fav. | | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

Haberiniz Olsun

İstanbul 5. Dünya Su Forumu

16-22 Mart tarihleri arasında sürecek olan 5. Dünya Su Forumu İstanbul’da Cumhurbaşkanı Gül’ün açılış konuşmasıyla başladı. Büyük su buluşmasına yaklaşık 30 bin kişinin katılması bekleniyor. 5. Dünya Su Forumu, Habitat’dan bu yana İstanbul’da düzenlenen en büyük ve en kalabalık toplantı olma özelliğini de taşıyor.

 

Su, diğer doğal kaynaklardan farklı olarak, yaşamın ana unsurunu oluşturmaktadır. Bu niteliği ile insanların yaşamsal ihtiyaçlarının karşılanması yanında ekonomik, sosyal ve çevresel değerlerde içermektedir. Küresel ısınma sonucunda su kaynaklarının yönetimi, su ve çevre ilişkileri, sınır aşan sular, sağlıklı su temini, kuraklığın önlenmesi konuları artık bütün ülkelerin gündeminde ilk sıralarda yer almaktadır. Böylece, su artık mühendislik çalışmalarının konusu olmaktan çıkmış, ekonominin, kalkınmanın, siyasetin, çevrenin, toplum bilimlerin ana konularından biri haline gelmiştir. Böylece, 20. yüzyılın ikinci yarısından başlayarak, 21. yüzyılın ilk on yılını kapsayan zaman diliminde su kaynakları ve su kaynaklarının yönetimine ilişkin olarak pek çok yeni kavram ortaya çıkmış ve dünya su forumları düzenlenmeye başlanmıştır.

İlk Dünya Su Forumu 1997’de Fas’ın Marakeş (Marrakech) kentinde 10 bin katılımcıyla yapılmıştı. İkinci toplantı 2000’de Hollanda’da Lahey’de (The Hague) düzenlenmiştir. Daha önce BM şemsiyesi altında yapılmış, sadece hükümet temsilcileri ve uzmanlarla sınırlı tutulmuş Mar del Plata ve Dublin Konferanslarından farklı olarak, bu kez gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerden su yönetimi ile ilgili geniş bir grup toplantıya katılmıştır. Lahey toplantısında suyun sadece ekonomik değeri üzerinde durulması eleştirilmiş ve suyun sosyal, çevresel ve kültürel değerleri üzerinde durulmuştur.

2003’de Japonya’da Kyoto’da düzenlenen üçüncü toplantıya 130’u bakan düzeyinde olmak üzere 24 bin kişi katılmıştır. Kyoto toplantısında, iklim değişikliğinden en çok geri kalmış ülkelerin etkileneceği ve iklim değişikliğine uyum için geliştirilecek stratejilerin bütüncül su kaynakları yönetimi ile birleştirilmesinin önemi vurgulanmıştır. Su temini, atık suların toplanması ve arıtılması; Suyun, doğanın ve çevrenin korunması; Su ve yönetişim; Tarım, gıda ve su ilişkileri; Su ve fakirlik; Su ve altyapı finansmanı konuları da toplantıda ele alınmıştır. Dördüncü toplantı 2006’da Meksika’da Mexico’da yapılmıştır. Söz konusu toplantıda kalkınma için su, herkes için sağlıklı su temini, gıda ve çevre için su, risk yönetimi konuları ön plana çıkmıştır. Neoliberal politikalara karşı sosyalist akımların kuvvetli olduğu Güney Amerika ülkelerinde, kentlere su temininin özelleştirilmesinde yaşanan başarısızlıklar Mexico toplantısında yoğun bir şekilde ele alınmıştır.

5. Dünya Su Forumu’nun ana teması ‘Farklılıkların Suda Yakınlaşması’ (Bridging Divides for Water). Bu ana tema, coğrafi engellerin aşılarak tüm dünya ülkeleri arasında su kaynaklarının akılcı yönetimi için işbirliğinin önemine gönderme yapmaktadır. Piramit şeklinde bir program yapısı belirlenen İstanbul Forumu’nda 6 ana konu ve 22 alt konunun tartışmaya açılması beklenilmektedir. Küresel değişimler ve risk yönetimi, insani kalkınmanın ve binyıl hedeflerinin geliştirilmesi, insani ve çevresel ihtiyaçlar dikkate alınarak su kaynaklarının korunması ve yönetimi, yönetişim ve yönetim, finansman, eğitim-bilgi-kapasite geliştirme.

Suyun ticarileştirildiğini savunan gruplar da İstanbul’da toplanmışlardır. Dünya Su Forumu’nun sosyal hareketleri dışladığı ve ana amacının Türkiye’nin su kaynaklarının özelleştirilmesi olduğunu savunan neoliberal karşıtı olduğunu savunan birçok grup 20-22 Mart 2009’da da İstanbul’da Bilgi Üniversitesi’nde Alternatif Su Forumu düzenliyorlar. Su sektöründe özelleştirmeye karşı olanlar, suyun bir kamu malı ve sağlıklı suya kavuşmanın temel bir insan hakkı olduğundan hareketle, diğer ticarete konu olan mallardan farklı nitelikler taşıdığını savunmaktadır. Özelleştirmeyi savunanlar ise, kamu işletmelerinin verimli çalışmadığını ileri sürmektedirler. Su sektöründe yatırımların sermaye yoğun özelliği nedeniyle hükümetlerin veya yerel yönetimlerin parasal kaynaklarına, özel sektör aracılığı ile katkı verilmesinin su hizmetlerinin yaygınlaştırılmasını sağlayacağı belirtilmektedir.  Kısacası, bu hafta su herkesin ana gündem konusu.

Web Stats