden ne söylediğini bilmeyerek:

"Allah´ım! Senbenim kulumsun; ben de Senin rabbinim, diyen kimsenin sevincinden çok dahafazladır." (Buhari, Da´avat 4; Muslim 3, (2744); Tirmizi, Kıyamet 50,(2499, 2500)

Kişisel- İçsel Zekâ

İnsanın kendiduygularını, duygusal tepki derecesini, düşünme sürecini tanıma, kendinideğerlendirebilme ve kendisiyle ilgili hedefler oluşturabilme becerisidir.

Efendimiz (s.a.v.)ve Kişisel-İçsel Zekâ

Müslümanlardan birgenç Hz. Peygamberin huzuruna çıktı ve "Ey Allah´ın elçisi! Zina etmemeizin ver". dedi. Sahabiler onu: Sus! Sus! Diye azarladılar.

Hz. Muhammed odelikanlıya:

- Şöyle gel diyeyanına çağırdı. Delikanlı yanına gelip oturdu. Peygamberimiz onunla konuşmayabaşladı:

- Söyle bakalım.İstediğin şeyi başkalarının annenle yapmalarına razı olur musun? 

-Hayır olmam.

- Zaten hiç kimseannesiyle zina edilmesine razı olmaz. Peki, kızınla zina edilmesin ister misin?

- Hayır istemem.

-Öyleyse hiç kimsekızıyla zina edilmesini istemez. Bir başkasının kız kardeşinle zina etmesiniister misin?

- Hayır istemem.

- Hiçbir kimse kızkardeşiyle zina edilmesini istemez. Peki, halanla zina edilmesi seni memnuneder mi? 

- Hayır, kesinlikle.

- Halasıyla zinaedilmesi hiç kimseyi memnun etmez. Peki, birinin teyzenle zina etmesine razıolur musun?

- Hayır, buna darazı olmam.

- Teyzesiyle zinaedilmesine kimse razı olmaz. Bu konuşmadan sonra Resul-u Ekrem elinidelikanlının omzuna koydu ve: 

-Allah´ım! Bunun günahını bağışla! Kalbini temizle! İffetini koru! diye duaetti. O günden sonra bu delikanlı öyle şeylerle ilgilenmedi .

Genceempatiyi öğretti

Hz. Peygamber(s.a.v.), genç delikanlıya zinanın Kur´an´daki hükmünü anlatabilir ve onukorkutabilirdi. Ama Hz. Muhammed bunu yapmak yerine gencin duygularınaseslenip, yapmak istediği şeyin yanlışlığını kişisel zekâyı kullanarak onaöğretmiştir. Öncelikle sorular sorarak gence muhakeme yaptırmış, daha sonraempati kurmayı öğreterek başkalarının duygularını da anlamasını sağlamıştır.

Bedensel- Kinestetik Zekâ

Haraketlerle jest vemimiklerle kendini ifade etme, beyin ve vücut koordinasyonunu etkili birbiçimde kullanabilme becerisidir. Bu zekâya sahip insanlar söylenenden daha çokyapılanı anlarlar.

Efendimiz(s.a.v.) ve Bedensel Zekâ

Beden dili insanlıktarihi açısından en eski iletişim aracıdır.Beden dili bir anlamda duygu ve düşüncelerimizin yansımasıdır. Hz. Peygamberkonuşmalarında beden dili olarak ellerini, jest ve mimikleri kullanmaya özengöstermiştir. Ayrıca öğreteceği bazı şeyleri de uygulayarak anlatmıştır.

Hz. Peygamber:"Mümin diğer bir mümin için birbirine kenetlenmiş duvar gibidir."dedi.(Hz. Peygamber (s.a.v.) iki elinin parmaklarını birbirine geçirerek bukenetlenmeyi gösterdi). Rasulullah (s.a.v.): "Yetimi koruyan kimse ile bencennette şu ikisi gibiyiz." buyurdu ve aralarını biraz açarak işaret veorta parmağını gösterdi.

Kişilerarası - Sosyal Zekâ

Grup içerisindeişbirlikçi çalışma, sözel ve sözsüz iletişim kurma, insanların duygu, düşünceve davranışlarını anlama, paylaşma, ifade edebilme, yorumlama ve insanları iknaedebilme becerisidir.

Efendimiz´in(s.a.v.) ve Sosyal Zekâ

Hz. Muhammed´in(s.a.v.) en çok kullandığı zekâ çeşitlerinden birisi sosyal zekâdır. O,"Hiçbiriniz kendisi için istediğini (mümin) kardeşi için istemedikçe(gerçek) iman etmiş olmaz." Diyerek diğergam olmadıkça müminlerin gerçekanlamda iman etmiş olmayacaklarını belirtmiş diğer bir deyişle bencilliğinimana engel olduğunu söylemiştir. Böylece içinde bulunduğu topluma kardeşliği,bir arada yaşamayı ve paylaşmayı öğretmiştir.

Hz. Peygamber birhadislerinde şöyle buyurmuştur: "Bütün müminler, birbirini sevmede,birbirine acımada ve birbirine şefkat göstermede bir vücut gibidir. Vücudun biruzvu rahatsız olunca diğer uzuvları da ona ortak olur." 

Hz. Muhammed ashabıile bir yolculuktadır. Yemek için mola verilir. Arkadaşlarının her biri birgörev üstlenir. 

Hz. Muhammed:"Ben de ateş için odun toplayayım der". Arkadaşları engel olmakisterler. Ey Allah´ın Elçisi! Siz dinlenin biz o işi de görürüz. Hz. Muhammedbütün ciddiyeti ile cevaplar: Gerçekten bunu isteyerek yapacağınızı biliyorum.Ancak ben bir toplum içinde ayrıcalıklı olmaktan hoşlanmam. Bunu Allah dasevmez. Ve odunları toplamaya koyulur. (Kütüb-i Site)

DoğacıZekâ

Doğadaki tümcanlıları tanıma, araştırma ve canlıların yaratılışları üzerine düşünmebecerisidir.

Efendimiz(s.a.v.) ve Doğacı Zekâ

Hz. Muhammed(s.a.v.) doğa ile iç içe olan Arap toplumuna öğreteceği birçok bilgiyiyaşadıkları çevre ile örneklendirerek anlatmaktadır. Bu anlamda Hz. Muhammed´indoğacı zekâyı çok sık kullandığını görmekteyiz. 

Hz. Peygamber(s.a.v.) şöyle buyurdu: "Kur´an´ı okuyan ve gereğini olduğu gibi tatbikeden mümin, kokusu hoş, tadı güzel turunç meyvesi gibidir. Kur´an okumayan,fakat gereğini tatbik eden mümin, tadı olan ve fakat kokusu bulunmayan hurmayabenzer. Kur´an okuyan, fakat gereğini tatbik etmeyen münafık da, sadece kokusuhoş olan fesleğen gibidir. Kur´an okumayan münafık da, tadı acı ve kokusuçirkin Ebû Cehil karpuzuna benzer."

Buraya kadarverdiğimiz birçok örnekte Hz. Muhammed´in doğacı zekayı ne kadar çokkullanıldığını görmekteyiz. (Kütüb-i Site)

Müziksel- Ritmik Zekâ

Sesler ve ritimlerledüşünme, faklı sesleri tanıma ve yeni sesler,ritimler üretme becerisidir.

Efendimiz(s.a.v.) ve Müziksel Zekâ

Kur´an-ı Kerim edebîanlamda incelendiğinde de olağan üstü özellikler taşıdığı görülmektedir. Kur´andüz bir metin olmaktan uzak, içinde teşbihler, vecizeler, icazlar, istiareler,kıssaların bulunduğu bir kitaptır. Sözlerin birbiriyle uyumu, ahengi güzelsesle birleştirildiğinde ise insanları ruhen de etkilemektedir. Kur´an´dakiharflerin, kelimelerin ve cümlelerin seslendirilmesi esnasında ortaya çıkan,kulağa ve ruha hoş gelen, diğer söz türlerinde hiç rastlanmayan bir musikivardır. Kur´an üslubunun büyüleyiciliğini, onun hem şiirin hem nesrinmeziyetlerini bir araya toplayan emsalsiz nazmı teşkil eder. Hz Muhammed:"Kur´an´ı seslerinizle süsleyiniz." Buyurarak. Kur´an-ı Kerim´ingüzel sesle okunmasını tavsiye etmiştir. 

Bu da müzikselzekâ´ya sahip olan insanların Kur´an-ı Kerim´i daha iyi anlamalarına yolaçacaktır. Hz. Peygamber yalnız Kur´an´ın değil insanları her gün beş kerenamaza davet eden ezanın da güzel sesle okunmasını istemiş ve bu yüzden güzelsesli olan Bilal Habeşi´nin ezan okumasını istemiştir.

Görselve Mekânsal Zekâ

Resimler, imgeler,şekiller ve çizgilerle düşünme, harita, tablo ve diyagramları anlayabilmemuhakeme etme becerisidir.

Efendimiz(s.a.v.) ve Görsel Zekâ

Öğretimde şekil,grafik, resim veya şemaların kullanılması öğrenilecek konunun hafızada kalıcıolmasını ve soyut kavramların daha iyi anlaşılmasını sağlar. Hz. Muhammed deöğreteceği bazı konuları şekil çizerek anlatmıştır.

Şekilleriçizerek anlatması

Hz. Peygamber(s.a.v.) bir gün yere çubukla, kare biçiminde bir şekil çizdi. Sonra, bununortasına bir hat çekti, onun dışında da bir hat çizdi. Sonra bu hattınortasından itibaren bu ortadaki hattı işaret eden bir kısım küçük çizgilerattı. Resûlullah (s.a.v.) bu çizdiklerini şöyle açıkladı: "Şu çizgiinsandır. Şu onu saran kare çizgisi de eceldir. Şu dışarı uzanan çizgi de onunemelidir. (Bu emel çizgisini kesen) şu küçük çizgiler de musibetlerdir. Birmusibet oku yolunu şaşırarak insana değemese bile, diğer biri değer. Bu dadeğmezse ecel oku değer." 

Bir gün Hz. Muhammedbir çizgi çizer, sonra bu Allah´ın yoludur der. Sonra bunun sağına ve solunaçizgiler çizer ve şu açıklamayı yapar: Bunlar çeşitli yollardır. Her biriüzerinde (kötülüğe) davet eden şeytan vardır. Arkasından da şu ayeti okudu:"Şu emrettiğim yol benim dosdoğru yolumdur. Hep ona uyun. Başka yollara vedinlere uyup gitmeyin ki sizi onun yolundan saptırıp parçalamasınlar."(Kütüb-i Site)

Sos. Psk. EfserSelamet  

• Yeni yazıları e-posta ile almak için mail adresinizi girin:

Web Stats