Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)

Haberiniz Olsun

Yazılar

Key ödemeleri 28 Temmuzda başlıyor

 

Ziraat Bankası Genel Müdürü Can Akın Çağlar, çıkarılan kanunun Cumhurbaşkanı tarafından onaylaması halinde Konut Edindirme Yardımı (KEY) ödemelerine 28 Temmuz’dan itibaren  başlayacaklarını belirtti.

Ziraat Bankası Genel Müdürü Can Akın Çağlar tarafından verilen bilgiye göre, 8.5 milyon kişiye toplam 2.8 milyar YTL ödeneceğini, en yüksek ödeme tutarının 1,391 YTL olduğunu belirterek, 1 YTL alacağı olan hak sahibinin de bulunduğunu ifade etti.

Emlak Konut Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı, KEY hesap listelerinin kesinleşmesinden sonra www.keyodemeleri.com aktif olarak hizmet vermeye başlayacak ayrıca yardım merkezinden telefonla da KEY Ödemeleri konusunda bilgi sahibi olmak mümkün olacak.

Neme Lazım

 

Bir gün cihân pâdişâhı Kânûnî Sultan Süleymân Han, Yahyâ Efendi hazretlerine bir hatt-ı şerîf gönderdi ve; "Ağabey! Sen ilâhî sırlara vâkıfsın, bilirsin. Kerem eyle de bize Osmanoğullarının âkıbetinin ne olacağını haber ver. Nesli kesilip yok mu olacak. Yok olacaksa, bu hangi sebeptendir ?." dedi.

Hatt-ı şerîfi okuyan Yahyâ Efendi eline kalem kâğıt alıp; "Kardeşim! Neme lazım." diye iri harflerle yazıp Kânûnî'ye gönderdi. Kânûnî, Yahyâ Efendiden gelen mektûbu okuduğunda hayretler içinde kaldı. Fakat bir şey anlamamıştı. Derhal bir kayık hazırlanmasını emretti ve bu bilmece sözün mânâsını anlamak için Yahyâ Efendinin dergâhına geldi. Yahyâ Efendiyi görür görmez; "Ağabey! Ne olur gizlemeyip, suâlime cevap veriniz. Biz de ona göre hareket edelim." dedi.

Yahyâ Efendi bunun üzerine tebessüm edip; "Biz cevap verdik. Bu sözümüzü anlayamamana şaşarız." dedi. Kânûnî; "Nasıl ?" deyince, Yahyâ Efendi; "Zulüm, haksızlık yayılsa, işitenler de; "Neme lazım." dese ve onu önlemeye çalışmasalar, sonra koyunu kurt değil de çoban yese, bilenler de bunu söylemeyip gizlese, fakirler, muhtaçlar, gariplerin feryâdı göklere çıkıp bunları taşlardan başkası işitmese, işte o zaman felâkettir.

Neslinin o zaman yok olmasından korkulur. Hazînelerin boşalır. Askerin itâat etmez olur ve yolundan gitmezler. Yok olmak mukadderdir." buyurdu. Kânûnî bunları işitince, göz yaşlarını tutamadı. Yahyâ Efendiye olan sevgisi daha da arttı.

İşte bugün de bizim toplumca yaşadığımız hastalıkların temel sebebi...

SGK, SSK Hizmet Dökümü, Emeklilik takibi

 

SSK’nın adının(SGK) değiştirilmesinden sonra yenilenen internet sitesinden aşağıdaki linklerden ssk hizmet dökümünüzü, sicil numarası yada tc kimlik numarası ile girerek işleminizi yapabilir yada ssk emeklilik evrak takibinizi yapabilirsiniz.

Sigortalı hizmet dökümü - SSK sicil numarası ile sorgulama buradan

Sigortalı hizmet dökümü - TC kimlik numarası ile sorgulama buradan

Emeklilik Evrak Takibi işlemlerini buradan takip edebilirsiniz.

 

Samsung D980 çift sim kartlı dokunmatik cep telefonu

Samsung D980 Samsung yeni modeli D980 çift sim kartlı dokunmatik cep telefonunu yakında piyasaya çıkarmaya hazırlanıyor. Öncelikle Çin’de piyasa sürülecek olan Samsung D980, tri-band GSM/GPRS/EDGE özellikli, 2.6 inç QVGA ekranı ve 5 megapiksel kamerası ile göze çarpıyor.

Samsung D980 özellikleri

* GSM Triband (900/1800/1900MHz), GPRS/EDGE bağlanabilirliği

* Dual SIM GSM kart yuvası

* 2.6″ 240×320px QVGA 262k renkli ekran

* 5 megapixel kamera ve otomatik flaş

* microSD memory kart yuvası

* Bluetooth 2.0 ve USB bağlanabilirliği

Samsung D980 çift sim kartlı dokunmatik cep telefonunun fiyatı hakkında henüz bilgi bulunmuyor.

Osmanlıda Görev Şuuru

Osmanlı Osmanlı Devleti'nin ilk Seyhulislami'i Molla Fenari (1350-1431) Bursa kadısı iken bir adam bir at satın alır. Evine dönerken atin hasta olduğunu fark eder. Geri götürmeye karar verir. Atı satın kişi belki zorluk çıkarır diye, kadıya gidip işi sağlama bağlamak ister. Mahkemeye vardığında kadı yerinde değildir. İşini ertesi güne bırakır. Fakat hasta at o gece ölür. Adam kadıya durumu anlatır ve mağdur olduğunu, ne yapması gerektiğini sorar. Molla Fenari cevap verir:

Senin zararını ben ödeyeceğim.

Adam hayretle:

— Niçin siz ödeyeceksiniz? Deyince Molla Fenari'nin cevabı şu olur:

—Benim ilgim yok görünüyor, ama aslında ben kusurluyum. Eğer dün geldiğinde beni yerimde bulsaydın, olaya müdahale edip atı geri verdirmemi sağlayacaktın. Böylelikle paranı geri almış, at ise sahibinin elinde ölmüş olacaktı. Senin bu şekilde mağdur olmana sebep, benim yerimde bulunmayışım olmuştur. Şimdi bu imkan ortadan kalkmıştır. Bu yüzden zararını benim tazmin etmem gerekir, der ve atın bedelini öder.

LG KS360 Smartphone Telefon

LG KS360 LG yeni smartphone telefon modeli olan LG KS360′ı duyurdu. LG KS360′ın en önemli özellikleri arasında; yana açılır ekran ve QWERTY klavye ve tri-band GSM, dokunmatik ekran ve media player, FM radyo özellikleri yer alıyor.

- Network: GSM/GPRS/EDGE

- Band: GMS 900/1800/1900

- Pil: Li-Ion 800mAh

- Ebatlar: 101.5×51×16.8mm

- Ana Ekran: 2.4? QVGA (240×320) 262k

- Kamera: 2 megapixel

- Memory: 15MB/MicroSDTM - 4GB

- Bluetooth: V2.0

- USB: V2.0

- Ringtones: 64 polyphonic

- Audio codec: MP3/AAC/AAC+/eAAC+

- Video codec: MPEG4/H.263

- Browser: WAP 2.0

- JAVA: MIDP 2.0

- Mesaj: SMS, MMS, IM, Email

- Diğer: Dokunmatik ekran arama-bilgi servisim

Memura ağustosta 'ek ödeme' zammı

 

Hükümet 1,5 milyon devlet memuruna, 15 Ağustos'ta 'ek ödeme zammı' yapmaya hazırlanıyor. Ek ödeme iyileştirmeleri, 3 ya da 4 yıl boyunca devam edecek.

Böylece kamuda 'eşit işe eşit ücret' ilkesi hayata geçmiş olacak. Bakanlar Kurulu, bu kapsamdaki ilk iyileştirmeyi ağustos içinde gerçekleştirmeyi planlıyor. Böylece memurlar, enflasyon farkı ve yüzde 2'lik temmuz zammıyla birlikte yılın ikinci yarısı için aldığı yüzde 3,96'lık maaş artışından ayrı olarak 15 Ağustos'ta ek ödeme zammı alacak. Bakanlar Kurulu, 2009, 2010 ve 2011 yıllarında da ek ödeme oranlarında artış yapacak. Söz konusu iyileştirmenin 4,5 aylık maliyeti 546 milyon YTL olarak hesaplandı.

Devlet Bakanı Murat Başesgioğlu koordinatörlüğünde, Maliye Bakanlığı, Devlet Personel Başkanlığı ve diğer ilgili birimlerin katılımıyla yürütülen 'Kamu Personelinin Yeni Maaş Sistemi' çalışması tamamlandı. Çalışma 'Ek Ödeme Düzenlemesi'ne dönüştürüldü ve Bakanlar Kurulu'nda da bu şekliyle kabul edildi. Düzenlemenin bu hafta içinde Meclis'te ele alınacak bir tasarıya önergeyle eklenmesi ve en kısa sürede hayata geçmesi de sağlanacak. Denge tazminatı kalkarken, memurların yüzde 28'lik ek ödemeye karşılık gelen yaklaşık 136 YTL'lik denge tazminatları da ek ödemenin içine girecek. Bakanlar Kurulu, yüzde 28'lik oran üzerine yeni oranlar uygulayacak. Maliye'nin çalışmasına göre, ek ödemede 10 puanlık artış, memur maaşlarına 50 YTL zam olarak yansıyacak. Söz konusu çalışmada, hizmetli maaşlarına 5 puan ek ödeme karşılığında 25 YTL, araştırma görevlisi, öğretmen gibi meslek gruplarında 10 puanlık ek ödeme artışı karşılığında 50 YTL, mühendis maaşlarında ise 15 puan ek ödeme karşılığında 75 YTL ek artış önerildi. Ek ödeme zammı bazı meslek gruplarında 100 YTL'ye kadar çıkabilecek. Meslek grupları içinde en yüksek ek ödeme artışının polisler için planlandığı öğrenildi.

977 YTL'ye kadar iyileştirme

Düzenlemede, 'devlet memurlarına ek gösterge dahil en yüksek devlet memuru aylığının yüzde 200'ünü geçmemek üzere her ay ek ödeme' için Bakanlar Kurulu'na yetki verilmesi, maaşlara bugünkü rakamlarla 977 YTL'ye kadar ek iyileştirme imkanı tanıyor. Ayrıca halen kendilerine 136 YTL denge tazminatı ödenen kamu personeline, 977 YTL'yi geçmemek üzere, Bakanlar Kurulu'nca belirlenecek oranlarda ek ödeme verilebilecek. Ancak, ek ödeme iyileştirmesi, kademeli olarak gerçekleştirilecek ve bütçe imkanları dikkate alınarak 3 ya da 4 yıllık bir sürece yayılacak.

 

AK Parti'nin eylemleri laikliğe aykırı değil kapatılmamalı

raportor AK Parti hakkında açılan kapatma davasında sona yaklaşılıyor. Raportör Doç. Dr. Osman Can, raporunu tamamladı. Anayasa Mahkemesi üyelerine dağıtılan raporda Can, "AK Parti kapatılmamalı." dedi.

AK Parti'nin program ve eylemlerinin laikliğe aykırı olmadığını kaydeden Can, "Anayasa'nın 68. maddesinde belirtilen laikliğe aykırı fiillerin odağı haline gelmemiştir. Anayasa ve Siyasi Partiler Kanunu'na göre kapatmayı gerektirecek sebepler oluşmamıştır." tespitinde bulundu. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin, parti kapatma kararlarını İnsan Hakları Sözleşmesi'ndeki ifade ve örgütlenme özgürlüğü ilkesine aykırı bulduğuna da dikkat çekti. Can, raporunda, Yargıtay Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya'nın iddianamesine, esas hakkındaki mütalaasına ve AK Parti'nin savunmalarına yer verdi. Siyasî yasak istenen 71 kişinin söz ve eylemlerini tek tek değerlendirdi.

Raportörün görüşleri üyeler açısından bağlayıcı değil. Üyelerin raporu okumasının ardından Mahkeme Başkanı Kılıç, bir toplantı günü belirleyecek. Kapatma kararı alınması için 11 üyeden 7'sinin oyu gerekiyor.

AK Parti'nin 3 Temmuz'da sözlü savunmasını yapmasının ardından gözler raportöre çevrildi. 13 gün boyunca çalışan Can, raporu dün akşam saatlerinde Anayasa Mahkemesi'ne teslim etti. Raporda, parti kapatma mevzuatıyla ilgili Anayasa, SPK ile AİHM ve AİHS hükümlerine yer verildi. Değerlendirme bölümünde kendi görüşünü açıklayan Can, AK Parti'nin faaliyetlerinin Anayasa'da güvence altına alınan düşünce ve ifade özgürlüğü kapsamında olduğunu belirtti. 2001'de Anayasa'da parti kapatmayı zorlaştıran düzenlemeler yapıldığına dikkat çekti. Odak olma halinin somut hale getirildiğini vurguladı. Yüksek Mahkeme'nin Hak ve Özgürlükler Partisi'nin kapatılmasını reddeden kararın gerekçesinden de alıntılar yaptı. Venedik Kriterleri'ne atıf yapan Can, partilerin ancak şiddeti savunma veya politik bir araç olarak kullanmaları durumunda kapatılabileceğine işaret etti. Rapordaki bazı ayrıntılar şöyle:

İfade özgürlüğü ağır yara alır

AK Parti'nin, söylem ve eylemleri, demokratik yaşam için 'açık ve yakın tehlike' oluşturmamaktadır. Partilere kapatma yaptırımının uygulanması halinde örgütlenme ve ifade özgürlüğü ağır bir müdahaleyle karşı karşıya kalacaktır. Partinin kapatılması halinde düşünce ve ifade özgürlüğünün sınırları ciddi ölçüde daralacaktır.

Eğitim özgürlüğü düzenlemesi laikliğe aykırı değil

Anayasa Mahkemesi'nce iptal edilen 10. ve 42. maddelerdeki değişiklik, eşitlik ve eğitim hakkını pekiştiren, laiklik ilkesine aykırı olmayan bir düzenlemedir. Benzer değişiklik teklifleri partiler tarafından verilmiş, pek çok parti, üniversitelerde uygulanan kılık kıyafet yasağının kaldırılması gerektiğini savunmuştur. TBMM'nin yasama faaliyeti kapsamındaki değişiklik, kapatma gerekçesi olamaz. Partilerin ülke sorunlarına ilişkin farklı çözüm önerileri getirmesi, demokratik siyasi yaşamda üstlendikleri işlevin doğal sonucudur.

Cumhurbaşkanı yargılanamaz

Anayasa'nın 105. maddesine göre cumhurbaşkanı, 'vatana ihanet' suçu dışında yargılanamaz. Cumhurbaşkanı'na herhangi bir siyasi yasak verilmesi Anayasa'nın 'cumhurbaşkanının yargılanamayacağı' ilkesine aykırı olacaktır. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün dışişleri bakanlığı döneminde Türk okullarıyla ilgili gönderdiği genelge laikliğe aykırı değildir. Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi, Fethullah Gülen'in söz konusu iddiadan beraat ettiğine ilişkin karar vermiştir. Yargıtay tarafından da onanan karar Gül yönünden laikliğe aykırı eylem olduğu iddiasını ortadan kaldırmıştır. Gülen hakkındaki ceza davasında verilen beraat kararı Gül yönünden bir güvencedir.

Avrupa'da kapatma yok

Avrupa'da 50 yılda Almanya'da iki, İspanya'da bir parti olmak üzere sadece üç parti kapatıldı. Kapatılan bu partiler de terörle ilişkiliydi ve diktatörlüğü savunuyordu. Anayasa ve yasalarda siyasî partilerin varlıklarını sürdürmeleri esas, kapatılmaları ise istisna tutulmuştur.

Kılıç: YAŞ toplantısı bizi ilgilendirmiyor

Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, AK Parti hakkındaki kapatma davasında kritik sürece girildiğini belirterek, önemli uyarılarda bulundu. Basın mensuplarından üyeleri rahat bırakmalarını isteyen Kılıç, Yüksek Askeri Şûra (YAŞ) toplantısının da mahkemeyi ilgilendirmediğini söyledi. Haşim Kılıç, Doç. Dr. Osman Can'ın hazırladığı raporu üyelere dağıttıktan sonra gazetecilere açıklamalarda bulundu. Raporların mahkeme için bağlayıcı olmadığını, çalışmaları hızlandırıcı nitelikte belgeler olduğunu söyledi. Üyelerin, Yargıtay Başsavcılığı'nın mütalaası ve AK Parti'nin savunmasından sonra çalışmaya başladığını belirten Kılıç, şöyle devam etti: "Arkadaşlarımızın çalışma temposu ve biçimi önümüzdeki süreci tayin edecektir. Bu süreç içinde arkadaşlarla konuşacağız, uygun olan zamanda gündemi verip müzakerelere geçeceğiz." Üyelerin bu süreçte rahatsız edilmemesini isteyen Kılıç, "Lütfen mahkemeyi rahat bırakın ve bu süreci sağlıklı bir şekilde tamamlayalım." dedi. Kılıç, bir gazetecinin sorusu üzerine, davayı görüşecekleri günü, arkadaşlarıyla görüştükten sonra belirleyeceğini kaydetti. "YAŞ toplantısının sonucu beklenecek mi?" sorusuna da Kılıç, "Onlar bizi ilgilendirmiyor. Biz kendi programımıza, çalışma hızımıza göre gündemimizi belirleyeceğiz." cevabını verdi.

Osmanlı Padişahlarıda Borç Para Alır

 

Sultan 2. Murad zamanında,henüz hazine teşkil edilip padişahlar saraylarda gönlünce harcama yapmazlardı.Harplerde elde edilen ganimet ve haraçlardan,madenlerden başka devletin geliri yoktu.Halktan vergi toplayıp saray erkanı için harcanmazdı.Hal böyle olunca padişahlar da zaman zaman parasız kalabiliyordu.Birgün Fazlullah Paşa 2.Murad ın Çandarlı Halil Paşa dan borc para istediğini görüp "Sultanım padişahın vezirlerden ve şundan bundan para istemesi yerinde olmaz.Müsade buyurursanız bir hazine teşkil edilsin ve oradan saraya tahsisat ayrılsın" dedi.Fazlullah Paşa yı dinleyen Sultan Murad "Bu parayı nereden ve kimden toplayacaksın? " diye sordu.Fazlullah Paşa "Sultanım , bu memlekette çok zenginler var , bir fermanla bazılarından bir miktar mal toplamak mümkündür" dedi.Sultan Murad "Sen nice teklif edersin Fazlullah Paşa? Bize ve bizim askerimize helal lokma gerektir.Bizim askerimizin boğazına helal lokma girmezde onun bunun hakkı girerse bu askerle   meydan-ı gazada nasıl harp edebiliriz? Haram üzerine bina kurulursa ayakta durma imkanı var mıdır?" diyerek pasanın teklifini reddetti,Çandarlı' dan bir miktar borç alarak idare etti ve sonra ödedi.

Halifeye Diz Çöktüren Köle

 

Halife Hazret-i Osman (radiyallahu anh), yapması gereken bir işi savsakladığını zannettiği kölesini yanına çağırır: "Gel bakalım, işini savsaklamak neymiş, sana cezasını vereyim de gör!"

 

Ancak köle, işini savsaklamadığı düşüncesindedir. Ona göre olay, halifeye yanlış aksettirilmiştir. Yine de gider, Halife'nin önünde diz çöker, boynunu uzatır. Son derece müşfik bir karaktere sahip olan Hz. Osman, terbiye niyetiyle kölenin kulağından yumuşakça tutar ve hafifçe yukarıya çeker. Ancak elinin ayarını tam tutturamayınca kulağı acıyan köle haykırır: "Çek bakalım ey Allah Resûlü'nün halifesi! Nasıl olsa dinde kıyas var. Burada kulağı haksız yere çekilenler, öte tarafta haklı olarak kulak çekecektir!"

 

Kölenin ağzından dökülen bu sözler Hz. Osman'ın beynine adeta bir tokat gibi çarpar. Ellerini kölenin kulağından çeker, olduğu yerde adeta yığılır kalır. Kısa bir sessizlikten sonra köleye seslenir:

 

"Eğer bu mevzuda sen haklı isen, hiç durma, hemen sen de benim kulağımı çek!" der ve sözlerine şöyle devam eder: "Sakın kısası ahirete bırakma! Haklıysan, köle bile olsan kuvvetlisin demektir. Haksızsam, halife bile olsam zayıfımdır!"

 

Olan biteni izleyenler şaşkınlık içindedir.

 

Halifenin ısrarlı tutumunu görünce, dediğini yapması için köleye işaret ederler. Nihayet köle kısası gerçekleştirir ve gider. Hz. Osman rahatlamış bir şekilde etrafındakilere şöyle der:

 

"Şükürler olsun, köle de olsa davasında haklı olan birinin önünde diz çöktüm! Kısasımı burada yaptırdım, öte tarafa bırakmadım! Üstelik benden sonra geleceklere de kötü örnek olmadım!"

Web Stats Free counter and web stats