Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)

Haberiniz Olsun

Mayıs 2008 tarihli yazilar (sayfa 2)Mayıs 2008 tarihli diger ogeler resimler , videolar

İnsanı Tanıma Sanatı

İnsanı Tanıma Sanatı

Şunu unutmamak gerekir ki; "İnsan olmak, başlı başına bir ayrıcalıklar birikimidir." Her insan doğumla beraber yüklenip geldiği ve yalnız kendine has bir "Kim"liğe sahiptir. Bu "Kim"lik gerçek özünü yansıtır. Şunu bilmek durumundayız ki; "İnsan yaratılışının ve yaşantısının bir sentezidir."

Yapay ve üzerimize adeta yapıştırılmış ve yakıştırılmış bu sahte kişiliğimiz bizi olsa olsa başarılı bir taklitçi ve rol yapıcı olmaktan öteye taşımaz.

Oysa, öz "Kim"liğimizin su yüzüne çıkması ile oluşacak olan tüm başarılar, tüm getiriler, tüm gelişmeler hepsi saf ve pürüzsüz "Biz"e aittirler, bizimdirler. Hem de tüm başarılarını, tüm getirilerini bir ömür boyu tahsil etme gibi bir gerçekçilik içinde...Ancak, bunun için insanın büyük bir kararlılık, yüreklilik, cesaret içinde olması ve duru bir göze sahip bulunması gerektiğini de unutmamak kaydı ile...

"Taklit, taklidini yaptığımız kişi için bir övünç olayı olabilir. Ancak taklit eden için bir kimliksizliktir." Unutmamak gerekir ki, dünya üzerinde hiçbir kimse başkalarını taklit ede ede, ne bir yere gelmiş, ne yükselmiş, ne de gerçek "Kim"liğini ortaya çıkarma noktasına gelebilmiştir. Tam aksine taklit ettiği kişinin bir kötü kopyası, bir sahte ve yapay benzeri olmaktan, o bireyin kişiliği içinde kaybolmaktan öte bir duruma ulaşamamıştır. Ama ne yazıktır ki; "Çoğu insan için, iyilik de, güzellik de, kişilik de, 'Kim'lik de aynada seyrettiği kendi görüntüsüdür." İnsan farkında olsun, olmaasın gün gelir; babasının, anasının, abisinin, ablasının, komşusunun, mahalle saygınının, kabadayısının, kendi ölçütleri içinde beğenisini yansıtan taraflarını yaşar gibidir. "Çoğu insan kendi kimliğini terk edip, başkalarının yakıştırdığı kişilikle yaşamayı tercih eder." Kendinden bir başkası"nı yaşamak ve yaşatmak, "Kendimizi aramak, bulmak ve yaşamımıza sunmak"tan daha mı kolayımıza gelmektedir? Bırakalım; "Sen, Ben, O" olmayı, gerçek "Kendimiz" olalım ve kendimizle buluşma, yüzleşme ve kucaklaşma gereğini bir an evvel duyalım. Eğer, "Kendimizden başka bir başkası olarak görüntü vermenin kolaycılığına sarılmakla, ruhumuzu yitiriyorsak, bu yapaylıklardan aldığımız haz neye yarar?"

Bir insan ancak "Ne ise, o olabilir". "Olmadığınız" şeyi ise ancak taklit eder, ya da öyle görünmeye çalışırsınız. Bu noktada "Yok ben değişeceğim, değişiyorum" diye kullanılan sözler basmakalıp deyimler olmaktan ileri gidemez. Unutmayın ki, gerçekleri yıkamazsınız, ancak onların üzerine bir şal örtebilirsiniz. Ancak, o şalı kaldırma cesaretini kendinizde bulduğunuzda karşınıza çıkacak olan sizin "Öz Kimlik"inizdir...

Gerçekten merak ediyorum, insanı kendisini aramaktan alıkoyan ve dolayısıyla bir başkası olma sevdasına ve kolaylığına saptıran esas olgu nedir?

Dikkat edecek olursak, bunların tümü hep büyük düşünceler, büyük kararlar ve büyük olasılıkların sonuçlarıdır. Hep düşüncelerin en büyüğüne, olasılıkların en güçlüsüne, hedeflerin en cazibine, beklentilerin en zenginine adeta programlanmışızdır. Evet, işte yalnız bu kavramdır ki, "insanı gönüllü bir başkası" yapan. Hep zengini, hep güçlüyü, hep büyüğü; oynamak ve olmak ister insanoğlu. Hem de en kolaycasına ve en kestirmecesine...

"Merdivenin üst basamağında bulunmak insanı büyük yapmaz." Bırakın doğrudan "Birinci adam" olma ısrarınızı, bırakın...Siz yine ilk basamaktan ve "Kim"liğinizden kaynaklanan küçücük değerlere sarılın. Yeteneğiniz ve kapasiteniz oranında; ama yavaş, ama hızlı hayat merdiveninizin en üst basamağına kadar ulaşın. Orada her zaman istediğinizin, özendiğinizin ve benimsediğinizin öz "Kim"liğinizle donanmış gerçeklerini bulacaksınız.

Unutmayalım ki; "Çamurdan çanak çömlek de yapılır, abide de." "Doğa'da yalan yoktur. Onu icat eden insanoğludur." "Siz, siz olun; yalanların doğruları, hele hele gerçekleri kovmasına izin vermeyin." Hayatta hiçbir şey önüne çıkan engelleri aşmadan elde edilemez. Bunu engelleyen şeyler de, hep egomuza tutsak düşüncelerimizin oluşturduğu bir haz arzusu peşine takılıp ardından bir ıstırap korkusu içine düşmektir.

"Her insan kendi iç dünyasının hem mimarı, hem de celladıdır." "Yaratıcılık, duyguların coştuğu, duyuların olgunlaştığı bir ortamda kendiliğinden oluşuveren bir akışa geçiştir." Yaşam, kendi başına bir süreçtir. Nerede başlayıp, nerede biteceğini hiçbir zaman bilemez ve hatta kestiremeyiz. Bu sebeple, bu kısıtlı ve belirsiz süreyi en iyi şekilde değerlendirmek ve gerçek "Kim"liğimizi kendi yaşamımızla yansımak durumundayız. Unutmamak gerekir ki; "Nasıl bakarsanız, dünyayı öyle görürsünüz." Güç; bir yerde akıl ve düşünce ile yönlendirilmedikçe, kontrol altında tutulmadıkça, zafere, başarıya ve üretkenliğe dönüşmesi asla mümkün olmaz. Dünyayı yeni baştan yaratmak için büyük bir çaba içine giriyoruz. Halbuki dünyayı tüm gerçekleri ile olduğu gibi kabul etmek en geçerli yoldur. "İnsan, en büyük yanılgıya, kendisi ile ilgili kararları verirken varır." Yaşamınızda öncelikle kendinize "Sıradan biri" olma özgürlüğünü tanıyın. Hep "En büyük, en güçlü, en zengin, en aranan, en istenen, en bilgili; en...en...en..." bitmek, tükenmek bilmeyen "En"lerin peşinde koşuşturup duruyoruz. "Sıradan biri", "Olduğu gibi" olan insandır. Tamamıyla varoluş doğasına uygun biridir. Kendi başına sevgidir, eşitliktir, özgürlüktür, candır, canandır, yaşam sevincidir, yaşamı tüm olduğu gibiliği ile özümsemektir. Hiçbir insan bir diğerini değiştirme gücünde değildir ve olamaz da.

Ancak, kendisini ve düşünce tarzını değiştirme gücü, kendisinde mutlaka vardır. Çevrenize yüksek surlar çekip kendinizi içinde tutsak etmeyin. İşleyenlerinizi, dürtülerinizi, eylemlerinizi dikkatlice gözlemleyip etrafınıza yansıyın. Kesin olan bir şey varsa bu kişiliğin doğmadan önce var olmadığıdır.

Doğaldır ki biz öldükten sonra da olmayacaktır. Burada insanın aklına ister istemez bir şey geliyor. Bir insana bir kişilik kalıbı içinde de olsa olmadığı bir şeyi ısrarla oldurma çabası içine neden girip, didinip duruyoruz.İnsanı Tanıma Sanatı-Hanri Benazus

• Yeni yazıları e-posta ile almak için mail adresinizi girin:

Küçük İşletmeler İçin Yeni Kredi Programı

AVRUPA KOMİSYONU TÜRKİYE DELEGASYONU İLETİŞİM PROGRAMI

Basın Duyurusu

KÜÇÜK İŞLETMELER İÇİN YENİ KREDİ PROGRAMI

Avrupa Birliği (AB) Türkiye’deki küçük işletmeler için finansman imkanları sağlayan son derece başarılı bir projenin ikinci aşamasını uygulamaya koyuyor. Önümüzdeki beş yıl içerisinde 70 milyon Eurodan daha fazla fon imkanı sağlayacak olan proje, 28 Mayıs 2008 tarihinde İstanbul The Marmara Otelinde düzenlenecek bir konferans ile başlıyor.

Konferansın açılış konuşmaları Hazine Müsteşarı Sayın İbrahim Çanakçı, Avrupa Komisyonu Türkiye Delegasyonu Müsteşarı Sayın Ulrike Hauer, Türkiye Bankalar Birliği Başkanı Sayın Ersin Özince ile KfW Birinci Başkan Yardımcısı Sayın Roland Siller tarafından yapılacaktır.

Finans kaynaklarına erişim Türkiye’deki küçük işletmeler için her zaman önemli bir sorun olmuştur. Son yıllarda özel sektöre sağlanan kredi imkanlarında artış olmasına karşın, küçük işletmeler halen finansman sağlamakta güçlükler yaşamaktadır. Uzun vadeli krediler yeterli olmamakta ve istenilen maddi teminat tutarları yüksek olabilmektedir. Ayrıca Türkiye’nin daha yoksul bölgelerindeki kredi aktiviteleri de daha sınırlıdır; nüfusun %34’ünü temsil eden 49 az gelişmiş il bankacılık sektörünün 2006 yılında sağladığı toplam kredi imkannın %10’undan azını kullanabilmiştir.

Bu güçlüğe bir çözüm getirmek amacıyla AB, söz konusu 49 az gelişmiş ildeki küçük işletmelerin banka finansmanına erişimlerinin arttırılması amacıyla yeni bir proje başlatmıştır(*). 50’den az çalışanı bulunan ve toplam varlıkları 1 milyon EUR’dan az olan küçük işletmeler bu illerdeki banka şubelerine doğrudan başvurabilecekler. Projede yer alan özel Türk bankaları Akbank, Garanti Bankası, İş Bankası ve Şekerbank’tır. Bu bankalar 2008 yılının ikinci yarısından itibaren kredi başvurularını değerlendirecektir.

Proje AB bütçesinden sağlanacak 30 milyon EUR ile finanse edilecektir. Ayrıca Avrupa Konseyi Kalkınma Bankası (CEB) ve Alman Kalkınma Bankası KfW da toplam 40 milyon EUR tutarında kredi sağlayacaktır. Toplam proje bütçesi Türkiye’nin ulusal katkı payı da dahil olmak üzere 75.8 milyon EUR’dur. Programın yararlanıcı kurumu Hazine Müsteşarlığı’dır. Projeye katılan bankalar ile Türkiye Kalkınma Bankası (TKB) proje süresince Frankfurt Finans ve İşletme Okulu’ndan teknik destek alacaktır.

SELP-II hakkında detaylı bilgi almak için KfW Ankara Bürosu ile temasa geçebilirsiniz;

And Sokak 8/21 06680 Çankaya - Ankara. (Tel: 312-428 84 15, Fax: 312-428 84 16).

(*) Adıyaman, Afyon, Ağrı, Aksaray, Amasya, Ardahan, Bartın, Batman, Bayburt, Bingöl, Bitlis,   Çankırı, Diyarbakır, Düzce, Erzincan, Erzurum, Giresun, Gümüşhane, Hakkari, Iğdır, Kars, Kırşehir, Malatya, Mardin, Muş, Ordu, Osmaniye, Siirt, Sinop, Sivas, Şanlıurfa, Şırnak, Tokat, Uşak, Van, Yozgat, Kilis, Tunceli, Kastamonu,  Niğde, Kahramanmaraş, Çorum, Artvin, Kütahya,  Trabzon,  Rize,  Elazığ,  Karaman,  Nevşehir.

• Yeni yazıları e-posta ile almak için mail adresinizi girin:

Ahmet Türk, DTP Grup Başkanlığından istifa etti

ahmet türk DTP'li Ahmet Türk, partisindeki grup başkanlığı görevinden parti meclisinde alınan karar doğrultusunda istifa etti. DTP Grup Başkanlığı'na Nurettin Demirtaş'ın yerine 7 -8 Mayıs tarihinde DTP Genel Başkanlığı görevine seçilen Emine Ayna getirildi.

Ayna'nın genel başkanlık yanı sıra DTP Grup Başkanlığı görevini de yürütecek olması üzerine Ahmet Türk, parti grup başkanlığı görevini bugün bıraktığını açıkladı.

Bugün yapılan grup toplantısında sunuş konuşmasını genel başkan sıfatıyla Emine Ayna yaptı. Grup toplantısından sonra gazetecilerin sorularını cevaplayan Ahmet Türk, parti meclisinin genel başkanlığa Emine Ayna'yı getirmesi üzerine grup başkanlığından istifa ettiğini belirterek, bunun parti içinde bir siyasi çatışma olmadığını arkadaşlarıyla birlikte dayanışma içinde mücadelelerine devam edeceklerini söyledi.

• Yeni yazıları e-posta ile almak için mail adresinizi girin:

TurkBirDev 2017 nedir?

Ya kartal olup uçacaksın Yakalamak için güneşi,

Ya da tavşan gibi yaşayacaksın Olmak için bir kartal yemi. Ey Türk! Senin yerin yükseklerdedir. Uç! TurkBirDev;

1-Hiç bir partiye mensup değildir, ama her partiden insan içerir.

2-Hiç bir gruba veya cemiyete bağlı değildir ama her gruba ve cemiyete acıktır.

3- Bir dernek değildir; vatan ve millet için çalışan her kişi, kuruluş ve derneklerin daha da basarili olabilmeleri için katkıda bulunmayı amaçlayan bir topluluktur…

    Amerika Birleşik Devletleri oluyor da

    Avrupa Birliği oluyor da

    Arap Birliği oluyor da

    Sovyet Sos. Cum. Birliği (Rusya) oluyor da

    Türk Devletleri Birliği neden olmasın ki ?

    Olmaz demeyin olduğu kadar olsa bile çok iyi olur ........

    Almanya Fransa İtalya yüzyıllardır savaşıyorlar ama Avrupa birliğini gene de kurdular ..

    Hiç düşündünüz mü?

    George Washington komutası altında, İngiliz imparatorluğuna karsı verilen ve kazanılan bağımsızlık savasından 13 yıl sonra, 1789'da, 13 "İngiliz sömürge eyaleti" aralarında anlaşarak Amerikan Birleşik Devletlerinin temelini attılar.

    http://en.wikipedia.org/wiki/Image:US_states_by_date_of_statehood.gif

    1945 yılında 7 ülke ile kurulan Arap Birliği’nin buğun 23 üye ülkesi vardır.

    http://en.wikipedia.org/wiki/Arab_League

    Irki ayrı, dilleri ayrı, kültürleri birbirinden değişik ve hatta birbirleri ile yıllarca çatışan mezheplerin oluşturduğu 6 kurucu üye ülkeler (Almanya, Fransa, İtalya, Belçika, Hollanda ve Lüksemburg) 1957 yılında Avrupa Birliği’ni gerçekleştirdiler.

    http://www.abgs.gov.tr/ab_dosyalar/ab_tarihce.htm

    Afrika ülkeleri 2002'de 53 üye ülkenin katilimi ile kendi birliklerini kurdular.

    http://www.africa-union.org/

    Ya bizler; tarihi, kültürü, dili ve özü bir olan Türkler?

    Günümüz dünyasında "güçlü" olmanın "birlik" kurabilme ile mümkün olduğunu idrak eden ve birliklerini kurabilen bir-çok dünya ülkesi, birliklerini kuraMayan diğer ülkeleri daha da küçülterek yönetmek ve kendi imparatorluklarına dâhil etmek yolunda giderken, bizlere iki seçenek gözükmektedir;

    Ya parçalanacağız ve bu birliklerin birer parçaları ve/ya nüfuzları altında olacağız,

    Ya da kendi birliğimizi kurup, "güçlü" ülkeler ve birlikleri arasında yerimizi alacağız..

    Sonuç itibari ile, 250 Milyon'dan fazla Türkün yasadığı dünyamızda, AB seklinde ama kendimize özgü bir Türk Birliğinin kurulması, 7 bağımsız Türk Devletinin TürkBirdev olarak ekonomik ve askeri güçlerini bir birlik altında toplama gereği artik kaçınılmaz hale gelmiştir.

    Neden TürkBirDev?

    Çünkü;

1- Gereklidir

2- Gerçekleştirilebilirdir.

TürkBirDev'i Oluşturan Ülkeler

1- Türkiye Cumhuriyeti

2- K.K.T.C (Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti)

3- Azerbaycan

4- Türkmenistan Cumhuriyeti

5- Özbekistan Cumhuriyeti

6- Kazakistan Cumhuriyeti

7- Kırgızistan Cumhuriyeti

Gereklidir

    Türkiye ve diğer Türk Devletleri su an kritik bir geçiş süreci içindedirler. Yedi bağımsız Türk devleti, diş ve iç güçler tarafından, bir-çok yöne çekilmeye çalışılırken, "en doğru olan" bir kurtuluş yolu aramaktadırlar. Bizler inanıyoruz ki, "en doğru yol" Türk Birliği yoludur.

    TB, sadece Türk milleti için değil, ayni zamanda kalıcı bir dünya barısı için de gereklidir. Oyleki, Türk Dünyası dört büyük imparatorluk haline gelmiş veya gelmekte olan, ekonomik güçler tarafından sarılmıştır; batımızda AB imparatorluğu, kuzeyimizde Rusya imparatorluğu, doğumuzda Cin İmparatorluğu ve güneyimizde (bizim bir kısmımızın da içinde olduğu) Amerikan imparatorluğudur.

    Bu tabloyu göz önünde bulundurarak, su an başlamak koşulu ile gelecek on yıl içinde;

  • - Ya, önümüzdeki fırsatları iyi değerlendirebileceğiz ve AB modeline yakın, kendimize özgü bir Türk Birliğini gerçekleştirebileceğiz;
  • - Ya da, bazı sınırlarımız fiziken ve diğerleri nufuzen yeniden çizilecek ve Türk Dünyası değişik güçlerin etkisi ve yönetimi altına girecektir ki, bu Türk dünyası için hazin bir kayıp olduğu kadar, dünya barısı içinde büyük bir tehlike oluşturacaktır. Öyleki, TB’nin gerçekleşemediği bir coğrafyada, bu dört ekonomik gücün, sınırları ve milli çıkarları karşı-karşıya gelmiş olması ile ikili bir kutuplaşma ortaya çıkacaktır ki bunun işaretlerini şimdiden Sanghi anlaşması ve AB –ABD işbirliği ile görmek mümkündür.
  • Engeller Nelerdir?

    TürkBirDev üyelerinin katıldığı aşağıda bir aynısının görüldüğü ankete göre; http://groups.yahoo.com/group/TurkBirDev/polls

     

    Seçenekler

    Oylar

    %

    1

    Hiç bir engel yoktur

    39

    13

    2

    Türk cumhuriyetlerinde demokrasinin oturmamış olmasıdır

    7

    2

    3

    Dilde birlik olmaması

    10

    3

    4

    Her Türk Cumhuriyetinin ekonomileri ayni düzeyde olmamaları

    3

    1

    5

    Rusya

    9

    3

    6

    Amerika

    23

    8

    7

    Cin

    3

    1

    8

    Iran

    2

    0

    9

    Türkiye ve diğer Türk devletleri arasındaki Ermenistan toprağı

    6

    2

    10

    Diş güçlerin bir "Kürdistan" yaratma çabaları

    3

    1

    11

    Avrupa Birliği

    9

    3

    12

    Türk Devlet başkanlarının isteksizliği

    37

    12

    13

    Türkler arasındaki gönül bağının olmaması

    24

    8

    14

    Kişisel çıkarların çatışması

    17

    5

    15

    TB için ciddi bir atilim yapılmamış olması

    95

    33

    Üç en büyük engel

  • 1- Türkler arasında gönül bağının olmaması 37 üye %12
  • 2- Hiçbir engel yoktur 39 üye %13
  • 3- TB için ciddi bir atilim yapılmamış olması 95 üye %33
  • Neden Gerçekleştirilmelidir?

    Türk Birliği, AB için en iyi ve geçerli bir seçenektir. Türk Birliği, Türk milletinin “milli” meselesi olan Kıbrıs, ege adaları, Bati Trakya, sözde ermeni soykırımı, Karabağ, Güney Azerbaycan, Doğu Türkistan, Kerkük ve Kürt sorunları gibi birçok meseleyi, Türk Ulusunun lehinde çözüme kavuşturacak bir formüldür.

    Ekonomik ve Askeri güçlerimizin birleşmesi ile oluşacak kaynak ve tasarruflardan elde edilen imkânlarla ortak iç sorunlarımız olan yüksek issizlik, eğitimsizlik oranları kısa bir sure içinde aşağı rakamlara çekilebilecektir; hammaddelerimiz TB içinde islenebilecek ve üretici durumuna gelinebilecektir; diş borçlar ödenebilecek ve IMF ve diş ülkelerin baskı ve yönlendirmelerinden kurtulunabilecektir.

    Orta Asya’dan Avrupa’ya kadar uzanan toprakları ile TB, gerçekleşme aşamasında olan 4 imparatorluk(!) arasında güç dengelerini sağlayacak ve kalıcı bir dünya barışına katkıda bulunacaktır.

    Gerçekleştirilebilir-dir!

    TürkBirDev Topluluğu, Avrupa Birliği seklinde fakat Türk milletine özgü bir birliğin önümüzdeki 10 yıl içinde, 2017'ye kadar 7 Türk devleti arasında gerçekleştirilebileceğinin gayet olasılıklı olduğu inancındadır.

    7 Türk Devleti kendi hür iradeleri ile bir araya gelebilecek, bir Ortaklık Belgesi oluşturabilecek ve müzakere edebilecek bağımsızlığa sahiptirler. Bu hür iradenin ortaya çıkabilmesi ve eyleme dönüşebilmesi için,

- Hâlihazırda halkı temsil eden milletvekillerinin ve ülkeyi yöneten devlet adamlarının kararlılığı,

- Ve/ya tabandan, halktan gelen bir istek ve bu isteğin oylara dönüşmesi gerekmektedir.

    MÜZAKERE MADDELERİ

1- Vize zorunluluğunun ortadan kaldırılarak kişi, mal, hizmet ve sermayenin serbest dolaşımı;

2- Ortak eğitim, kültür, tarım, balıkçılık ve taşımacılık siyaseti;

3- Ortak su, enerji ve uzay araştırma siyaseti;

4- İktisadi ve parasal birlik ve vergilendirme;

5- Ortak diş siyaset ve güvenlik;

6- Ortak savunma sanayi ve ordusu;

7- Bir “Merkez Bankası”nın oluşturulması

Müzakere edilebilecek belli başlı bu 7 maddeden ilki bugün dahi kararlaştırılıp 7 Bağımsız Türk Devleti tarafından kanunlaştırılarak yürürlüğe konulmasında hiç bir engel yoktur ve Türk Birliği’nin gerçekleştirilebilmesi için gerekli ilk adimdir.

    Sefer Özdemir

    TurkBirDev; SAH ve MAT, Tüm Oyunları Bozan Bir Hamle

    Aşağıdaki tanıtım filmini izleyin:

   


TurkBirDev2017

• Yeni yazıları e-posta ile almak için mail adresinizi girin:

İşsizlik ödeneği artıyor

endustri İş gücü piyasasına yeni girenler ile iş gücü piyasasında daha önce bulunmakla birlikte halen işsiz olanların da aktif istihdam faaliyetleri çerçevesinde İşsizlik Sigortası Kanunu kapsamına alınacak. Buna göre, işsizlik sigortasının amacı, işsizlik sigortasına ilişkin kuralları ve uygulama esaslarını düzenlemek ve bu kanunda öngörülen hizmetlerin verilmesini sağlamak olacak.

Sigortalı işsizler doğrudan veya elektronik ortamda da İŞ-KUR'a başvurabilecek, işverenler tarafından tanzim edilmesi gereken işten ayrılma bildirgelerinin fiziki ortamla birlikte elektronik ortamda da verilip-alınabilmesi sağlanacak. Kurumca bu kanuna göre yapılacak işlemlere ilişkin elektronik ortamda bilgi ve belge istenebilecek veya bilgi ve belge verilebilecek.

Ayrıca, sigortalı işsizler ile kuruma kayıtlı diğer işsizlere; iş bulma, danışmanlık hizmetleri, mesleki eğitim, iş gücü uyum ve toplum yararına çalışma hizmetleri verilecek ve iş gücü piyasası araştırma ve planlama çalışmaları yapılacak. Bu kapsamda yapılacak giderler İşsizlik Sigortası Fonundan karşılanacak. Bu giderlerin yıllık miktarı, işsizlik sigortası primi olarak bir önceki yıl içinde Fon'a aktarılan devlet payının yüzde 30'unu geçemeyecek. Bu oranı yüzde 50'ye kadar çıkarmaya Bakanlar Kurulu yetkili olacak. Ancak, işsizlik ödeneğinden yararlanmakta olanlara yönelik hizmetler için bu sınırlama dikkate alınmayacak.

Günlük işsizlik ödeneği, sigortalının son 4 aylık prime esas kazançları dikkate alınarak hesaplanan günlük ortalama brüt kazancının yüzde 40'ı olacak. Bu şekilde hesaplanan işsizlik ödeneği miktarı, İş Kanununa göre 16 yaşından büyük işçiler için uygulanan aylık asgari ücretin brüt tutarının yüzde 80'ini geçemeyecek. İlk işsizlik ödeneğinin ödemesi, hak kazanılan tarihi izleyen ayın sonuna kadar yapılacak. Ölen sigortalı işsizlere işsizlik ödeneğinden yapılan fazla ödemeler geri alınmayacak.

ÜCRET GARANTİ FONU

İşverenin; konkordato ilan etmesi, işveren için aciz vesikası alınması, iflası veya iflasın ertelenmesi nedenleriyle işverenin ödeme güçlüğüne düştüğü hallerde geçerli olmak üzere, işçilerin iş ilişkisinden kaynaklanan 3 aylık ödenmeyen ücret alacaklarını karşılamak amacı ile İşsizlik Sigortası Fonu kapsamında ayrı bir Ücret Garanti Fonu oluşturulacak. Yapılacak ödemelerde; işçinin, işverenin ödeme güçlüğüne düşmesinden önceki son bir yıl içinde aynı iş yerinde çalışmış olması koşulu esas alınarak temel ücret üzerinden ödeme yapılacak. Bu ödemeler, Sosyal Sigortalar Kanunu uyarınca belirlenen kazanç üst sınırını aşamayacak.

Ücret Garanti Fonu, işverenlerce işsizlik sigortası primi olarak yapılan ödemelerin yıllık toplamının yüzde 1'i olacak. İşverenin, genel ekonomik kriz veya zorlayıcı sebeplerle iş yerindeki haftalık çalışma sürelerini geçici olarak önemli ölçüde azaltması veya iş yerinde faaliyeti tamamen veya kısmen geçici olarak durdurması halinde, durumu derhal gerekçeleri ile birlikte Türkiye İş Kurumuna, varsa toplu iş sözleşmesi tarafı sendikaya bir yazı ile bildirecek.

İŞÇİLERE KISA ÇALIŞMA ÖDENEĞİ ÖDENECEK

İş yerinde geçici olarak en az 4 hafta işin durması veya kısa çalışma hallerinde işçilere çalıştırılmadıkları süre için işsizlik sigortasından kısa çalışma ödeneği ödenecek. Kısa çalışma süresi, zorlayıcı sebebin devamı süresini ve 3 ayı aşamayacak. İşçinin, kısa çalışma ödeneğine hak kazanabilmesi için, çalışma süreleri ve işsizlik sigortası primi ödeme gün sayısı bakımından işsizlik ödeneğine hak kazanma şartlarını yerine getirmesi şartı aranacak.

Günlük kısa çalışma ödeneğinin miktarı, işsizlik ödeneği miktarı kadar olacak. Kısa çalışma ödeneği olarak yapılan ödemeler, başlangıçta belirlenen işsizlik ödeneği süresinden düşülecek.

İŞSİZLİK FONUNDAN GAP'A KAYNAK

İşsizlik Sigortası Fonunda 1 Haziran 2000-31 Aralık 2007 tarihleri arasında biriken devlet payı ve nemasının 2012 yılına kadarki faizi, Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) kapsamındaki yatırımlar öncelikli olmak üzere, bölgesel ekonomik kalkınma ve sosyal gelişmeye yönelik yatırımların finansmanı için kullanılacak.

2008'e ait fon nema gelirlerinden 1 milyar 300 milyon YTL, GAP için kullanılacak. Bu ödenekler 2008 bütçesiyle ilişkilendirilecek. Bu parayı, ilgili idare bütçesine kaydetmeye Maliye Bakanı yetkili olacak. İşsizlik Sigortası Fonundan aktarılacak kaynakla gerçekleştirilecek yatırımlarla elde edilecek getirilerle varlık satışlarından elde edilecek gelirler, Yüksek Planlama Kurulunca belirlenecek oranı, kullanılan kaynak tutarını aşmamak kaydıyla fona aktarılacak.

GENÇ VE KADINLARIN İSTİHDAMI

18 yaşından büyük ve 29 yaşından küçük olanlar ile kadınların istihdamını teşvik amacıyla uygulanan prim indirimi İşsizlik Sigortası Fonundan karşılanacak.İşe alınan kadınlar ile 18-29 yaş arasındaki gençlere ait SSK primleri, 5 yıl boyunca İşsizlik Sigortası Fonundan karşılanacak. Buna göre, kadınlar ve gençlerin, işverene ait sigorta priminin; 1. yıl için yüzde 100'ü, 2. yıl için yüzde 80'ini, 3. yıl için yüzde 60'ı, 4. yıl için yüzde 40'ı, 5. yıl için yüzde 20'si İşsizlik Sigortası Fonundan karşılanacak.

İşveren hissesine ait primlerin İşsizlik Sigortası Fonundan karşılanabilmesi için, sigortalıların aylık prim ve hizmet belgelerinin Sosyal Güvenlik Kurumuna verilmesi ve sigortalıların tamamına ait sigorta primlerinin sigortalı hissesine isabet eden tutarı ile İşsizlik Sigortası Fonundan karşılanmayan işveren hissesine ait tutarın ödenmiş olması şartı aranacak.

İşveren tarafından ödenmesi gereken primlerin geç ödenmesi halinde, bu gecikme zammı işverenden tahsil edilecek. Bu hükümler, kapatılarak değişik bir ad veya unvan olarak aynı faaliyette açılan iş yerleri hakkında uygulanmayacak. Yasanın bazı değişikliklerle kabul edilen maddelerine göre, ''İl İstihdam Kurulları'nın adı ''İl İstihdam ve Mesleki Eğitim Kurulları'' olarak değiştirilecek. Bu kurullar, işlevsel hale getirilecek ve üye sayısı azaltılacak. Kurullar, illerinin mesleki eğitim ve istihdam politikalarını belirlemekle de sorumlu olacak. Özel istihdam bürolarının açılmasının özendirilmesi amacıyla; büro açabilmek için, ''Türk vatandaşı olmak şartı'' artık aranmayacak.

5 PUANLIK İNDİRİME GİDİLİYOR

İşsizliğin azaltılması, yatırımların istihdam odaklı arttırılması amacıyla sigorta primleri işveren hissesinde 5 puanlık indirim yapılacak.

Sigortalıların; malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinden işverenin ödeyeceği tutarın 5 puanı Hazinece karşılanacak.İşveren hissesine ait primlerin Hazinece karşılanabilmesi için; işverenlerin, çalıştırdıkları sigortalıların aylık prim ve hizmet belgelerini Sosyal Güvenlik Kurumuna vermeleri, sigortalıların tamamına ait sigorta primlerinin sigortalı hissesine isabet eden tutarı ile Hazinece karşılanmayan işveren hissesine ait tutarı yasal süresinde ödemeleri, Sosyal Güvenlik Kurumuna prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borcu bulunmaması şartı aranacak.

Kuruma olan prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme zammı borçlarını taksitlendiren işverenler ile sosyal güvenlik prim borçlarını yeniden yapılandıran işverenler de bu hükümden yararlanabilecek.Bu hüküm, kamu idareleri iş yerleri ile sosyal güvenlik destek primine tabi çalışanlar ve yurt dışında çalışan sigortalılar hakkında uygulanmayacak.

Yapılan kontrol ve denetimlerde, çalıştırdığı kişileri sigortalı olarak bildirmediği tespit edilen işverenler, 1 yıl süreyle bu desteklerden yararlanamayacak. Özelleştirme Fonunda biriken tutardan, fonun 2008 yılı nakit fazlasının 1 milyar YTL'lik kısmı GAP için ayrılacak. Ayrıca 1 Ocak 2009-31 Aralık 2012 tarihleri arasında Özelleştirme Fonunun nakit fazlasından, 2009 yılı için 2 milyar 500 milyon YTL'lik kısmı GAP için kullanılacak. Daha sonraki yıllarda da bu miktar artırılarak GAP'a aktarılacak.

• Yeni yazıları e-posta ile almak için mail adresinizi girin:

YouTube Giremeyen Kalmasın

Eyoutube vet Arkadaşlar çok Küçük ve Basit bir sistem.

Devlet Dairesi içinde Geçerlidir.
MEB, Maliye, Özel Kurumlar nerede engel varsa. Bu Programı çalıştırarak engel falan kalmaz.
Aşağıdaki Linkte bulunan programı pc ye indirin (tabiki yorumunuzu belirttikten sonra Rardan çıkardığınız programa çift tıklamanız yeterli olacaktır. Hiçbir kurulum vs. YOK.
Kullanımı gayet basit ve dilediginiz zaman durdurabiliyorsunuz   Umarım işinize yarayacaktır
.. ki Kesinlikle Tıkır Tıkır Çalışmaktadır ..    
rar Şifresi :
http://www.fullarchive.net/

Programı Yükle

YOTUBE DİREKT GİRMEK İÇİN TIKLA

• Yeni yazıları e-posta ile almak için mail adresinizi girin:

5 Dakikada Ahir Zaman

Ahir zamanı anlatan güzel bir video... Sizlerle paylaşmak istedim....

• Yeni yazıları e-posta ile almak için mail adresinizi girin:

Garip ama gerçek haberler!

Türkiye'den ve dünyadan pek çok ilginç haber geliyor. İşte 'bu kadar da olmaz' dedirten garip ama gerçek haberler...

İnek hırsızları polisle çatışmaya girdi!

Hatay’ın Belen ilçesinde, "dur" ihtarına uymayan hırsızlar, polise ateş açtı.

Alınan bilgiye göre, güvenlik ekipleri, yol denetimleri sırasında, şüphe üzerine kontrol etmek istedikleri minibüsü durdurmak istediler. Sürücü, "dur" ihtarına uymayarak kaçmaya çalıştı ve araçtan polis araçlarına tabanca ve tüfekle ateş açıldı. Takibe alınan 34 VY 7726 plakalı minibüs, ilçe çıkışında yol kenarında terk edilmiş olarak bulundu.

Koltukları sökülmüş minibüsün içinde çalıntı olduğu belirlenen inek bulundu. Küpesindeki kayıt bilgilerinden Kırıkhan ilçesinden çalındığı belirlenen inek, sahibi Mustafa Çubuk’a teslim edildi.

Yetkililer, minibüsün sahibinin de tespit edildiğini, zanlıların arandığını ve soruşturmanın sürdürüldüğünü bildirdiler.

Kurye kadınların valiz cinliği!

Kongolu kadın kuryeler Mamie Ndaya Tshımanga ile kardeşi Bıtshılualua, konserve kutularının içerisine yerleştirdikleri kokaini 2 valize zulalayarak Dubai'ye getirdi. Dubai'de THY'ye ait uçakla Atatürk Havalimanı'na gelen kadın kuryeler, havalimanında yakalanma endişesiyle yeni bir yönteme başvurdu. Valizleri bulamadıklarını belirten kadın kuryeler, valizlerin bulunduğunda verdikleri adrese getirilmesini istedi. İlk paket teslim edildikten sonra Narkotik köpekleri Baron ve Arap, ikinci valize tepki verince içinde uyuşturucu olduğu anlaşıldı. Kuryeye verilen adresteki otele baskın düzenlendi. Kongolu kadın Ernest Nwahuruozo otelde gözaltına alındı. Ernest Nwahuruozo'nun cebinde bir anahtar çıktı. Anahtarın Mecidiyeköy'deki bir eve ait olduğu tespit edilerek eve operasyon düzelendi. Evde yapılan aramada bir kovanın içerisinde eritilen 5 kilo kokain ele geçti. Operasyonlardak Kongolu Kadın kuryeler Oscar Ejiofor ve Ernest Nwahuruozo ile Nijeryalı iki erkek gözaltına alındı. Gözaltına alınan 4 kişi adliyeye sevkdildi.

Eşinin kızkardeşi olmadığını kanıtlamak için DNA testi yaptıracak!

Gaziantepli Ali Demirkapı, nüfus kayıtlarında kız kardeşi olarak görünen eşinin, gerçekte kız kardeşi olmadığını ispat etmek için çalışıyor.

Gaziantep’in Araban ilçesinde yaşayan Ali Demirkapı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, babasının yıllar önce hayatını kaybeden amcasının kızı Nuriye Demirkapı’yı nüfusuna geçirdiğini, daha sonra ise Nuriye Demirkapı ile imam nikahıyla evlendiklerini belirtti.

Nuriye Demirkapı’nın nüfus kayıtlarına göre kız kardeşi olarak görünmesi nedeniyle resmi nikah yapamadıklarını, iki çocuklarının da bu nedenle nüfus kaydının gerçekleştirilemediğini ifade eden Demirkapı, sorunlarının çözümü için yaklaşık 4 yıl önce Araban Asliye Hukuk Mahkemesine başvuruda bulunduğunu bildirdi.

Demirkapı, mahkemenin DNA testi istediğini, ancak DNA testini yaptıracak parasının olmadığını, belirterek şöyle konuştu:

"Amcamın ölümünden sonra babam amcamın kızını nüfusuna geçirmiş. Daha sonra amcamın kızı ile evlendik. Ancak, nüfus kayıtlarında kız kardeşim olarak göründüğü için resmi olarak evlenemiyoruz. Biri üç yaşında diğeri 15 günlük olan iki çocuğumu da bu nedenle nüfusa kayıt yaptıramadık.

Yoksul olduğum için mahkemenin benden istediği DNA testini yaptıramıyorum. Yardım bekliyorum."

Ölmeden mezarını yaptırdı, yakınları taziyeye geliyor!

Sivas’ta terörle mücadele sırasında Bingöl’ün Genç ilçesinde şehit düşen oğlunun Garnizon Şehitliği’ndeki mezarının yakınlarına yaptırdığı kendi mezarını görenler, şehit annesi Selvinaz Akkaş’ın öldüğünü sanarak evine gidiyor.

59 yaşındaki Selvinaz Akkaş, oğlunun mezarının bulunduğu Yukarı Tekke Mezarlığı’ndaki Garnizon Şehitliği’nin yakınlarına 2000 yılında kendisi için mezar

yaptırdı. Şehitliğin biraz ilerisinde bulunan mezarın etrafını demirle çevirten Akkaş, mezar taşına da "Şehit Annesi Selvinaz Akkaş" yazdırdı.

Selvinaz Akkaş’ın yaptırdığı mezarı gören bazı tanıdıkları ise duruma inanamayarak şaşkınlık yaşıyor.

Mısırlı kadın, kocasından gelen SMS mesajlarıyla boşanıyor!

Mısırlı kadın, kocasından gelen 3 SMS mesajını delil olarak mahkemeye sunarak, boşanmasını resmileştirmeye çalışıyor.

El Ahbar gazetesindeki habere göre, başkent Kahire’de mühendis olarak çalışan İkbal Ebunnasr, cep telefonuna kocasından gelen "Seni boşuyorum, çünkü kocanın telefonuna cevap vermedin" yazan 3 mesaj aldı.

Haberde, ne yapacağını şaşıran kadının, ayrılığını resmileştirmek amacıyla mahkemeye başvurduğu belirtildi.

Mısır’da yürürlükte olan şeriat kanunlarına göre, erkeklerin boşanmak için mahkemeye gitmesine gerek yok. Erkeğin tek taraflı olarak 3 kere "Boş ol" demesi boşanmak için yeterli sayılıyor...

• Yeni yazıları e-posta ile almak için mail adresinizi girin: