Karadayı’nın Skandal Kaseti’nin Deşifresi
Emekli Genelkurmay Başkanı Org. İsmail Hakkı Karadayı’nın Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesi Anavatan Lideri Erkan Mumcu’yu aradığı ve Meclis’e girmemesi yönünde telkinlerde bulunduğu iddia edilmişti. Mumcu bu iddiayı o dönemde şiddetle yalanlamıştı.
Org. Karadayı’ya ait olduğu belirtilen ses kaydında 367 sürecini aydınlatacak çok çarpıcı ayrıntılar var. Karadayı, Mumcu’ya Meclis’e girmemesi yönünde yaptığı telkinleri anlatırken, ağır ifadeler kullanıyor. Karadayı ayrıca seçimlerden AKP’nin galip çıkması ve Cumhurbaşkanı’nı da kendi istedikleri biri seçmeleri halinde bu işi “TSK’nın temizleyeceği”ni söylüyor.
Orgeneral Karadayı’nın bu sözleri Encümen-i Daniş Meclisinde söylediği ve burada kayda alındığı bildiriliyor
İşte o ses kaydının deşifresi
“Cumhurbaşkanı halk tarafından seçilmesi için, 376yi (367) bulamazlarsa bu iş katiyetle bitiyor.
Mumcu zaten teklifi yapan p...venk kendisi, ben şeye girme dedim cumhurbaşkanlığı seçimine kesinlikle girme dedim, girmedi o olmadı, o girseydi seçiliyordu.
Abdullah Gül olmadı, gaye oydu, Abdullah Gül olmayınca seçime gidecekti.
Fakat bu bana şeyi söyledi cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesini istiyorum dedi. Bu dedim sakıncalı, yok efendim o ısrar etti hava yapmak için bunu teklif etti AKP de üzerinde atladı.
367 bulamazlarsa katakulliye gidiyor. Ben bir iki kişiye daha telefon ettim sakın girmeyin diye. İşte bazı bir iki milletvekiline, Halk partiden oraya geçmiş olanlar..
Şimdi adam diyor ki; efendim bizim başkan diyor, tabi bu teklifi yapan bizim başkan diyor Mumcu için. Bu diyor gireceğine göre bizim de kesinlikle girmemiz lazım, işte anladığım kadarıyla girin diyor onu açık söylüyor falan, e gir kardeşim dedim ben de gir ve şey ver, çekimser ver, gir ve çekimser ver..
Ondan sonra dedim ki birkaç arkadaşa daha söyle, düşünecek onu, işte ben bir iki eski bazı bakanlara söyledim bunu onlar da bir iki milletvekiline söyleyecekler, bakalım işte.
Teşekkür ettim Sabih KANADOĞLUna, gece konuştuk 45 dakika kadar, ne olacak bundan sonra dedim, valla kötü istikamete gidiyorlar dedi. Ancak dedi bazı şeyler olabilir. Bunlar hatalar yapabilirler, şimdi diyor, cumhurbaşkanı bunu veto etmeye hakkı yok, ancak referanduma gönderme durumu var, referanduma gönderiyorum deyince 120 gün sonra, fakat şimdi bunlar kanun çıkaracakmış.
Bunu söyledim tabi ondan sonra, biliyorum dedi bu sıkıntılar var bunda bazı şeyler de var.
Genelkurmayın düşünmesi lazım artık, bu işi bir tek Silahlı Kuvvetler temizler artık. Eğer şu seçimlerden de başarılı olunmazsa Silahlı Kuvvetlerin bunu halletmesi lazım Bunlar yani cumhurbaşkanlığına kadar, kendi adamlarından biri gelir, gene seçimde de ekseriyetle başa geçerlerse o zaman asker temizler bunu.”
MUMCU’DAN SERT TEPKİ!
Anavatan Partisi eski Genel Başkanı Erkan Mumcu, Genelkurmay eski başkanı İsmail Hakkı Karadayı’ya ait olduğu iddia edilen ses kaydında yer alan kendisiyle ilgili ifadelere tepki gösterdi. “Her söz sahibinin seviyesini gösterir ve sahibine aittir” diyen Mumcu, şahsına yönelik hakaret içeren sözler nedeniyle mümkün olan tüm hukuk yollarına başvuracağını bildirdi.
Mumcu yaptığı yazılı açıklamada, bugün bazı medya organlarında, emekli Genelkurmay Başkanı İsmail Hakkı Karadayı’ya ait olduğu iddia edilen sözler ve ses kayıtlarında kendisinin isminin geçtiğini söyledi.
Şahsına yönelik hakaret içeren sözler dolayısıyla gerekli ve mümkün olan tüm hukuk yollarına başvuracağını bildiren Mumcu, “Anılan ses kayıtlarında İsmail Hakkı Karadayı’nın sözünü ettiği telefon görüşmesini 2007 - 2008 yıllarında benimle yapılan pek çok gazete ve televizyon röportajlarında kamuoyunun bilgisine sunmuştum. Bugün de emekli Genelkurmay Bbaşkanı İsmail Hakkı Karadayı’ya atfedilen ses kayıtları kamuoyuna sunduğum bilgilerin gerçekliğinde en küçük bir kuşku olmadığını göstermektedir. O gün söylediklerimin delilleri bugün ortaya çıkmaktadır. ” dedi.
367 TEZİNE DESTEK VERECEĞİMİZİ UMDUĞUNU SÖYLEDİ
“-Karadayı ile hayatında bir kez havalimanı VİP salonunda karşılaştığını, bunun dışında DP ile Anavatan Partisi’nin bütünleşme sürecinde Karadayı’nın kendisini telefonla aradığını bildiren Mumcu, şunları söyledi:
“Üç dakika kadar süren bu telefon görüşmesinde birleşme kararımızı kutlamış, konuşmanın devamında ‘367′ tezine destek vereceğimizi umduğunu beyan etmiş ve bizden ‘367 iddiasının hukuksal bir temelinin bulunmadığı bu hususta en doğru çözümün seçimi halkın yapacağı bir anayasa değişikliği olduğu” yanıtını almıştır.
O konuşmada seçimi halk yapsa da yine AKP’li bir ismin seçilebileceği yönündeki kaygısını ifade etmiş ve benden “demokrasi böyle bir şey halk kimi isterse onu seçsin” yanıtını almıştır.
İsmail Hakkı Karadayı kendisine atfedilen ses kaydı gerçek ise bizim bu tutumumuzu anlayamamış veya içine sindirememiş olmalı ki hakkımızda hakaretamiz sözler sarfediyor. Her söz sahibinin seviyesini gösterir ve sahibine aittir. İki yıldan beri anlattığım şeylerin gerçekliğinin böyle bir kayıtla da ortaya çıkması benim için şaşırtıcı değil. Çünkü gerçeklerin en temel vasfı eninde sonunda açığa ortaya çıkmalarıdır. Demokratik sürece silahlı kuvvetlerin müdahale etmesini önerecek kadar izan ve insaf çizgisinden çıkmış bir anlayış ile hayatımın bir saniyesinde bile aynı yerde olmadım."
-”KARARLARIMI VİCDANIMLA VERDİM”
Cumhurbaşkanlığı seçimleri konusunda, kararlarını seçimden iki yıl önce verdiklerini kaydeden Mumcu, o tarihlerde Cumhurbaşkanını halkın seçmesi yönündeki önerilerini kamuoyuyla paylaştıklarını hatırlattı. Cumhurbaşkanlığı seçiminin ilk tur oylamasına katılmayışları konusunda gerekçe uyduranların gerçekleri saptırmaya çalıştığını savunan Mumcu, “Bugün siyaset dışında olmayı tercih etmiş olmama rağmen siyasette bıraktığım izler ile kavga etmeyi sürdürenler şunu anlamalıdır ki, artık cumhurbaşkanını halkın seçecek olması Türk demokrasi tarihinin en ileri adımlarından biridir. Ve Türkiye bu adımı attıysa Erkan Mumcu’nun onurlu, kararlı duruşunun bunda büyük payı vardır. Devrim niteliğindeki bu değişimin sancı doğurması kaçınılmazdır. Bu duruştan hesap sorulması ve tasfiye edilmek istenmesi de siyasetin tabiatındandır. Ne pişmanlık duyarım ne de sitem ederim. Kararlarımı vicdanımla verdim ve o vicdan sayesinde dimdik ayaktayım” dedi. millet meclisi



